YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12608
KARAR NO : 2023/2001
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/218 E., 2022/287 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan ilk temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş, yapılan ikinci temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının yine bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın dava dışı kredi borçlusu … Trakya Nakliyat Tarım ve Gıda ürünleri Paz. San. Tic. Ltd Şti’nin kullandığı kredilerin müşterek borçlu müteselsil kefili …’dan Babaeski 1. İcra Müdürlüğünün 2010/780 sayılı dosyası ile alacaklı olduğunu, davalı borçlunun dava konusu taşınmazın tamamını 12.02.2010 tarihinde diğer davalı …’e 38.500,00
TL bedelle satış suretiyle devrettiğini, davalı-borçlunun, taşınmazını düşük bedelle ve alacaklısını ızrar ve alacaklısından mal kaçırmak gayesiyle elinden çıkardığını, alıcı …’in ise … ile akrabalık bağının olması nedeniyle satıcının borca batık olduğunu ve borçlunun mal kaçırma kastını bilebilecek konumda bulunduğunu belirterek; dava konusu taşınmaza ilişkin tasarruf işlemlerinin iptaline, Babaeski İcra Müdürlüğü’nün 2010/780 sayılı dosyasından cebri icra yolu ile hakkını alma yetkisinin tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; satışı yapılan taşınmazın haczedilmezlik niteliğinde olduğunu, …’ın haline uygun, hiç ipotek edilmemiş tek meskeni olduğunu, haczedilmezlik niteliğindeki mal için iptal davası açılamayacağını, satışın gerçek satış olduğunu, ihtiyaçtan satış yapıldığını, esas kredi borçlusu şirket hakkında davacı tarafın itirazın iptali davası açmadığını belirterek; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.11.2013 tarihli ve 2010/100 Esas, 2013/539 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmaz 38.500,00 TL bedelle … gibi görünse de bilirkişi raporunda satış tarihinde taşınmazın değeri 57.590,00 TL olarak tespit edilmiş olduğundan ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul edildiğinden yasaya göre aslında bu işlemin bağışlama gibi olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, dava konusu Kırklareli İli, Babaeski ilçesi, … Mahallesi Edirne Caddesi 40 Ada, … Parselde kayıtlı 9 nolu bağımsız bölümün davalı …’e yapılan devir işleminin (tasarrufun) davacı alacaklı Halk Bankası lehine iptali ile; davacı alacaklıya Babaeski 1. İcra Müdürlüğünün 2010/780 sayılı takip dosyasında alacak ve ferileri ile sınırlı olarak haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.07.2018 tarihli ve 2016/8107 Esas, 2018/6610 Karar sayılı ilamı ile;
“…
Somut olayda takip konusu borç 01.09.2006 tarihinde tanzim edilen kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup tasarruf 12.02.2010 tarihinde borcun doğumundan sonra yapıldığı sabittir. Dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek değeri arasında bedel farkı olmadığından mahkemenin bu yönde yaptığı tespiti yerinde olmamakla birlikte, dosyada mevcut nüfus kayıtlarından davalı 3. kişi …’in borçlu …’ın dedesinin yeğeni olduğu, davalılar arasında akrabalık bağı bulunduğu anlaşıldığından mahkemece; davalı …’in İİK’nun 280/1. maddesi kapsamında borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olup olmadığının değerlendirilmesi; İİK 280/1. madde kapsamında iptal koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bedel farkı bulunduğundan bahisle davanın kabulü doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 23.10.2018 tarihli ve 2018/432 Esas, 2018/568 Karar sayılı kararı ile davalı …’ın halen dava konusu taşınmazda oturmasının ve taşınmaz için İcra Hukuk Mahkemesinde meskeniyet iddiasında bulunmasının tek başına davalı …’in İİK’nun 280/1. Maddesi kapsamında davalı …’ın malvarlığının borçlarına yetmediğini, alacaklılarına zarar verme kastıyla heraket ettiğini, davalı …’nin içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bildiğini veya bilmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğunu ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 01.02.2021 tarihli ve 2019/209 Esas, 2021/425 Karar sayılı ilamı ile;
“…
Somut olayda; dava konusu taşınmaz davalı borçlu … adına kayıtlı iken; 12.02.2010 tarihinde davalı 3.kişi …’e devredilmiştir. Dosyada mevcut nüfus kayıtlarından davalı 3. kişi …’in borçlu …’ın arasında akrabalık bağı bulunduğu ve dava konusu taşınmaz davalı …’e devredilmesine rağmen hala davalı borçlu …’nin ikamet ettiği, buna göre davalı 3. kişi …’in İİK’nun 280/1 maddesi kapsamında borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. “Somut olayda; dava konusu taşınmaz davalı borçlu … adına kayıtlı iken; 12.02.2010 tarihinde davalı 3.kişi …’e devredilmiştir. Dosyada mevcut nüfus kayıtlarından davalı 3. kişi …’in borçlu …’ın arasında akrabalık bağı bulunduğu ve dava konusu taşınmaz davalı …’e devredilmesine rağmen hala davalı borçlu …’nin ikamet ettiği, buna göre davalı 3. kişi …’in İİK’nun 280/1 maddesi kapsamında borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesi ile karar yeniden bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile nüfus kayıtlarından davalı 3. kişi …’in borçlu …’ın arasında akrabalık bağı bulunduğu ve dava konusu taşınmaz davalı …’e devredilmesine rağmen hala davalı borçlu …’nin ikamet ettiği, buna göre davalı üçüncü kişi …’in 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 280/1 maddesi kapsamında borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, dava konusu Kırklareli İli, Babaeski ilçesi, Hamidiye Mahallesi 40 Ada, 34 Parselde kayıtlı 9 nolu bağımsız bölümün davalı …’e yapılan devir işleminin (tasarrufun) davacı alacaklı Halk Bankası lehine iptali ile davacı alacaklıya Babaeski 1. İcra Müdürlüğünün 2010/780 sayılı takip dosyasında alacak ve ferileri ile sınırlı olarak haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin meskeni satan … ile … arasında 3. dereceden akrabalık ilişkisi olduğunu kabul ederek kararını verdiğini, halbuki hiç akrabalık bağı bulunmadığını, dosyada akrabalık konusunda delil olmadığını, nüfus kayıtlarının getirilmediğini, taşınmazın 3.kişi tarafından banka kredisi ile satın alındığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, UYAP’ta yer alan nüfus kayıtlarına göre davalı borçlu …’nin babası ile, davalı 3. Kişi …’in dedesinin kardeş olduğu, her ikisinin de Katranca Köyü nüfusuna kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazda, devredilmiş olmasına rağmen davalı borçlu …’nin oturmaya devam ettiği, buna göre davalı 3.kişi …’in İİK’nun 280/1 maddesi kapsamında borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine ,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.