Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/14732 E. 2023/1605 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14732
KARAR NO : 2023/1605
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/235 E., 2016/16 K.
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/235 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
1. 09.02.2016 tarihinde oluşturulmak suretiyle yazılan ve “görüldü” yapılması amacıyla Cumhuriyet savcılığına gönderilen gerekçeli kararın temyiz edilmesi üzerine 17.03.2016 tarihinde yeniden yazılan gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu kabul edilerek ilk yazılan karara yönelik yapılan incelemede;

2. Dava dosyası yönünden, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un, “Kanuna muhalefet halleri” başlıklı 308 inci maddesinin yedinci fıkrasında yer verilen;
“Aşağıda yazılı hallerde kanuna mutlaka muhalefet edilmiş sayılır.
…,
7 – Hükmün esbabı mucibeyi ihtiva etmemesi, …”
Hükmü uyarınca, kararın gerekçeyi ihtiva etmemesi, mutlak bozma nedeni olarak belirlenmiştir.
Mahkemece kurulan hükümlerin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde gerekçeli kararın başlık bölümü ile hüküm fıkrası arasında kalan bölümde olay ve dava ile ilgisi bulunmayan hususlara yer verilip hükmün infazında tereddüte de yol açacak şekilde gerekçe ile hüküm fıkrası karıştırılarak hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141 inci maddesi ve 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.

III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/235 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.