Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12100 E. 2023/2636 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12100
KARAR NO : 2023/2636
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/146 E., 2022/967 K.



KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/374 E., 2020/247 K.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalara davacının sigortalılığının iptaline dair Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının ödenmesine devam edilmesi istemine ilişkin olup davanın yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın kabulüne, karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının 13.11.2012 -01.02.2013 tarihleri arasında davalı … Elektrik Gıda Ltd.’de çalışıyor gözüktüğünü, sicil gazetesine göre şirketin yetkilisi … tarafından 03.08.2011’de devredildiğinin görüldüğünü, davacının bu bildirimleri ile ilgili bilgisi olmadığını, talimatları davalı … ‘den aldığını, ücretlerin elden ödendiğini, şirket devredilmişse de talimatları veren kişinin değişmediğini oysa bildirim yapılan şirketin devredildiğini, daha sonra … Gıda Ltd. üzerinden bildirim yapıldığını, bu şirketin de 27.05.2013 de davalı tarafından devralındığını, davacının kaynakçı olduğunu, doğal gaz kaynakçısı olarak çalıştığını, davalının işçisi olduğunu, bu konuda tanıkları da bulunduğunu, kurumun 26.10.2017’de 01.12.2014’den itibaren aylık almaktayken düzenlenen 23.02.2017 tarihli rapora göre… sicilli … Elektrik Ltd.’de ki 13.11.2012 -01.02.2013 dönemi hizmetlerinin iptal edildiğini prim gün sayısı düştüğünden aylığın başlangıçtan itibaren iptal edildiğini bildirdiğini belirterek davacının 13.11.2012-01.02.2013 dönemindeki çalışmaların tespitini bu dönem için primlerin ödenmesini aylığın yeniden bağlanmasını ve aylıkların kesildiği tarihten itibaren faizi ile birlikte davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.

2. Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 13.11.2012-01.02.2013 tarihleri arasında çalışmalarının sigortalı geçen günlerden sayılmasını, ödenmeyen primlerin ödenmesini, kesilen emekli aylığının kesildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesini istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

2.Davalı … tarafından … şirketi ve kendi adına imzalanmış dilekçe ile davacının çalışma dönemi ile ilgili belgelerin sunulduğunu, kendisinin … ltd adlı şirketin sahibi olduğunu, bir dönem burada çalıştığını, bu firma ile sorunu olmadığını, tüm alacakların ödendiğini, … Elektrik adlı firma ile olan problemini kendisine yönelttiğini bir dönem bu firmanın % 1 hissesine sahip olduğunu , bu dönemde davacının çalışmadığını, kendisi ayrıldıktan sonra 3 ay çalıştığını duyduğunu, bu konuda bilgisi bulunmadığını belirtmiş, kurum vekili ise süre istemiş, yetki husumet itirazında bulunarak davacının davasını ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; ” Toplanan delillere göre davacının 2001’den beri kaynakçılık yaptığı, … ın kendisinin ya da eşi veya çocukları adına kurulmuş şirketlerde çalıştığı anlaşılmaktadır. Ticaret sicil kayıtları tanık beyanları nüfus kayıtları ile önceleri çay mühendislik adı ile faaliyet gösterildiği, daha sonra … elektrik ltd ve en son olarak da … ltd firmaları üzerinden işlerinin alındığı, tüm işleri selahattin in idare ettiği, bu sebeple davacının işveren olarak husumeti bu davalıya yönelttiği ancak selahattin in adına kayıtlı iş yeri bulunmadığı dava konusu dönemde dahil şirketler aracılığı ile iş yaptığı anlaşılmakla eldeki dosya bakımından işveren değil iş yeri yetkilisi ve ortağı olması sebebiyle …’e karşı açılan dava bakımından talep reddedilmiştir. Kurumun işlemi … Elektrik Ltd.’de gösterilen 13.11.2012-01.02.2013 dönemi hizmetlerin iptaline dayanmaktadır. Kurum bu iptal sebebiyle hizmet süresi aylık için aranan sürenin altına düştüğünden aylığı iptal etmiştir. Bu itibarla esasen eldeki dava bakımından ve kurum işlemi için hizmet iptali yönünden ortada hatalı işlem yoktur. Gerçekten de getirtilen evraklara göre bildirimin yapıldığı … elektrik ltd de iş yerinin kreş olarak kurulmuş olması bordroda adı geçen tanıkların rapor öncesi alınan ifadelerinde bu firmayı bilmediklerini, para karşılığı sigorta yaptırdıklarını açıklamaları gösterilen adresin de 01.10.2012’den itibaren başka bir iş yerinin bulunması dikkate alındığında iptal edilen dönemde … Ltd.’nin faal olmadığı, vergi kaydının da 2010 dan itibaren silindiği açıkça ortadadır. Bu nedenle bu şirketteki bildirimlerin iptali doğru bir işlemdir. Davacı ise bu dönemde çalıştığını belirterek tespit isteğini birleşen dosya üzerinden ileri sürmüştür. Firmalar arasına ortaklar yapılan iş ve kayıtlar itibariyle bağlantı olduğu açıktır. … firmasının iptale konu dönemde tescilli iş yeri yok ise de davalı selahattin in … ile birlikte tescili olmayan iş yerinden sözleşmeler yaparak tesisat işlerini yürüttüğü davacının da bu kapsamda 2001’den beri davalı işçisi olarak çalışan 3 kişiden birisi olduğu tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. İşverenin yaptığı işlem çalışmaları doğru iş yerinden bildirmemek başka bir iş yerinden bildirmekten ibarettir. Davacının … ltd işçisi olduğu sabit görülmekle birleşen dosya bakımından hizmet tespit talebi kabul edilmiş, işverenin yaptığı bu usulsüzlükler davacının aylık almasını engelleyecek sonuç doğurmuş ise de aylık bağlanmasından önce çalışmanın fiili olduğu kabul edilmekle aylık koşullarının gerçekleştiği buna göre aylık iptal işleminin de iptali gerektiği yapılan kesintilerin kurumca faizle ödenmesi gerektiği anlaşılarak… ” gerekçeleriyle birleşen 41. İş Mahkemesinin 2018/170 Esas, 2018/387 Karar sayılı dosyası yönünden; Davacının davasının kabulüne, davacının … sicille … Ltd. iş yerinde geçen 13.11.2012-01.02.2013 dönemi çalışmasının fiili olduğunu ancak çalışmanın davalı … Ltd.’de geçtiğinin tespitine, 2017/374 Esas sayılı dosyası bakımından;

