YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/6772
KARAR NO : 2011/40186
KARAR TARİHİ : 28.09.2011
Geceleyin bina dahilinden hırsızlık ve geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozmak suçlarından sanıklar … ve …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143/1, 116/4. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay ve 1 yıl hapis cezaları ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına dair, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2007 tarihli ve 2005/1426 esas, 2007/648 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 12.2.2008 gün ve 8719 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 14.03.2008 gün ve KYB.2008/042445 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 27.3.2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(Dosya kapsamına göre; mahkemesince, sanıklar hakkında üzerlerine atılı eylemden dolayı cezalandırılmalarına dair karar verilmiş ise de, sanıkların cezalandırılabilmeleri için şüpheden uzak, yeteri kadar kesin ve inandırıcı delil elde edilmesinin zorunlu olduğu, somut olayda ise; dosya içeriğinde bulunan 09/11/2005 tarihli sanıkların üst aramalarına ilişkin tutanaklarda herhangi bir suç unsuruna rastlanmaması, ev ve araç arama tutanaklarında suç içeren unsurların tespit edilmemesi, olayı gören tanık … …’in sanıklarla yüzleştirilmemesi, sanık beyanlarında isimleri geçen ve olayın açığa çıkmasında katkısı olacak kişilerin beyanlarının alınmaması karşısında, yeterli inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesinde,
Sanıkların üzerlerine atılı geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/4. maddesi gereğince ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de, 19/12/2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’la değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/1. maddesinde; şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 116. maddesindeki düzenlenen konut dokunulmazlığını ihlal suçunun uzlaşma hükümlerine tabi bulunduğunun belirtilmiş olması karşısında, uzlaşma hükümleri uygulanmaksızın yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasında, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
I- Hırsızlık suçu yönünden yasa yararına bozma isteminin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2009 gün, 2009/7-74 , 2009/119 sayılı kararında da belirtildiği gibi; 5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş bulunan ve olağan üstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozma kurumu hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan ayrıksı bir yasa yoludur. Bu nedenle dar kapsamlı olup, her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Bu özelliği nedeniyle, Hakimin takdirini yanlış kullanmasına ilişkin konulardaki hukuka aykırılıklar ile kanıtların takdir ve değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünden söz edilerek bu yola başvurulamaz.
Yukarıda belirtilen nedenlerle hırsızlık suçu yönünden yasa yararına bozma isteminin REDDİNE,
II- Geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden yasa yararına bozma nedenlerine gelince;
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile … 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2007 gün ve 2005/1426-2007/648 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, yerel Mahkemece kanun yararına bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere dosyanın mahalline gönderilmesine, 28.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.