Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/4856 E. 2011/42030 K. 20.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/4856
KARAR NO : 2011/42030
KARAR TARİHİ : 20.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Elektrik enerjisi hırsızlığı, mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında elektrik hırsızlığı suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK. nun 53/4. maddesi uyarınca; kısa süreli hapis cezası ertelenmiş kişiler hakkında aynı maddenin 1. fıkrasının uygulanmayacağı bildirilmiş ise de; sanık hakkında elektrik hırsızlığı suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının kısa süreli olmadığı, mahkemece doğru olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK. nun 53/3. maddesi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri hariç olmak üzere 53/1. fıkrasının a.b.c.d.e bendlerinde belirlenen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki sanık hakkında verilen ceza ertelendiği halde TCK 53. maddesinin uygulanması sebebiyle kararın bozulması gerektiğine ilişkin düşünceye iştirak olunmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı ONANMASINA,
2- Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK. nun 52/2. maddesinde “ Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez” hükmünün yer aldığı TCK 203. maddesinde de hapis cezasının yanında adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü, mahkemece sanık hakkında hapis cezası tercih edilerek ceza tayin edildiği halde, TCK 52/2. madde hükmüne aykırı olarak hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi de; suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak mühür bozma suçunun işlenmesiyle doğmuş maddi bir zarar da bulunmadığı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK.nun 231/6-c maddesinde aranan hukuki şart bu suçun niteliği gereği bulunmadığı gözetilerek sabıkası bulunmayan sanık hakkında 5271 sayılı Yasanın 231/6-b maddesi irdelenmeden mühür bozma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 20.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.