Davalılara karşı açılan hizmet tespiti talebinin reddine, (davalı … yönünden)
Yapılan tespite göre davacının 27.11.2014 tarihli talebi sebebiyle 01.12.2014 ten itibaren bağlanmış aylığının prim ödeme gün sayısı azaldığından (hizmet iptali sebebiyle) iptaline dair kurum işleminin iptaline,

01.12.2014 ten itibaren davacıya aylığın yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların (sonradan eksik hizmet tamamlanarak bağlanan 01.12.2017 başlangıçlı aylık ödemeleri ile oluşacak farklar da dahil) tahakkuk tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalı sgk tarafından ödenmesi gerektiğinin tespitine,
Aylıklar ile ilgili … Ltd. ile ilgili tahsil isteğinin reddine,

Prim tahsili sgk nın yapacağı idari işlem niteliğinde olmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğunu, davanın sübut bulmadığını, davanın reddi gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ” somut olayda, davalı …’ ın kendi adına kayıtlı işyeri olmayıp ihtilaflı dönem dahil şirketler aracılığı ile iş yaptığı, işveren değil işyeri yetkilisi ve ortağı olduğundan bu davalı yönünden davanın reddi kararının yerinde olduğu, dava dışı … Elektrik Ltd. Şti. iş yerinin kreş işyeri olup davacının çalışmasının bulunduğu dönemde faal olmadığı ve davacının bu işyerinden bildirilen hizmetleri iptal edilmiş ise de dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamı dikkate alındığında davacının hizmeti iptal edilen 13.11.2012-01.02.2013 tarihleri arasındaki dönemde davalı … … şirketinde çalıştığının tespiti kararı ile tespit edilen bu hizmet süreleri dikkate alındığında yaşlılık aylığını iptal eden kurum işleminin iptaline dair mahkeme kararı ve gerekçesi yerinde olmuştur” gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili , temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hatalı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada Kurumca iptal edilen çalışmaların gerçek ve fiili olduğunun tespiti ile aksine kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığının yeniden bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesi ve 6100 sayılı Kanun’un “Hükmün kapsamı” kenar başlıklı 297 inci maddesi hükümleridir.

3.Değerlendirme
1.Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi bakımından;
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2.Eldeki dava dosyasında; hüküm fıkrasında davacının çalışmalarının tespitine karar verilen iş yerine ait sicil numarasının açıkça belirtilmediği ,aynı iş yerine ait farklı sicil numaraları bulunduğundan bu hususun infazda karışıklığa sebep olacağı bu nedenle çalışmaların geçtiği işyeri sicil numarasının açıkça belirtilmesi gerekirken bunun belirtilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bu kısımları düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

2-Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 2 numaralı bendinde yer alan “Davacının … sicille … Ltd. iş yerinde geçen 13.11.2012-01.02.2013 dönemi çalışmasının fiili olduğunu ancak çalışmanın davalı … Ltd.’de geçtiğinin tespitine, ” ibaresinin çıkarılarak yerine “Davacının … sicille … Ltd. iş yerinde geçen 13.11.2012-01.02.2013 dönemi çalışmasının fiili olduğunu ancak çalışmanın davalı … sicil numaralı işyerine geçtiğinin tespitine, ” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.