YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2565
KARAR NO : 2023/12201
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1639 E., 2016/340 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/104629 Soruşturma numaralı ve 13.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2014/1639 Esas, 2016/340 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İstekleri;
1. Eksik delil ile yetersiz yargılama yapıldığına,
2. Haciz tutanağına rağmen ve katılan da dinlenmeden verilen beraat kararının, suçun sabit olması nedeniyle bozulması gerektiğine,
3. Katılanın kamu görevlisi olarak değerlendirilerek bu doğrultuda yargılama yapılmasına,
4. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’ün avukat olduğu, olay günü sanıkların iş yerine haciz işlemi için icra memuru ve diğer görevliler ile birlikte gittikleri, haciz işlemleri esnasında aralarında tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanık …’nin, yan tarafta bulunan katılana ait ofisi kastederek “Akşam siz gittikten sonra iş yerinin duvarını yıkarak sana ait olan eşyaları alacağım, sen gününü göreceksin” şeklinde, sanık …’un da “Yan taraftaki dükkanını çilingirle açıp içerideki malları alacağım ve orayı yıkacağım, senin ayaklarını yerden keseceğim” şeklindeki sözlerle katılanı tehdit ettiklerinin iddia edildiği, anlaşılmıştır.
2. Sanıkların savunmalarında özetle, olay günü avukat olan …’in icra işlemleri amacıyla iş yerine gelerek, icra memuruna müdahale edip kendilerine ait olmayıp tamir için gelen bilgisayarları aldırmaya çalışması üzerine tartıştıklarını, katılanın kendilerine tehdit ve hakaret içeren sözler söylediğini, katılanı tehdit etmediklerini beyan ettikleri görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un yedinci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükümlerde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
2. Uzlaşma sağlanamaması durumunda ise, hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci ve devamı maddeleri gereğince tehdit suçu bakımından yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu sebebiyle hükümlerde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
3. Kabule göre de;
Katılan … ile soruşturma evresinde beyanı alınan icra memuru …’in mahkemece dinlenerek dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılan olay gününe dair haciz tutanağı ve varsa suça konu eylemlere ilişkin başkaca tutanak da getirtildikten sonra kanıtların bir bütün halinde değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi nedeniyle hükümlerde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2014/1639 Esas, 2016/340 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.