YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/610
KARAR NO : 2023/3964
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/305 Esas, 2021/2054 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/53 E., 2018/336 K.
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Rodi/Rodi Mood esas unsurlu markanın sahibi olduğunu ve markasının tescilli olduğunu, davalı taraf adına tescilli 2015/58961 sayılı “Rodi Eyewear” ibareli markanın müvekkilinin “RODİ” esas unsurlu markaları ile iltibas yaratacak kadar benzer olduğunu, davalı markasının müvekkili markalarının seri markası izlenimi uyandırdığını, davalının “Rodi” markasının sahibi izlenimi verdiğini ve bu nedenlerle davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2015/58961 sayılı ve “Rodi eyewear” ibareli markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının itiraza dayanak müvekkiline ait “Rodi eyewear” markasının 09 eşya sınıfı ile tescil edilmesi sebebiyle, başvuruya konu markanın görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde benzer olmaması, haksız yararlanma, zarar verme ihtimalinin de olmaması nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacının Türkiye piyasasında Rodi Jeans olarak ve tekstil giyim sanayi alanında tanınmış bir firma olduğunu, eşya sınıflarından da anlaşılacağı üzere Rodi/Rodi Mood markası adı altında sadece tekstil, giyim kumaş ve benzeri alanlarda markanın tescilinin yapıldığını ve müvekkilinin başvurusu ile davacının dayanak gösterdiği markaların esas unsurları, görünüşleri, verdikleri genel izlenim, söylenişleri, şekilleri ve kullandıkları hizmetler açısından oldukça farklı olduklarını ve markalar arasında iltibas bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafa ait tescilli RODİ markası dikkate alındığında davalı tarafa ait Rodi eyewear markasının asli unsurunun RODİ olduğu, davalı tarafın bir kısım by şeklinde yabancı sözcükler kullanmak suretiyle ürettiği kelimeler bir bütün halinde bakıldığında davacı markasının tanınmışlığından yararlanmaya yönelik, ayırt edicilik sağlamayan ve ortalama tüketici nezlinde seri marka imajı yaratan bir kullanım olduğu, markaların aynı işletmeden gelen benzer marka imajı uyandırdığı, karıştırılma ve benzetme ihtimali söz konusu olduğu, sınıfsal olarak da davalı markalarının davacı markası sınıfı kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı markasının hükümsüzlüğü ile terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aşamalardaki beyanlarına ilaveten tarafların faaliyet alanlarının aynı olmadığını, davacının tanınmış olduğu kabul edilen RODİ markasının müvekkiline ait 09. sınıfta “Rodi eyewear” markası ile işaret anlamında benzer ise de tarafların tescile konu mallarının birbirinden çok farklı olduğunu, etki ettikleri müşteri çevresinin aynı olmadığını, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 7 ve 8 inci maddesi anlamında bir iltibas söz konusu olmadığını, davalı müvekkilinin iflasını vermiş davacı şirkete ait bir markayı tescil ettirerek kendisine üstün yarar sağlamak için kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasının tescilli olduğu 09. sınıfta emtia grubu ile davacı markasının tanınmış olduğu giysi ürünlerinin birbiri ile ilgisiz emtia grubu olmadığı, aynı ortalama tüketici kitlesine hitap ettikleri, birçok tekstil firmasının kendi markasını taşıyan güneş gözlüğü ürünleri de üreterek sattığı, ürünler farklı olsa bile, gözlük aksesuarı ile giysi ürünlerinin benzer ihtiyaçları giderdiği, aralarında bağlantı bulunduğu, birbirinin tamamlayıcısı olduğu, davalı markasının davacının markasının tanınmışlığından yararlanma ve davacı markasının serisi gibi algılanma ihtimalinin bulunduğu, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamalarda ve istinaf başvurusundaki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının RODİ ibareli markalarını mesnet göstermek suretiyle iltibas ve tanınmışlık hukuki sebep ve vakıalarına dayanarak davalının “Rodi eyewear” ibareli markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK’nın 7 ve 8 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.