YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/920
KARAR NO : 2023/2658
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
…
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/57 E., 2022/485 K.
…
…
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itibari hizmet süresi tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, davalı işyerinde geçen ve bildirilen çalışmalarına 506 sayılı Kanun ek 5 inci maddesi kapsamında itibari hizmet süresi verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı …Ş. vekili özetle; davacının müvekkil matbaa ve basım işyerinde 01.10.1993 – 08.03.2012 tarihleri arasında mekanik teknisyeni olarak çalıştığını, çalıştığı süre boyunca davacının 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak çalıştığını ve sigortasının 1A statüsünde yatırıldığını, davacının yapmış olduğu işin niteliğince çalışma koşulları gereğince değerlendirmenin doğru olmadığını, davacının işini yaparken herhangi bir zararlı etkiye maruz kalmasının söz konusu olmadığını, davacının iddiası gibi boya, gaz ve çeşitli kimyasallara maruz kalınması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının bina dahilinde bakım onarım işlemleri ile uğraştığını, basit tamirat ve onarım işlemleri yaptığını, davacının yapmış olduğu iş gereğince bildirilen hizmet sürelerinden faydalanmasının söz konusu olamayacağını, davacının 506 sayılı Kanunda hizmet sürelerinin öngörüldüğü iş kolunda çalışmış olsa bile kanunda belirtilen işleri yapmadığını beyan ederek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı kurum vekili özetle, 01.09.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi ile 506 sayılı Kanuna 2098 sayılı Kanun ile eklenen 1 inci maddenin 2 inci bendinin değiştirildiğini ve bu maddeye 3 üncü ve 4 üncü bentler ilave edilerek itibari hizmet süresi uygulamasının kapsamının genişletildiğini, buna göre sigortalıların itibari hizmet uygulamasından faydalanabilmesi için hizmetin bahsi geçen yasada belirtilen işyerinde geçmesi ve belirtilen işlerin fiilen yapılması gerektiğini, davacının yasadan yararlanabilmesi için dava dilekçesinde iddia edilen bir işte çalıştığını işverenden alacağı belge ile kanıtlaması gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2014 tarihli ve 2012/792 Esas, 2014/149 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne dair verilen 1 inci kararının davalılar vekillerince temyizi üzerine;
Daire kararında, özetle, davacı, davalı işveren nezdinde 01.10.1993 – 08.07.2012 tarihleri arasındaki mekanik bakım ve onarım teknisyeni olarak çalışmalarında 506 sayılı Kanun’un Ek5/2 kapsamında çalışmalarının tespitini istemiş, mahkemece, davacının 01.10.1993 – 08.03.2012 tarihleri arasındaki hizmetinin 506 sayılı Kanun’un Ek5/2 maddesi kapsamında hizmet gerektirir çalışmalar olduğunun tespitine dair hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının, hizmet cetvelindeki bildiriminin 1994/1. Döneminden itibaren başladığı, davacının isteminin ise 01.10.1993 tarihinden itibaren başladığı, yine davacı 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden sonraki çalışmalarını da dava dilekçesinde beyan ettiği anlaşıldığından, davacı asil HMK’nın 31 inci maddesi gereği isticvap edilerek, davalı işverenin işyerinden bildirilmeyen dönemlere yönelik hizmet tespiti istemi bulunup bulunmadığı, yine 01.10.2008 tarihinden sonraki çalışmalarına ilişkin 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi kapsamında fiili hizmet süresi zammından faydalanma istemi olup olmadığı açıklattırılmalı, İncelenen dosyada; davacının hizmet cetvelinde 1994/1. döneminden – 30.06.1999 tarihine kadar … işyeri numaralı işyerinden, 01.07.1999 – 31.05.2002 tarihleri arasında … Yayıncılık ve Dağıtım A.Ş.ye ait işyerinden, 01.06.2002 – 31.05.2011 tarihleri arasında … Haber Ajansı A.Ş.ye ait işyerinden, 01.06.2011 – 29.02.2012 tarihleri arasında ise davalı …den, 01.03.2012 – 08.03.2013 tarihleri arasında 1175578.34/02 işyeri numaralı işyerinden bildirimleri bulunduğu, işyeri dosyasından davacının 01.10.1993 – 30.06.1999 tarihine kadar … İşletmecilik Kağıt Matbaa San A.Ş.’ye ait işyerine ilişkin işçilik haklarının … Yayıncılık ve Dağıtım A.Ş.’ye devredildiği, 01.11.1998 – 31.05.2002 tarihine kadar … Yayıncılık ve Dağıtım A.Ş.’deki işçilik haklarının … Haber Ajansı A.