YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4113
KARAR NO : 2023/1950
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/676 Esas, 2021/220 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/403 E., 2018/1120 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında allrisk ve kar kaybı sigorta poliçesi imzalandığını, Giresun ili Şebinkarahisar ilçesi Kerkit çayı üzerinde yapılmakta olan hes projesi inşaatında meydana gelebilecek her türlü hasar nedeniyle uğranılacak maddi zararların ve inşaatta yaşanacak gecikmeler nedeniyle projede uğranılacak kar kayıplarının davalı … tarafından teminat altına alındığını, sigortalanan sahada 18.03.2013 tarihinde yağmış olan karların hızla erimesi sonucunda sel meydana geldiğini, müvekkil şantiye inşaatında bu sel nedeniyle ciddi hasarlar oluştuğunu ve davalı şirkete feyezan olayının kendilerince derhal bildirildiğini, müvekkiline sadece 93.324,31 USD ödeme yapıldığını, bu ödemenin ihtirazı kayıtla alındığını, inşaat için yapılan geçici nitelikteki bina, köprü, yol ve benzeri yapılarda meydana gelen zararın tazmininden kaçınıldığını, teminat kapsamında olduğunu, bu nedenle 88.706,00 USD zararının bulunduğunu, olay nedeniyle faaliyetine devam edemediğini mahrum kalınan ve ödenmemiş bulunan 64.500,00 USD kâr kaybı bulunduğunu ileri sürerek toplam 153.206,00 USD bedelin hasar tarihinden başlanarak avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen olayın teminat dışı olduğunu, somut olayda gerekli emniyet tedbirlerinin alınmadığını, inşaat yapımında kullanılan ve inşaat ana teminatında yer alan yol, köprü gibi benzeri yapıların bunlar kullanıma açıldığı için teminat kapsamında olmadığını, kâr kaybı bakınından 30 günlük muafiyetinin poliçede yer aldığını, fezeyan sonundaki gecikmenin fizibilite raporuna göre 24 gün olduğu, tazmin yükümlülüklerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini
istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapıların baraj inşaatı için yapılması gereken zorunlu ve geçici nitelikte olması nedeniyle MRe108 klozu karşısında teminat kapsamına girdiği, daha önce ödenen miktar düşülerek şantiye tesislerinin hasarı kapsamında davalı … tarafından 88.706,93 dolar daha ödenmesi gerektiği, kar kaybı kapsamında ise, teminat süresinin 12 ay olduğu, 30 günlük tenzili muafiyet süresinin kararlaştırıldığı, toplam 75 günlük sürenin hasarın giderilmesi için makul süre olduğu, bundan 30 günlük muhafiyet süresi düşüldükten sonra kalan 45 günlük kar mahrumiyetinin davalı … tarafından ödenmesi gerektiği, bunun da 21.656,66 dolara isabet ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şantiye tesislerinin hasarı kapsamında 88.706,93 dolar ile kâr kaybı kapsamında 21.656,66 doların 10.10.2013’den itibaren dolara kamu bankalarının uyguladığı 1 yıllık azami faiz oranı ile davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine, fazlaya dair davanın reddine, şantiye tesislerinin hasarı kapsamında 88.706,93 dolar ile kâr kaybı kapsamında 21.656,66 doların 10.10.2013’den itibaren dolara kamu bankalarının uyguladığı 1 yıllık azami faiz oranı ile davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine, fazlaya dair davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket bilançolarına göre hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, Devlet Su İşleri resmi verilerine göre hesaplama yapılması gerektiğini, bu yönde ek rapora itiraz edilmişse de itirazlarının değerlendirilmediğini, yapılan hesaplamada da amortisman ve tükenme paylarının düşülmesinin de doğru olmadığını, makul bir talepte bulunduklarını, ancak kâ
r kaybına yönelik taleplerinin eksik hesaplandığı belirterek davanın tam kabulünü istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; geçici yol ve köprü hasarlarının teminat dışı olduğunu, kâr kaybı talebi yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, 24 gün sonra temizlik işlerinin tamamlandığını, 30 günlük muafiyet süresi kapsamında kaldığını, bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inşaat all risk sigorta poliçesi kapsamında alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı, inşaat all risk sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen zararını ve kar kaybını talep etmiştir. Mahkemece 27.09.2018 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kâr kaybı hesaplanırken 2014 yılında barajın faaliyetine yeni başladığı, bu nedenle 2015 yılı bilançosunun incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Buna göre kâr kaybına esas süre 75 günden poliçede yer alan 30 günlük muafiyet düşülerek 45 gün olarak belirlenmiş ve 2015 yılına ilişkin günlük kâr tespit edilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak riziko tarihindeki kar kaybı belirlenerek riziko tarihindeki kur karşılığına göre hesaplama yapılması gerekirken 2015 yılı bilançosuna göre ve 2015 yılı kuru üzerinden hesaplama yapılması doğru olmamıştır. Ayrıca poliçede yer alan 30 günlük muafiyetin de riziko tarihine göre tespit edilmesi, 75 günlük kar kaybına esas sürenin riziko tarihinden başlayarak belirlenmesi ve 30 gün önceye çekilerek hesaplanması gerekmektedir. Bu şekilde bir veri belirlenememesi durumunda ise Borçlar Kanunu 50 nci maddesi kapsamında belirlenmelidir. Buna göre açıklanan hususlar doğrultusunda hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.