YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6540
KARAR NO : 2023/7416
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/465 E., 2023/31 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 08.08.2009 tarihinde davalı …Ş.’de işçi olarak işe başladığını, buna rağmen resmi kayıtlarda işe giriş tarihinin 24.09.2009 olarak görüldüğünü, bu çalışmasının 06.12.2012 tarihinde doğum iznine ayrıldığı tarihe kadar eksiksiz çalıştığını, müvekkilinin 10.02.2013 tarihinde doğum yaptığını, doğumdan sonra 2 aylık (8 haftalık) sürede de primlerinin yatması gerektiğini, müvekkilinin yaptığı incelemede sigorta primlerinin tam olarak yatmadığını, her ay yaklaşık 10-15 gün eksik yatırıldığını, 08.08.2009-08.04.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın yasal süreler içinde açılıp açılmadığının re’sen tetkiki ile görev, yetki, husumet ve hak düşürücü süre yönünde reddini talep ettiklerini, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak müvekkili kurumun tesis etmiş olduğu işlemlerde usul ve mevzuaat aykırılık bulunmadığından, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının işyerinde 24.09.2009 tarihinde işe başladığını, 05.12.2012 tarihinde işyerinden doğum izni kullanmak istediğini bildirerek ayrıldığım, davacının işten ayrılmasından itibaren davalı işyerine davacı tarafından doğum iznini başlattığına ilişkin hiçbir belge veya rapor ibraz edilmediği gibi hiçbir şekilde bilgi de verilmediğini, işyerinin doğum yapan işçisine sigorta primi yatırması gibi bir zorunluluğun söz konusu olmadığını, davacının işyerinde çalıştığı sürelerde sigorta primlerinin eksiksiz yatırıldığını, davacının işyerinde çalışmadığı günlerin tespitini istediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli ve 2014/170 E. 2016/81 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 10.04.2019 tarihli ve 2016/17406 E. 2010/3285 K. sayılı ilamında; Mahkemece öncelikle ücretsiz izin belgeleri ve iş yerine ait turnike kayıtları davalı iş yerinden celp edilmeli, davacının çalıştığı günler ile turnike kayıtlarının uyumlu olup olmadığı tespit edilmeli, davacının ücretsiz izin kullandığı dönemlerde iş yerine giriş ve çıkışının olup olmadığı kontrol edilerek davacı çalıştığı halde ücretsiz izinli gösterilip gösterilmediği belirlenmeli, davacının eksik bildirim yapılan günlerde ücretsiz izin kullandığı belirtildiği ve hizmet cetvelinde de eksik bildirim nedeninin ücretsiz izin olarak gösterildiği görüldüğünden 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinde ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinde düzenlenen, eksik gün nedenlerinin belgeleriyle birlikte kuruma verilmesi yönündeki yasal zorunluluk karşısında eksik bildirim yapılan günlerle ilgili bilgi ve belgelerin Kuruma ibraz edilip edilmediği araştırılmalı, eksik bildirim yapılma nedeni tespit edilmeli, eksik günlerle ilgili bilgi ve belgeler prim bildirgeleri ile birlikte Kuruma sunulmamış ise eksik bildirim nedeninin kabul edilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeli, davalı iş yerine ait dönem bordroları celp edilmeli, talep konusu dönemde bildirimi yapılan çalışanlar arasından re’sen tanık tespiti yapılarak beyanları alınmalı, davalı iş yerinde kuru kayısı, kuru incir gibi kuru meyve işleme ve paketleme işi yapılmakta olup, aynı çevrede aynı işi yapan iş yerleri tespit edilerek çalışma şeklinin nasıl olduğu, sezonluk çalışmamı yapıldığı yoksa sürekli çalışma olup olmadığı hususları araştırılarak tespit edilmeli yönlerinden karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar;
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının, davalı şirkete (…) ait 1083496.09 sicil numaralı işyerinde 08.08.2009 tarihi itibariyle işe başladığı ve hizmet akdinin sona erdiği 15.12.2012 tarihine kadar aralıksız olarak toplam 1206 gün çalıştığı, 886 günlük çalışmanın Kuruma (SGK) bildirimi yapıldığı, 320 günlük çalışmanın ise Kuruma (SGK) bildiriminin yapılmadığının tespitine; davacının davalı işyerinde 08.08.2009-15.12.2012 tarihleri arasında toplamda 320 gün hizmet akdine bağlı olarak SSK’ya bildirilen süre dışında çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili yeterli araştırma yapılmadığını belirterek mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 08.08.2009-08.04.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.