Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8603 E. 2023/4086 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8603
KARAR NO : 2023/4086
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/561 Esas, 2021/1686 Karar
HÜKÜM : Ret- Kısmen Kabul Kısmen Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/71 E., 2020/429 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak davalılar …, … ve … hakkında açılan davanın reddine, davalı Candemirler Petrol Ürünleri Nakliyat Turizm Gıda İnş. ..Ltd. Şti. hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 06.03.2007 tarihli iki ayrı akaryakıt istasyonu için iki ayrı işletme sözleşmesi akdedilerek bayilik ilişkisi kurulduğunu, Gökköy’de kain bulunan istasyona ilişkin olarak 03.01.2007 tarihli şerh edilmiş kira sözleşmesi ile anılan akaryakıt istasyonu üzerinde bayilik faaliyeti yapılması için 17 yıllık süre öngörüldüğünü ve bu kapsamda kira sözleşmesi için davalı tarafa 1.072.000,00TL ödeme yapıldığını, Yeniköy Mevkiinde kain istasyon için ise 14.09.2007 tarihli resmi senet ile 17 yıl süre ile intifa hakkı tesis edilerek intifa hakkı için davalı tarafa 950.000,00TL ödeme yapıldığını, ancak Rekabet Kurulu kararı ile bayilik sözleşmelerinin süre açısından sınırlandırılması sebebiyle beş yılı aşan kısım yönünden davalıya ödenen kira ve intifa bedellerinin 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’ nun (6098 sayılı Kanun) 77 nci maddesi mucibince müvekkili şirkete iadesinin gerektiğini, davalı tarafından geri ödenmeyen bedeller neticesinde müvekkili şirketin zarara uğradığını ileri sürerek davanın kabulü ile her iki istasyon üzerinde müvekkili şirket lehine konulan hakların süresinden önce sona ermesinden dolayı davalı tarafından haksız zenginleştiği tutar olan 1.426.000,00 TL’nin ödemenin yapıldığı tarih itibariyle hesaplanacak ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde ; müvekkillerinden …, … ve …’in intifa sözleşmesi ve kira sözleşmesi ile hiçbir ilişkisinin mevcut olmadığını, intifa ve kira sözleşmesinin tarafı olmayan müvekkillerinin sözleşmeler karşılığı davacıdan hiçbir bedel almadıklarını, müvekkili şirketin de intifa sözleşmesinin tarafı olmamakla birlikte yine sözleşme karşılığında hiçbir bedel almadığını, Rekabet Kurulu kararına göre davacı ile davalı bayi arasında akdedilen bayilik sözleşmelerinin azami 5 yıl süre ile yapılmış sözleşmeler olup 17 yıl yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, dava konusu 14.09.2007 tarihli intifa sözleşmesinin üçüncü şahıs Yunusoğullan Petrol Ürünleri Nakliyat Turizm Gıda …Ltd.Şti. ile yapıldığını, davacı tarafından bu intifa hakkının tesisi için davalılardan hiçbirine herhangi bir ödeme yapılmadığı, intifa ivaz bedeli olarak tapuda gösterilen 300.000,00-TL’nin davalılara ödenmediği gibi tapu maliki dava dışı şirkete de ödenmediğini, davacı tarafından böyle bir intifa talep hakkının tüm davalılar açısından bulunmadığını, hibe ödemeleri davalı şirket ile davacı arasında yapılan bayilik sözleşmeleri çerçevesinde yapılmış ödemeler olduğunu, anılan hibeler sadece ve sadece akaryakıt bayiliği karşılığında ve geri ödemesiz şekilde verilmiş olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan hibelerin Gökköy Köyünde bulunan istasyon için 850.000,00-TL Yeniköy Mevkiinde bulunan istasyon için 950.000,00-TL KDV dahil olarak verilmesi kararlaştırıldığını, davacı tarafından müvekkiline sadece 918.222,12-TL nin hibe olarak verildiğini, hibelerin akaryakıt alımı paralelinde mal karşılığı dönemsel olarak verildiğini, anılan hibelerin intifa bedeli niteliğinde olmadığını, dava konusu olayda kıstelyevm kuralının uygulanamayacağını, dava konusu sözleşmelere konu akaryakıt istasyonlarına ilişkin müvekkili şirket tarafından KDV Dahil 1.779.772,26-TL miktarında zorunlu harcama yapıldığını, bu tutarın fatura karşılığında alınan mal ve hizmetlerin toplamı olduğunu, yapılan yatırımların davacı yanca ödenen hibe ile ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar ile müvekkili şirket arasında imzalanmış olan akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmesinde ve kira kontratosunda müvekkili şirket tarafından ödemelerin nasıl yapılacağının ayrıntılı bir şekilde belirlendiğini, bu kapsamda müvekkilinin ödediği hibenin kullanılmayan kısmını