YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4699
KARAR NO : 2023/7880
KARAR TARİHİ : 13.07.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2101 E., 2023/153 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/15 E., 2022/194 K.
Taraflar arasındaki rücuan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair karar verilmiştir.
Kararın davacı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı …in, 17.07.2007 tarihinde davalı işverenler nezdinde çalışırken geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma girdiğini, söz konusu iş kazası sebebi ile sigortalıya 101.423,40 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, söz konusu iş kazası sebebi ile sigortalı tarafından davalı işverenler aleyhine, … 2. İş Mahkemesinin 2015/228 E, 2015/717 K sayılı dosyası ile açılan tazminat davasının yapılan yargılamasında alınan bilirkişi raporlarında iş kazasının oluşumuna davalı işverenlerin % 50 kusuru ile sebebiyet verdiği yönünde raporların tanzim edildiğini, söz konusu dosyadaki verilen hükmün Yargıtay incelemesinden geçmeden kesinleştiğini, … 2. İş Mahkemesinin 2015/228 E, 2015/717 K sayılı dosyası ile açılan tazminat davasının yapılan yargılaması neticesinde kurum alacağının 50.711,70 TL`sinin hüküm altına alındığını, davaya konu uyuşmazlık ile ilgili tüm delillerin söz konusu dosyanın içerisinde olduğunu, söz konusu dosyada alınan eksik incelemeye dayanan kusur raporları dikkate alınarak hüküm altına alınmayan 50.711,70 TL kurum alacağının mevcut olduğunu, davaya konu iş kazasına davalıların % 100 kusurları ile sebebiyet verdiklerini, … 2. İş Mahkemesinin 2015/228 E, 2015/717 K. sayılı dosyasında hüküm altına alınmadığını, bakiye 50.711,70 TL sürekli iş göremezlik gelirinden kaynaklı kurum alacağının davalılardan tahsili amacı ile iş bu davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile; bakiye 50.711,70 TL sürekli iş göremezlik gelirinden kaynaklı kurum alacağını tahsis onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, yargılama masrafı ve vekâlet ücreti ile birlikte davalılardan (dava dışı 3. kişilerin kusurundan da müştereken sorumlu olmaları talebiyle) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkil kuruma verilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, gerek iş kazası gerekse SGK tarafından başlatılan iş kazası soruşturması tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresini geçtiğini, davanın zamanaşımından reddini talep ettiğini, davacı kurum tarafından … 2. İş Mahkemesi’nin 2015/228 E. 2015/717 K. Sayılı ilamına konu dava, belirsiz alacak davası olarak açıldığını, dava dilekçesinde bu hususun hem dilekçe içeriğinde hem de talep kısmında açıkça yazdığını, dolayısıyla kalan talepler için ayrı bir dava açılamayacağını, davanın bu nedenle de reddi gerektiğini, davacı kurumun baştan beri rücu edebileceği alacak miktarınının bilindiğini, ilk davada dava değerinin bilindiği miktara arttırılmadığını, arttırması için hiçbir engel olmadığını, ödemeyi yapan kurumun davacı kurum olduğunu, peşin sermaye değerini tespit eden kurumun kendisi olduğunu, belirsiz alacak davası olarak açtığı dava değerini arttırmadığı için davacı kurumun yeni bir dava açmasının yasal olmadığını, dava değerini talep edilen 101.423,40 TL’ye arttırarak dava sonucuna göre hareket edilmesi gerektiğini, gerektiğinde kararı temyiz etmesi gerektiğini, davacı kurumun, mahkemenin vereceği kararı biliyormuşcasına dava değerini 50.711,70 TL’ye arttırdığını, kazanın meydana gelmesinde dava dışı kazazedenin tam kusurlu olduğunu, kazazedenin arızaya müdahale etmemesi için uyarılmasına rağmen, arızayı tamir etmek gibi bir görevi olmamasına rağmen müdahale ettiğinden kazanın meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, yapmaması gereken bir eylemi yaptığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; “… … 2. İş Mahkemesinin 2015/228 E., 2015/717 K. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde, kurumun davalılar … ve … aleyhine rücuan tazminat davacı açtığı, davanın kabulü ile 50.711,70 TL ilk peşin sermaye ödeneğinin tahsis-onay tarihinden itibaren davalılardan alınmasına şeklinde karar verildiği, kararın taraflara tebliğ edilmesi sonucunda kesinleştiği, işbu davada da davacının, davalıların dava konusu ve sebebinin aynı olduğu anlaşılmakla kesin hüküm nedeni ile açılan davanın HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine” dair karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; … 2.İş Mahkemesi dosyasında davalı işverenlerin %50 kusurlu olduklarına ilişkin rapor hazırlandığını, rapora itirazlarının reddedildiğini, verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçmeden kesinleştiğini, kurum alacağının 50.711,70 TL’sinin hüküm altına alındığını, davalıların %100 kusurlu olduklarını, mahkemece ayrı bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davanın reddine karar verildiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı kurum vekili; istinaf talepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rücuan tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 21 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, bilhassa taraflar arasında görülüp kesinleşen ilk rücuan tazminat davasında davacı kurumun 506 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine yönelik bir talebinin bulunmadığı gibi, bu davanın kesinleşmesinden sonra açılan eldeki ek rücu davasında da davacı kurumun yine 506 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine yönelik bir isteminin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre kurumca açılan ilk rücuan tazminat davasında mahkemenin gerekçesinde belirttiği davalılara ait yüzde yetmiş beşlik kusur oranının, davacı kurumun bir talebi olmamasına rağmen, mahkemece 506 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinden yola çıkılarak resen belirlenen bir kusur oranı olduğu görülmektedir. Bu sebeple davacı kurumca açılan ilk ve ek rücu davalarının her ikisinin de, kanuni dayanağının 506 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi olması karşısında, eldeki davada mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine dair gerekçe yerinde olmamakla beraber, yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde sonuç itibarıyla davanın reddi isabetlidir ve davacı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.