Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6258 E. 2023/1851 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6258
KARAR NO : 2023/1851
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi ve yıkım davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalılar …, …, …, … ve … aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının diğer davalılar ve dahili davalılar aleyhine açmış olduğu davanın kabulü ile … Mahallesi, 1733 ada 76 parsel sayılı taşınmazın üzerine yapılan binanın bilirkişi raporunda açıklanan şekilde 43,20 m²’lik kısmının davacıya ait komşu 1733 ada 34 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olduğu anlaşıldığından tecavüzlü alana bu davalılarca yapılan haksız el atmanın önlenmesine ve bu kısma yapılan bina bölümünün yıkılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin 1733 ada 34 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bu taşınmazın bitişiğinde bulunan davalılara ait 1733 ada 76 parsel sayılı taşınmazdaki binanın müvekkilinin taşınmazına tecavüzlü olduğunu belirterek el atmanın önlenmesini ve tecavüzlü kısmın yıkılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalılardan … vekili, cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmaz üzerindeki binada yer alan 8 numaralı dairenin satış vaadi sözleşmesiyle müvekkili tarafından satın alındığını ve müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, müvekkiline ait taşınmazın davacının taşınmazıyla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, davacının iddia ettiği gibi bir tecavüz durumunun da bulunmadığını, inşaatın 12 yıl önce yapıldığını ve davacının bu iddiasını başlangıçta ileri sürmeyip şimdi ileri sürmesinin davacı tarafın kötü niyetini ortaya koyduğunu ve müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini aksi halde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 725. maddesine göre arsanın uygun bir bedel karşılığında müvekkiline devrine ve bedelin yükleniciden karşılanmasını talep etmiştir.

2.Davalılardan …, cevap dilekçesinde; kendisinin taşınmazın 950/11031 hissesini 25.08.2005 tarihinde tapu kaydına güvenerek satın aldığını ve iyi niyetli olduğunu, dava dilekçesinde tecavüz kısmının miktarının gösterilmediğini belirterek öncelikle davanın reddini aksi halde 4721 sayılı TMK’nın 725. maddesinin uygulanmasını istemiştir.

3.Davalılardan …, … ve …, ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemişlerdir.

4.Bir kısım davalılar vekili, cevap dilekçesinde; müvekkillerinin taşınmazı dava dışı yükleniciden satın aldığını, satın almadan itibaren 12 yıl sonra eldeki davanın açılmasının kötü niyetli olduğunu ve davacının iddia ettiği gibi bir tecavüz durumunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.12.2012 tarihli ve 2010/778 Esas, 2012/401 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

2.Kararın davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2014/8636 Esas ve 2014/11662 Karar sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/06/2015 tarihli ve 2014/394 Esas, 2015/313 Karar sayılı kararıyla, davalılardan …, … ve … açısından davanın sıfat yokluğundan reddine, diğer davalılar ve dahili davalılar açısından davanın kabulü ile davalı ve dahili davalılara ait Fatih ilçesi, Şehit Ömer Mahallesi, 409 pafta 1733 ada 76 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi heyetiyle mahallinde yapılan keşifte belirlenen davacıya ait aynı yerde 1733 ada 34 parsel numaralı taşınmazın 43,20 m2’lik kısmına müdahalesinin meni ve kal’ine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 10.06.2019 tarihli ve 2018/3685 Esas, 2019/5621 Karar sayılı kararında belirtilen “mahkemenin bozma ilamına uymasıyla birlikte bozma ilamı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hakkın doğduğu, yargılama sırasında 09.06.2015 tarihinde taşınmazdaki 700/11031 payın davada taraf durumunda olmayan …’na devredildiği ancak … davaya dahil edilmeden mahkemece karar verildiği, yıkılması talep edilen ve mütemmim cüz niteliği taşıyan binanın ana nüvesinin yer aldığı taşınmaz malikleri arasında mecburi dava arkadaşlığı olduğu, bu taşınmazın güncel tapu kaydına göre tapu maliklerinin tamamının davada yer alması sağlandıktan sonra davanın esası hakkında bir hüküm kurulması gerektiği” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2019/261 Esas, 2022/81 Karar sayılı kararı ile davacının davalılar …, …, …, Yüksel Siren ve … aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının diğer davalılar ve dahili davalılar aleyhine açmış olduğu davanın kabulü ile Fatih ilçesi, Şehit Ömer Mahallesi, 1733 ada 76 parsel sayılı taşınmazın üzerine yapılan binanın bilirkişi raporunda açıklanan şekilde 43,20 m²’lik kısmının davacıya ait komşu 1733 ada 34 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olduğu anlaşıldığından tecavüzlü alana bu davalılarca yapılan haksız elatmanın önlenmesine ve bu kısma yapılan bina bölümünün yıkılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Taşınmazın dava dışı yükleniciden satın alındığını ve bu kişinin davaya dahil edilmesi gerektiğini,
2.Davacının bu yerin ilk sahibi olmadığını,
3.Binanın 20 yıl önce yapıldığını ve bu güne kadar davacının itiraz etmediğini,
4.Davacının kötü niyetli olduğunu,
5.Müvekkillerinin taşma durumunu bilemeyeceğinden iyiniyetli olduklarını,
6.Davacının taşınmazında İstanbul Büyükşehir Belediyesinin şerhinin bulunduğunu ve bu taşınmazın tamamının kamulaştırılıp kamulaştırılmadığının sorulması gerektiğini,
7.Taşınmazın bedelinin raporda fahiş olarak belirlendiğini,
8.Uygun bir bedel karşılığında TMK’nın 724. maddesine göre arsanın devri taleplerinin olmasına rağmen müvekkillerine süre verilmediğini,
9.Davacının talep haklarının zamanaşımına uğradığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı TMK’nın 683 üncü, 724 üncü ve 725 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.