YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14722
KARAR NO : 2023/3718
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/669 E., 2018/426 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2014 tarihli ve 2012/271 Esas, 2014/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2014 tarihli ve 2012/271 Esas, 2014/105 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.11.2017 tarihli ve 2017/22101 Esas, 2017/23154 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 23.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2018 tarihli ve 2017/669 Esas, 2018/426 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık süre tutum dilekçesi ile hükmü temyiz etmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz talebi; sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, rent a car dükkanı açmak isteyen katılana kendisini … … olarak tanıtarak Hyundai … bayiinden beş tane ucuza araç alabileceğine inadırıp katılandan toplam 88.300,00 TL menfaat temin ettiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık atılı suçu kabul etmemiştir.
3. Katılanın mini cooper marka aracının satışı için sanığın bacanağı olan temyiz dışı sanık … …’a verdiği noter vekâleti dosya arasındadır.
4. … … tarafından aracın temyiz dışı … …’a 14.06.2011 tarihinde devredildiği, … tarafından da üçüncü kişi … Özalp’a devredildiğine dair devir belgeleri dosya arasındadır.
5. Katılanın gönderdiği paraların temyiz dışı sanık … …’un hesabına gönderildiğine oradan da temyiz dışı sanık …’ın hesabına aktarıldığına dair banka hesap detayları dosya arasındadır.
6. Temyiz dışı sanıklar beyanlarından özetle; bu eylemin sanık … tarafından gerçekleştirildiğini, paraların da Ferhat’a teslim edildiğini ifade etmişlerdir.
7. Sanık hakkında mahkeme tarafından atılı suçu işlediğinin kabulü ile mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında katılandan farklı tarihlerde birden fazla kez para almış olması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken uygulanmamış olması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık hakkında, İstanbul 23.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2014 tarih, 2012/271 Esas, 2014/105 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasının ardından bu kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.11.2017 tarihli ve 2017/22101 Esas, 2017/23154 Kararı ile bozulmasına karar verilmesinin ardından yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle hükmün sanığın aleyhine bozulamayacağı gözardı edilerek 5237 sayılı Kanunun 58 … maddesinde düzenlenen tekerrrür hükümleri uygulanmak suretiyle sanığın aleyhine hüküm kurulması, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüş ve bu husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümü (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2018 tarihli ve 2017/669 Esas, 2018/426 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrür uygulanmasına ilişkin kısmın tamamen çıkarılarak hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.