YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1109
KARAR NO : 2023/2633
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/659 E., 2022/1429 K.
…
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/135 E., 2022/6 K.
Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik geliri bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı, davalı Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı, davalı Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı iş yerinde çalışırken 21.03.2011 tarihinde iş kazası geçirdiği, … 3. İş Mahkemesi’nin 2014/273 esas sayılı dosyası ile kazanın iş kazası olduğuna karar verildiği, meslekte kazanma gücü kayıp oranının %72 olarak belirlendiği ancak müvekkilinin sürekli bakıma muhtaç olmasına rağmen yardıma muhtaç olmadığına ilişkin kurum sağlık kurulu kararı ile karar verildiği, müvekkilinin kendi başına hayatının devam ettirmesinin söz konusunu olmadığı iddiasıyla, müvekkilinin geçirdiği iş kazası nedeniyle yardıma muhtaç olduğunun tespitine ve bağlanan gelirle aylıkların yardıma muhtaç olduğu dikkate alınarak 01.10.2011 tarihinden itibaren bağlanması gerektiğinin tespitine, aksine tesis edilen kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Tasfiye Halinde … Konut Koop. vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu ayrıca davacı tarafın … 1. İş Mahkemesi’nin 2017/457 esas sayılı dosyasında bakım parası talebinde bulunduğunu, … 1. İş Mahkemesi’ndeki davanın derdest olduğunu, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının yardıma muhtaç olmadığını, kaldı ki SGK bünyesinde yapılan tahkikat sonucunda yardıma muhtaç olmadığının tespit edildiğini, … 1. İş Mahkemesinde görülen davada aldırılan sağlık kurulu raporu ve hesap bilirkişisi raporunda davacının başka birinin yardımına muhtaç olmadığının kabul edildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı SGK vekili davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile … Kocattepe Sağlık Sosyal Güvenlik merkezinin 23.02.2017 tarihli raporu ile davacının iş göremezlik derecesinin %72 olarak ve yardıma muhtaç biri olmadığının belirlendiği, S.S. Yüksek sağlık kurulunun 27.08.2018 tarihli raporu ile sigortalının 21.03.2011 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı maluliyet oranının, Çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği çerçevesinde %72 olduğu ve başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığının bildirildiği, davacı yanın itirazı üzerine dosya Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Dairesine gönderilmiş, 22.05.2019 tarihli rapor ile raporu ile davacının %72 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı ve başka birisinin sürekli bakımına muhtaç olmadığının bildirildiği, S.S. Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile ATK raporunun birbiri ile örtüştüğü anlaşılmış, davacının 21.03.2011 tarihinde geçirmiş olduğu kaza 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi uyarınca iş kazası olup, maruz kaldığı iş kazası iş kazası nedeniyle maluliyet oranı %72 olarak belirlenmiş, davacının 21.03.2011-20.09.2011 tarihleri arası dönemde geçici iş göremezlik ödemesi almış olması da gözetilerek 5510 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesi uyarınca 01.10.2011 tarihinden itibaren gelir bağlanması gerekmiş, bakıma muhtaç durumda olmadığı gözetilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin hüküm tesis edilmiş, hakimin reddi talebi noktasında ise 6100 sayılı HMK’nın 36 ncı maddesi uyarınca ret sebebi bulunmadığından koşulları oluşmayan talebin reddine karar vermek gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacıya 01.10.2011 tarihinden itibaren iş kazası geliri bağlanması gerektiğinin tespitine, davacının yardıma muhtaç durumda bulunmadığının tespiti ile bakım parası talebinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, dosya içerisinde bulunan tüm raporların lehine olmasına rağmen Adli Tıp Kurumunca bakıma muhtaç olmadığının belirtildiği, bu konuyla ilgili önceden vekil tayin ettiği vekili tarafından dosyanın … Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna gönderilmesini istediği ancak mahkemece bu talebinin kabul edilmediği, mahkemenin dosya ile birlikte … Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerekirken göndermemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, tarafına yapılan işlemle ilgili olarak olayda büyük bir haksızlığa uğradığı ve muhtaç durumda olduğu, kendisine ait çekilmiş fotoğrafları delil olarak istinaf başvuru temyiz dilekçesine eklediği, bu sebeplerle dava dosyası ile birlikte yeniden … Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna sevkinin yapılarak rapor aldırılması talebinin olduğu gerekçeleriyle, istinaf başvurusunun duruşmalı olarak yapılması ve yerel mahkemece verilen kararın kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı Kurum vekili, davacının yardıma muhtaç olmadığının tespitinin yerinde bir karar olduğunu, davacıya 01.10.2011 tarihinden itibaren iş kazası geliri bağlanması kararının kabulünün mümkün olmadığı, müvekkil kurum tarafından 01.06.2016 tarihinden itibaren gelir bağlandığı, yapılan tüm işlemlerin hukuka ve kanuna uygun olduğu gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi veya bozularak mahkemesine gönderilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
3.Davalı işveren vekili, davalı işveren müvekkilinin, bu davada taraf sıfatının bulunmadığı, müvekkil kooperatifin, ilgilisi ve sorumluluğu olmadığı bir işlemden dolayı yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, davacıya 01.10.2011 tarihinden itibaren iş kazası geliri bağlanması gerektiğine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı tarafın bu yöndeki talebinin zamanaşımına uğradığı, … Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 23.02.2017 tarihli raporu ve S.S. Yüksek Sağlık Kurulunun 27.08.2018 tarihli raporu ile davacı sigortalının 21.03.2011 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı maluliyet oranının, Çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği çerçevesinde %72 olduğunun ve başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığının tespit edildiği, davacı tarafın itirazı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Dairesinden rapor alındığı, 22.05.2019 tarihli rapor ile davacının %72 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı ve başka birisinin sürekli bakımına muhtaç olmadığının bildirildiği, SGK bünyesinde yapılan tahkikat sonucu, S.S. Yüksek Sağlık Kurulu Raporu, … 1. İş Mahkemesi 2017/457 esas sayılı derdest dosyadaki bilirkişi raporu ve davacı tanık anlatımları, dosya kapsamındaki adli tıp kurumu raporu ile davacının yardıma muhtaç olmadığının kesin ve şüpheye mahal vermeyecek şekilde tespit edildiği, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları gerektiği gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak istinaf talepleri doğrultusunda karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; oplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; … Kocattepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 23.02.2017 tarihli raporu ile davacının iş göremezlik derecesinin %72 olarak ve yardıma muhtaç olmadığının belirlendiği, S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’nun 27.08.2018 tarihli raporu ile sigortalının 21.03.2011 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı maluliyet oranının, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde %72 olduğu ve başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığının tespit edildiği, davacı tarafın itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Dairesi’nce düzenlenen 22.05.2019 tarihli raporda, davacının %72 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı ve başka birisinin sürekli bakımına muhtaç olmadığının belirlendiği, davacının 21.03.2011- 20.09.2011 tarihleri arası dönemde geçici iş göremezlik ödemesi almış olması gözetilerek davacıya 5510 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesi uyarınca 01.10.2011 tarihinden itibaren iş kazası gelirinin bağlanmasına ve bakıma muhtaç durumda olmadığı gözetilerek bakım parası yönündeki talebinin reddine dair yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, yargılama giderleri bakımından verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı ile davalı taraf vekillerinin istinaf başvurularının, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı Kurum ve davalı işveren vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı, davalı Kurum ve davalı işveren vekilleri istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aksine işlemin iptali ile sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 5510 sayılı Kanunu’nun 19 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı, davalı Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…