Ş.’ye devredildiği, 08.03.2012 tarihli ibranamede davacının davalı …Ş.’yi 01.10.1993 tarihinden itibaren çalışmalarına ilişkin işçilik alacakları nedeniyle itirazi kayıt konularak ibra edildiği anlaşıldığı, Mahkemece, talep edilen çalışma dönemindeki gerçek işverenler belirlenmeli, bu bağlamda, dava konusu dönemdeki bildirimde bulunan işyerleri davalı Kurumdan sorulup, işyerinin devir ve intikali bulunup bulunmadığı araştırılmalı; tespit edilecek işverenlere, HMK. 124 üncü maddesi dikkate alınmak suretiyle husumet yöneltmesi için mehil verilmeli, husumet yöneltildiğinde, gösterecekleri deliller toplanmalı, bütün deliller toplandıktan sonra, yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmelidir, 506 sayılı Kanunun Ek 5 inci maddesi yönünden talep dönemi davacının bildirimlerinin yapıldığı işyerleri bordrolarında bulunan çalışanların beyanları alınıp, maruz kalınan etkenlerin oluşturduğu hastalıklar alanında Uzman tıp doktoru, matbaacılık işinden anlayan kimya yüksek mühendisi ve makine yüksek mühendisi, iş güvenliği uzmanlarından oluşacak üç kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak; davacı işçinin işyerinde yaptığı işin niteliği konusunda, işyerindeki incelemeden elde edilen bulgular esas alınarak, öncelikle, işyerinin basımevi niteliğinde olup olmadığı belirlenmelidir. Bu ön koşulun varlığı belirlendikten sonra, çalışmanın basımevi işyerinin hangi bölümlerinde geçtiği, yapılan işin niteliği, özellikleri ve buna bağlı olarak hangi olumsuz dış etkenlere maruz kalındığı; gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerdeki çalışma düzeniyle, çalışmanın gerçekleştiği saatler, gürültü düzeyi ve kullanılan maddelerin, insan sağlığı için tehlike sınırı ve ölçümleme yöntemiyle davacının itibari hizmet süresinden yararlanması gereken sürenin, primi ödenmiş sigortalılık süresi esas alınarak belirlenmesi gereği gözetilmelidir, kabule konu 01.10.2008 tarihinden sonraki çalışmalar yönünden; 5510 sayılı Kanunda itibari hizmet süresine benzer nitelikteki düzenleme 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 40. maddede yapılmış olup, “Fiili hizmet süresi zammı” başlığını taşıyan bu madde kapsamında davacının fiili hizmet süresi zammından faydalanması gerektirecek işyeri ve işler içerisinde olup olmadığı değerlendirilmemiştir gerekçesi ile bozulduğu,
Bozma ilamına uyularak verilen 16.05.2019 tarihli, 2015/502 Esas 2019/130 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında Somut olayda; davacı, davalı işveren nezdinde 01.10.1993–08.07.2012 tarihleri arasındaki mekanik bakım ve onarım teknisyeni olarak çalışmalarında 506 sayılı Kanunun Ek 5/2 kapsamında çalışmalarının tespitini istemiş, mahkemece, Dairemiz 25.06.2015 tarihli bozma ilamına uyularak, davanın 506 sayılı Kanuna 2098 sayılı Kanun ile eklenen ek 5 inci maddesi kapsamında olduğunun ve 01.01.1994 – 30.06.1999 tarihleri arasında 665502.34.01 sicil numaralı işyerinden 1500 gün bildirimi için 375 gün, 01.07.1999-31.05.2002 tarihleri arasında 1003448.34.01 sicil numaralı işyerinden 990 günlük hizmet süresi için 248 gün, 01.06.2002-30.09.2008 tarihleri arasında 1071232.34.01 sicil numaralı işyerinden 2280 günlük hizmetlerinin süresi için 570 gün olmak üzere toplamda 1193 gün daha itibari hizmet süresinin tespitine dair hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak hükmüne uyulan bozma ilamında davacıya ilişkin bildirim yapılan işyerlerinin devir ve intikal durumları da gözetilerek işverenlik sıfatının belirlenmesi ve anılan işverenlere husumet yönetilmek suretiyle karar tesis edilmesi gerektiğine işaret edilmesine rağmen bu yerine getirilmeksizin dava dışı işverenleri de kapsayacak şekilde hüküm tesisi isabetsiz bulunduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının 01.01.1993-31.12.1993 tarihleri arasına ilişkin talebinin bildirilen hizmet süresi bulunmadığı anlaşıldığından reddine, 01.01.1994-30.06.1999 tarihleri arasına ilişkin talebinin ilgili dönemde işveren sıfatı bulunan şirket davaya dahil edilmediğinden ve ilgili döneme ilişkin hali hazırda davalı konumunda bulunan şirkete yönelik davaya devam edilmesine imkan bulunmadığından reddine, 01.07.1999-30.09.2008 tarihleri arasına ilişkin talebinin 506 sayılı Kanun kapsamında itibari hizmet yönünden aranılan olumsuz koşullara maruz kalmak suretiyle … ve gazetecilik işinde çalışma şartı gerçekleştiğinden kabulüne, 01.10.2008-08.03.2012 tarihleri arası talebine ilişkin talebinin reddine dair davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili eksik araştırma ve inceleme sonucu verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının basım işyerinde basım bölümünde geçen ve bildirilen çalışmalarına 506 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesi kapsamında itibari hizmet süresi verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…