Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/20135 E. 2022/17727 K. 26.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20135
KARAR NO : 2022/17727
KARAR TARİHİ : 26.12.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın reddine ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R

Davacı vekili; davacıya ait işyerinin davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, asma tavanın çökmesiyle yaklaşık 100.000,00 TL’lik hasar meydana geldiğini, davalının malzeme ve işçilik hatası nedeniyle hasarın oluştuğu gerekçesiyle ödeme yapmadığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada şimdilik 10.000,00 TL. hasar bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 20/05/2019 tarihli ıslah dilekçesiyle, taleplerini 57.558,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; malzeme işçilik hatası nedeniyle hasarın oluştuğu eksper raporuyla saptandığından, zararın teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; TTK’nın 1453. maddesi ve YSGŞ’nin A.3. maddesi gereği, sigortalı malın kendi ayıbından ya da yapım hatasından kaynaklanan zararların teminat dışı olduğu, hiçbir dış etki olmaksızın asma tavanın çökmesi olayının da bu kapsamda değerlendirildiği ve sigorta genel şartları ile poliçe özel şartlarındaki teminatlardan hiçbirine girmeyen zarardan davalı sigortacının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karara davacı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, davacıya ait işyerinin bodrum katındaki asma tavanın çökmesi sonucu emtiada oluşan hasarın teminat dışı olduğuna ilişkin kabulün yerinde görülmesine göre, davacı vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait işyerinin davalı tarafından sigortalandığı; poliçenin ilk sayfasında, sigorta konuları olarak demirbaş- yangın, emtia- yangın, boya- badana- sabit dekorasyon başlıkları ile belirleme yapıldıktan sonra, ek teminat verilen rizikoların ayrıca ve tek tek sayıldığı görülmektedir. Gerek sigorta konuları başlıklı ilk kısımda gerekse ek teminatlar başlıklı ikinci kısımda, hangi rizikolara ilişkin olarak zararın doğması halinde teminatın geçerli olduğu özel olarak belirtilmek suretiyle sigorta bedelleri tespit edildiği halde, boya- badana- sabit dekorasyon başlıklı sigorta konusuna ilişkin olarak herhangi bir rizikoya bağlı olmaksızın 50.000,00 TL. sigorta bedeli belirlendiği görülmektedir. Diğer yandan; boya- badana- sabit dekorasyon teminatına ilişkin açıklamada da “boya- badana- sabit dekorasyon poliçede yazılı olan limitle teminata dahildir. Bu teminat, boya- badana ve duvar kağıdı, parkeler, asma tavanlar, alçıpan, raf veya dolaplar, işyerinde dekorasyon amaçlı yapılmış vitrinler, kartonpiyerler, dekorasyon amaçlı aydınlatma, ısıtma ve soğutma sistemleri vb. sigorta konularını kapsar” ifadelerine yer verilmiştir. Bu itibarla; boya- badana- sabit dekorasyon için belirlenen sigorta bedeli bakımından, herhangi bir riziko ile sınırlandırma yapılmadan (ve herhangi bir sebeple sigorta konularının zarara uğraması için teminat verildiği sonucunu doğuracak biçimde) sigorta teminatı verildiğinin kabulü gerekir.
Açıklanan nedenlerle; UHH tarafından alınan inşaat mühendisi bilirkişinin tarihsiz raporunda, boya- badana- sabit dekorasyon zararı olarak hesap edilen 12.776,39 TL’lik hasar bedelini, poliçede boya- badana- sabit dekorasyon için verilen özel teminat gereği davacının talep hakkı bulunduğu gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden, İHH kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın hakem kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.12.2022 gününde Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.