YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/617
KARAR NO : 2023/5877
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/935 Değişik İş-2021/939 Karar
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : İHK-2021/39857
HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının reddine
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2021/113134
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait 04.01.2021 tarihli kaza neticesinde davalıya kasko poliçe ile sigortalı aracın hasarlandığını, yapılan başvuruya rağmen davalının ödeme yapmadığını, değerin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu tarihten itibaren artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte, talebin kabul edilmemesi halinde ihbar tarihinden itibaren ticari faiziyle yada yasal faizi ile birlikle davalıdan tahsilini talep etmiştir. Başvuran vekili 22.08.2021 tarihinde talebinin 84.577,98 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın başvuranın iddia ettiği gibi gerçekleşmediğini, usule uygun başvuru yapılmadığını, olayla ilgili delil ibraz edilmediğini, başvurunun reddi gerektiğini, taraflar arasında tanzim edilen tutanak harici dosyada delil olmadığını, temerrütün gerçekleşmediğini, faiz başlangıç tarihinini dava tarihi olması ve avans faizi talebinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…04.01.2021 tarihli kaza nedeni ile aracın kasko poliçesi ile sigortacısı olan davalının araçta meydana gelen hasar bedelinin talep edildiğini, hasar bedelinin tespiti maksadı ile alınan bilirkişi raporu ile tedarik gönderilen yedek parçalara piyasada ortalama %10 iskonto uygulandığını, iskontolu hali ile 61.613,38TL hesaplandığını, KDV eklenince 72.703,78TL hasar bedeli, iskontolu tutar ve işçilik miktarı olan 3.200,00TL toplamına %18 KDV eklenince toplam hasar bedelinin 76.479,78TL olduğnu, iskonto uygulanmamış hasar tutarı üzerinden bakiye alacak tutarı KDV hariç 71.659,31TL, KDV dahil 84.557,98 TL olduğunu, aracın sovdaj bedelinin 42.000 TL olarak belirlendiğini rayiç değerden tenzili ile 98.000.00TL miktar kaldığını ve bu miktarın hasar bedelinden yüksek olduğunu bu nedenle ekonomik olarak hasar miktarı üzerinden işlem yapılması gerektiğinin belirtildiğini, başvuranın talebinin 84.577,98TL olarak artırdığını, yargıtay kararları gereği hasar miktarının KDV dahil karşılanması gerektiğini, davalının iskonto uygulanmış KDV dahil bedel olan 76.479,78TL den sorumlu olduğu” gerekçesi ile başvurunun kısmen kabulüne 76.479,78 TL hasar bedelinin 05.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dava konusu kazanın oluş şekli iİle meydana gelen hasarın uyumlu olmadığını, başvurunun reddi gerektiğini, bilirkişi raporunda kaza ile hasar uyumu üzerinde durulmadığını, avans faizi talebinin reddi gerektiğini, başvuran lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini beyan etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…TTK’nun 1446. Maddesi hükmüne göre, sigortalı, rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçeceğini, ancak rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ispat külfeti TTK’nun 1409.maddesi uyarınca sigortacıda bulunmakta olup, sigortacının bunu soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlaması gerektiğini, davalının aldığı eksper raporunda dahi hasar ve kaza arasında uyumsuz olduğuna dair bir tespite yer verilmediğini, ihtilafın kasko sözleşmesinden kaynaklandığından avans faizi uygulanmasında sakınca olmadığını , başvuran lehine tam ve nispi oranda vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik olmadığı” gerekçesi ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kaza ve araçtaki hasarın uyumlu olmadığını, hasarın oluş şekli itibari ile alkol ve sürücü değişikliği şüphesi oluştuğu, davacının usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu nedenle davalının yeterli araştırma yapmasının mümkün olmadığını, başvurunun usulden reddi gerektiğini beyan etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın, 04.01.2021 tarihinde çarpması sonucu meydana gelen hasar ve değer kaybı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ilgili hükümleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ilgili hükümleri ve Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; kaza tespit tutanağı, araç hasar fotoğraflarının kazanın oluş şekli bakımından birbirine uyum gösterdiği , dosyaya alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olup hükme esas alınmasında isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci maddesinde “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan
asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan “10.742,37 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemesine gönderilmesine
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.