Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/17015 E. 2023/12241 K. 11.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/17015
KARAR NO : 2023/12241
KARAR TARİHİ : 11.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/527 E., 2023/14 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red

05.08.2017 günlü ve 30145 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 günlü ve 7035 sayılı Kanun’un 21 inci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 291/1 inci maddesindeki “Yedi gün” olan temyiz süresinin “15 gün” olarak değiştirildiği, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı Kanun’un 34/2, 231/2 ve 232/6 ncı maddelerine göre; mahkeme kararlarında, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağı, süreleri ve şekli kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir şeklindeki açık ve buyurucu hükümleri karşısında; temyiz süresi bildiriminin de hatalı yapılarak yanıltmaya neden olunduğu anlaşılmakla; tebliğnamede red isteyen düşünceye iştirak edilmeyerek sanık müdafiinin 20.01.2023 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/14054 soruşturma numaralı ve 07.06.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 5. Sulh Ceza Mahkemesinin, 06.06.2012 tarihli ve 2011/590 Esas, 2012/1321 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, aynı sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl denetim süresi belirlendiği ve bu kararın 29.06.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

3. … Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2013 tarihli ve 2013/130 Esas, 2013/573 Karar sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 29.12.2012 tarihinde işlediği nitelikli kasten yaralama suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca doğrudan 3.000,00 TL adi para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek anılan kararın 24.12.2013 tarihinde kesinleşmesi üzerine iş bu dosyaya ihbar edilmiştir.

4. İhbar üzerine … Anadolu 75. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2014/671 Esas, 2015/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. … Anadolu 75. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2014/671 Esas, 2015/310 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 30.11.2017 tarihli ve 2017/2756 Esas, 2017/26426 Karar sayılı kararı ile,
“1-Açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken,açıklanan ilkelere uyulmadan Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
2- 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
nedenleriyle hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bozma üzerine … Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/35 Esas, 2018/756 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

7. … Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/35 Esas, 2018/756 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 30.03.2022 tarihli ve 2020/778 Esas, 2022/8995 Karar sayılı kararı ile,
“17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve 5271 sayılı CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,”
nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

8. Bozma üzerine … Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/527 Esas, 2023/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

9. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca red kararı verilmesi görüşünü içeren tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstekleri;
1. 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanığın tehdit suçu yönünden kastı bulunmadığından eyleminin, daha evvel kesinleşen hakaret suçu kapsamında kalıp ayrıca tehdit suçundan hüküm kurulamayacağına,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanığın, eski kız arkadaşı olan katılanın kullandığı telefona ve katılanın kız kardeşinin kullandığı facebook internet adresine farklı zamanlarda birden fazla kez mesaj göndererek, “… seni öldüreceğim, çok az kaldı, yaptıklarını ödemiş olacaksın, bak sinkaf ederim ecdadını, aç o telefonu, senin o…. ablanı sağda solda sinkaf ettirmezsem adam değilim,… o evi yanmazsa annem saime gibi olsun, kendinize dikkat edin kızım, 2. sayfa haberi boşuna yazılmıyor,” şeklindeki sözlerle katılanı ve kız kardeşini tehdit ettiği, anlaşılmıştır.

2. Sanığın savunmalarında mesajı gönderdiğini ancak katılanın kız kardeşinin facebook hesabına mesaj göndermediğini, kendisine ait olan makyaj fırçasını vermediği için mesaj attığını, beyan ettiği görülmüştür.

3. … Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan mesaj içeriğinin tespiti, dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
Sanığın katılan … ile kız kardeşini, değişik zamanlarda birden fazla kez tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığa yüklenen eylemlerin, aynı kasıt altında tek bir tehdit suçunu oluşturduğu, ancak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezada artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

1. Zamanaşımına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun, 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, Hukuki Süreç başlığı altında yer verilen mahkumiyet kararları nedeniyle olağan dava zamanaşımı süresinin kesintiye uğradığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 29.06.2012 tarihi ile ihbara konu ikinci suçun işlendiği 29.12.2012 tarihi arasında geçen 6 aylık süre de eklendiğinde 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 04.10.2023 tarihinde dolacağı anlaşılmakla, inceleme tarihi itibariyle dava zamanaşımı sürelerinin dolmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Ayrıca Mahkumiyet Hükmü Kurulamayacağına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın, soruşturma evresinde … Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesi sırasında tespiti yapılan mesaj içeriğinden ve sanığın savunmasından anlaşılacağı üzere, sanığın, katılana hitaben, “… seni öldüreceğim, çok az kaldı, yaptıklarını ödemiş olacaksın…,” şeklindeki söylemi ile sanığın, tehdit suçunu işlediği sabit kabul edildiğinden hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Vesaire İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/527 Esas, 2023/14 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

11.09.2023 tarihinde karar verildi.