kıstelyevm usulüne göre iade alabileceğini, taraflar arasında imzalanmış olan 01.03.2007 başlangıç tarihli sözleşmenin 17 yıl süreliğine akdedildiğini, davalının bayilik sözleşmelerinin sadece 5 yıl süreliğine akdedilebileceği ve ödemelerin 5 yıllık bayilik sözleşme bakımından verildiği iddialarının yerinde olmadığını, bayilik sözleşmesinin imza tarihi itibari ile Rekabet Kurumunca 5 yıllık sınır getirilmediğini, dağıtıcı firmaların da kira ve intifa sözleşme sürelerini uzun tuttuklarını, davalı beyanlarının dayanaksız ve yanıltıcı olduğunu, müvekkilinin satışını yaptığı akaryakıt ve sair ürünleri hibe olarak davalıya vermeyeceğinin açık olmakla müvekkilinin verdiği akaryakıt cinsi ürünlerin davalının borcuna mahsuben verildiğini, tarafların 17 senelik ilişki karşılığında yükümlülüklerini belirlediklerini, hem akaryakıtla hem de nakdi olarak borcunu ödeyen müvekkilinin sözleşmenin erken sona ermesi halinde kıstelyevm usulü iade hakkının doğduğunu, yeterli inceleme yapılmadan dosyanın karara çıkarıldığını, ilgili sistem analizi ve ödeme tutarlarının belirlenebilmesinin ancak mali müşavir bilirkişi tarafından yapılabileceğini, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça davalıya yapılan ve kira bedelinden mahsup edileceği açıklanan 400.000,00 TL nakit ödeme, fazla ödenen 72.000,00 TL ile, hibe açıklamasıyla yapılan 261.650,62 TL ödeme toplamı 733.650,62 TL den, davacı tarafın 5 yıllık kira borcu 315.294,11 TL mahsup edildiğinde, davacı tarafça davalıya “kira bedelinden mahsup edileceği açıklanan hibe ödemelerinden” 418.356,51 TL fazla ödeme yapıldığı, bu nedenle mahkemece davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekirken reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davalılar …, … ve … hakkında açılan davanın reddine, davalı Candemirler Petrol Ürünleri Nakliyat Turizm Gıda İnş. ..Ltd. Şti. Hakkında açılan davanın kısmen kabulü kısmen reddine, 416.356,51 TL’ nin davalı Candemirler Petrol Ürünleri Nakliyat Turizm Gıda İnş. ..Ltd. Şti. ‘den 06.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin 337.663,27 TL kira bedeli iadesi ile, 669.980,21 TL intifa bedeli iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; reddedilen kira alacağı bakımından kararın bozulması gerektiğini, kira kontratında kira bedelinin belli olup ne şekilde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, mahsuplaşma açıklamasının taraflar arasındaki sözleşmede açık olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin kısmen ret gerekçesinde ödemelerin hibe olduğuna dair herhangi bir ibare kullanmayarak bu iddiayı zımnen reddettiğini, mahsuplaşma şeklinde yapılan kira ödemeleri ile davanın tümden kabulüne karar verilmesinin yerinde olacağını, kararda intifa alacağının reddine dair gerekçesiz kurulan kararın bozulması gerektiğini, gerçek kişi davalıların bayilik sözleşmesinin müşterek ve müteselsil kefilleri olup bayilik ilişkisi kapsamında yapılan ödemelerden sorumlu oldukları halde gerçek kişiler bakımından davanın reddi kararının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davasını ispat edemediğini, ticari defterlerini ve ödeme belgelerini dosyaya sunmadığını, davanın kısmen kabulünün dosya içeriğine aykırı olduğunu, yapılmayan kira ödemesinin iadesine karar verildiğini, kira bedeline ilişkin davacının ödeme belgesi sunmadığının bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, kira hukukuna dair bir ödeme ve ödemenin iadesi uyuşmazlık konusu ise görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olup dosyanın görevli mahkemeye iadesi gerektiğini, davacı dağıtıcının akaryakıt bayilik sözleşmesinin azami süresinin 5 yıl ile sınırlı olduğunu bilmediğinin düşülünemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesine dayanak intifa bedeli ödemesi ile yine taraflar arasında yapılan akaryakıt istasyonu yönünden akdedilen bayilik sözleşmesinin dayanağı kira sözleşmesine istinaden ödenen kira bedellerinin Rekabet Kurulu kararı gereğince sözleşmelerin beş yılı aşan kısım yönünden geçersiz hale gelmesi nedeniyle geçersiz süreye isabet eden kısımlarının iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Kanun’ un 77 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Şirket vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.