YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6225
KARAR NO : 2023/7418
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/475 E., 2022/190 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 30.06.2006 tarihinde davalı …Ş.’de işçi olarak işe başladığını, bu çalışması 15.09.2011 tarihinde işten ayrıldığı güne kadar eksiksiz çalıştığını, müvekkilinin bu çalışması esnasında işveren tarafından sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini bildiğini, müvekkilinin internet üzerinden yaptığı incelemede sigorta primlerinin tam olarak yatmadığını, her ay yaklaşık olarak 10-15 gün eksik yatırıldığını fark ettiğini, 01.06.2006-15.09.2011 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın yasal süreler içinde açılıp açılmadığının re’sen tetkiki ile görev, yetki, husumet ve hak düşürücü süre yönünde reddini talep ettiklerini, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak müvekkili kurumun tesis etmiş olduğu işlemlerde usul ve mevzuaat aykırılık bulunmadığından, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının, davalı işyerinde 15.04.2009 tarihinde çalışmaya başladığını, 13.09.2011 tarihinde işyerinden istifa ederek kendi isteği ile ayrıldığını, davacının, dava dilekçesinde çalıştığım sürece sigorta primlerimin her ay 10-15 gün eksik yatırıldığını gördüm diye beyan ettiğini, oysa davacının çalışmasından itibaren çalışmalarının karşılığı günler tam olarak kuruma bildirildiğini, davacının iddialarının hizmet cetveli dökümünden dahî doğru olmadığı sabit iken her ay 15 gün eksik gösterildi tespitini istiyorum şeklindeki beyanını kabul edilemez olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ve 2013/669 E. 2016/320 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 10.04.2019 tarihli ve 2016/16833 E. 2019/3288 K. sayılı ilamında;Mahkemece öncelikle ücretsiz izin belgeleri ve iş yerine ait turnike kayıtları davalı iş yerinden celp edilmeli, davacının çalıştığı günler ile turnike kayıtlarının uyumlu olup olmadığı tespit edilmeli, davacının ücretsiz izin kullandığı dönemlerde iş yerine giriş ve çıkışının olup olmadığı kontrol edilerek davacı çalıştığı halde ücretsiz izinli gösterilip gösterilmediği belirlenmeli, davacının eksik bildirim yapılan günlerde ücretsiz izin kullandığı belirtildiği ve hizmet cetvelinde de eksik bildirim nedeninin ücretsiz izin olarak gösterildiği görüldüğünden 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinde ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinde düzenlenen, eksik gün nedenlerinin belgeleriyle birlikte kuruma verilmesi yönündeki yasal zorunluluk karşısında eksik bildirim yapılan günlerle ilgili bilgi ve belgelerin Kuruma ibraz edilip edilmediği araştırılmalı, eksik bildirim yapılma nedeni tespit edilmeli, eksik günlerle ilgili bilgi ve belgeler prim bildirgeleri ile birlikte Kuruma sunulmamış ise eksik bildirim nedeninin kabul edilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeli, davalı iş yerine ait dönem bordroları celp edilmeli, talep konusu dönemde bildirimi yapılan çalışanlar arasından re’sen tanık tespiti yapılarak beyanları alınmalı, davalı iş yerinde kuru kayısı, kuru incir gibi kuru meyve işleme ve paketleme işi yapılmakta olup, aynı çevrede aynı işi yapan iş yerleri tespit edilerek çalışma şeklinin nasıl olduğu, sezonluk çalışmamı yapıldığı yoksa sürekli çalışma olup olmadığı hususları araştırılarak tespit edilmeli yönlerinden karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar;
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının, davalıya ait … sicil numaralı iş yerinde 15.04.2009 ile 13.09.2011 tarihleri arasında davalı Kuruma bildirilen 725 günlük hizmeti dışında, 15.04.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 8 gün, 01.01.2010-30.12.2010 tarihleri arasında 77 gün, 01.01.2011-13.09.2011 tarihleri arasında 59 gün, olmak üzere toplam 144 gün daha bildirilmeyen hizmetinin bulunduğunun ve eksik bildirilen 144 gün davalı iş yerinde hizmet akdine bağlı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, davacının davalı iş yerinde 01.06.2006 ile 14.04.2009 tarihleri arasında geçen sürede hizmet akdi ile çalıştığının ispatlanamadığından buna ilişkin talebin reddine karar verildi.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili yeterli araştırma yapılmadığını belirterek mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.06.2006-15.09.2011 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 506 sayılı Kanunun 79 uncu, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.