YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3768
KARAR NO : 2023/7408
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/254 E., 2022/365 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen aylığın bağlanması ve kurum işleminin iptali davasında verilen direnme kararı hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının muvazaalı boşundağından bahisle, babası …’den aldığı yetim aylığının ödenme işleminin iptal edildiği ve bu nedenle de 01.11.2008 – 31.03.2014 tarihleri arasında ödenen aylık tutarı olan 51086,34 TL’nin faiz ile birlikte toplam 62644,49 TL’Lik borç tahakkuk ettirildiği bu nedenle kurumun 05.03.2014 gün ve 16760878 – 26.453.400.2 sayılı kararının iptali ile 51086,34 TL’lik borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini ve birleşen … 8.İş Mahkemesinin 2014/2248 E. 2014/1876 K. sayılı dosyasında da; davalı kurumun 04.09.2014 gün ve 12-418-504 nolu borç bildirim kararının iptaliyle kuruma 7091,96 TL asıl alacak ve fer’ileri kadar borcunun oılmadığının tespiti ile borç tahakkuk işleminin iptaline, kurum tarafından herhangi bir icrai işlemin yapılmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde: açılan davayı kabul etmediklerini, kurum işleminin yerinde olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kabulü ile, Davacının yetim aylığının kesilmesine ilişkin kurumun 05.03.2014 tarih, 16760878-26.453.400.2 sayılı işleminin iptaline, davacının kuruma 51.086,34 TL lik borcunun bulunmadığının tespitine, Birleşen 8.İş Mahkemesinin 2014/2248 sayılı davanın da kabulü ile, kurumun 04.09.2014 tarih 12-408-504 sayılı borç bildirimin kararının iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine, şeklinde karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. 21. Hukuk Dairesi 28.09.2017 tarihli ve 2016/12249 E. 2017/7004K. sayılı ilamında; birlikte yaşadıkları sabit olduğu davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemece, önceki kararda direnilerek davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14.06.2022 tarihli ve 2022/(21)10-155 Esas, 2022/905 Karar sayılı kararıyla; davacı ile ablasının çelişkili beyanları, davacının komşularının denetmene verdiği ifadede birlikte yaşama olgusunu doğrulayıcı beyanda bulunmaları, davacı ve eşinin boşandıkları dönemde aynı sandıkta peş peşe sıra numarası ile kayıtlı olmaları dikkate alındığında, 5510 sayılı Kanun’un 59/2. maddesi uyarınca sosyal güvenlik denetmeni tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksinin ispatlanamadığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği sonucuna varıldığı, belirtilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili bozma dilekçesinde özetle: fiili birlikteliğin olmadığını, kurumca tesis edilen işlemlerin kanuna ve mevzuata aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen aylığın bağlanması ve kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56 ıncı maddesinin 2 inci fıkrasıdır.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri kanunu maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.