YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3104
KARAR NO : 2023/1599
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesi bozma ilamına uyularak davanın reddine karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kuzuculu Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sonucu tespit harici bırakılan taşınmazın belediye imar planı içerisinde kaldığını ve arsa vasfında olduğunu, Hazine dışında üçüncü kişiler adına tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek, Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2008 tarihli ve 2008/61 Esas, 2008/280 sayılı Kararıyla; davanın reddine hükmedilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.06.2013 tarih ve 2013/5284 Esas, 2013/6616 Karar sayılı kararıyla; yasal düzenlemeler gözetilerek çekişme konusu ve fen bilirkişilerin krokisinde (A) ve (B) harfleriyle gösterilen alanların niteliği, hangi tarihte hangi Belediyenin imar planı kapsamına alındıkları ve imar planındaki konumlarının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, imar planlarının ve kadastral paftanın çakıştırılmış krokilerinin temin edilmesi, anılan taşınmazların 775 sayılı Yasa’nın 3 üncü maddesi uyarınca mülkiyetinin belediyeye intikali öngörülen taşınmazlardan olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, taşınmazın belediyeye devri gereken taşınmazlardan olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizinde; taşınmazların öncelikle Hazine adına tescili gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 Sayılı Kanun’un 18 inci maddesine dayalı tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16 ncı maddesinin A bendinde kamu hizmet mallarının; kayıt, belge veya özel kanunlarına göre Hazine, kamu kurum ve kuruluşları, il, belediye köy veya mahalli idare birlikleri tüzel kişiliği adlarına tespit olunacağı, B bendinin son paragrafında ise, yol, meydan, köprü gibi orta mallarının haritasında gösterilmekle yetinileceği, 3402 sayılı Kanun’un “Hazine adına tespit” başlıklı 18 inci maddesinde ise; “Yukarıdaki maddelerin hükümleri dışında kalan ve tescile tabi bulunan taşınmaz mallar ile tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerler Hazine adına tespit olunur.
Orta malları, hizmet malları, ormanlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup da bir kamu hizmetine tahsis edilen yerler ile kanunları uyarınca Devlete kalan taşınmaz mallar, tapuda kayıtlı olsun olmasın kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemez” hükmüne yer verilmiştir.
2. Kanun’un 18 inci maddesinden önce gelen 13, 14 ve 17 nci maddelerinde mülkiyet hakkının tespitine ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Kanun’un önceki maddelerinde özel veya tüzel kişiler adına taşınmaz malların tespit ve tescil şartlarına yer verilmişken, Kanun’un 18/1 inci fıkrası ile bunların dışında kalan ve tescile tabi olan malların Hazine adına tespit ve tescil edileceği, diğer bir deyişle özel ve tüzel kişiler lehine iktisap şartları oluşmayan malların Hazineye ait olması esası getirilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 715 inci maddesinde de yararı kamuya ait malların kural olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu; bunların kazanılması, bakımı, korunması, işletilmesi ve kullanılmasının özel kanun hükümlerine tabi olacağı vurgulanmıştır. Yine, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 79/1 inci maddesinde de Belediyenin tasarrufuna bırakılan taşınmazlar belirtilmiştir. Öte yandan, 3194 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinde, imar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerlerin Belediye veya özel idareye terki ve tapu kaydının terkini ile iade koşulları ve imar planı kapsamına alınan kadastral yollar ve meydanların durumu ile verilen izinle projesine uygun olarak ağaçlandırılan taşınmazlarla ilgili düzenlemeler yer almaktadır.
3. Diğer taraftan; 775 sayılı Kanun 30.07.1966 tarihinde yürürlüğe girmiştir ve 3 üncü maddesi ile “bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Hazinenin, Özel İdarelerin ve Vakıflar İdaresi dışındaki katma bütçeli dairelerin mülkiyetindeki arazi ve arsalardan veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden, belediye sınırları içinde olanlar ve 6785 sayılı Kanun’un 47 nci maddesine dayanılarak tespit edilen mücavir sahalarda bulunanlar, bu kanunda belirtilen amaçlarda kullanılmak üzere, bedelsiz olarak ilgili belediyelerin mülkiyetine geçer” şeklinde düzenleme yapılmış, çekişme konusu taşınmazın 775 sayılı Kanun’un 3/2 nci maddesinde öngörülen Belediyeye devri gerekli taşınmazlardan olup olmadığının açıklığa kavuşturulması; 775 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi her ne kadar 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 sayılı Kanun ile iptal edilmiş ise de iptal kararı, bu tarihten önce doğmuş olan haklara etkili olmayacağından kazanılmış hakkın korunması gerekeceği de tartışmasızdır.
3. Değerlendirme
1. Her ne kadar mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.
2. Şöyle ki; dava konusu taşınmaza komşu 683 ve 234 parsel sayılı taşınmazların tescillerinin dayanağı belgeler ilk tesisinden itibaren tedavüllü kayıtları (geldi ve gitti kayıtları denetlenebilir biçimde kütük sayfaları) ile dayanak belgeleri (kadastro tutanağı, şuyulandırma cetveli, Belediye Encümen kararı, v.s.) ve güncel kayıtlar getirtilerek davaya konu alanın niteliği, kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılıp bırakılmadığı ile nedeni kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmadığı gibi mevcut durum itibariyle de niteliği net bir şekilde tespit edilmemiş, imar planındaki konumları da ayrıntılı şekilde belirlenerek krokiye yansıtılmamıştır.
3. Hal böyle olunca; öncelikle çekişmeli yere komşu taşınmazların tedavüllü tapu kayıtları ve dayanak belgeleri temin edilip, dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılması, çekişmeli taşınmazın mevcut durum itibariyle ve öncesindeki niteliğinin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanması ve fen bilirkişi tarafından düzenlenecek krokiye ayrıntılı biçimde yansıtılması ile yukarıda değinilen yasal düzenlemelerin gözetilmesi, 775 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 30.07.1966 tarihi itibariyle belediye mücavir alan içerinde kalıp kalmadığı belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hüküm bozulmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.