Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2009/24640 E. 2010/31340 K. 22.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/24640
KARAR NO : 2010/31340
KARAR TARİHİ : 22.11.2010

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)- Şikayetçi-sanık …’un 28.05.2008 tarihli celsede 5271 sayılı CMK.nun 234. maddesindeki hakları hatırlatılarak ifadesi alınmış ise de; diğer sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmesine rağmen aynı kanunun 238/2. maddesi uyarınca kendisine davaya katılıp katılmayacağının açıkça sorulmaması nedeniyle sanık … hakkında kurulan hükmü de temyize hakkı bulunduğu belirlenerek şikayetçi sanık … vekilinin sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK.nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından şikayetçi-sanık … vekilinin bu sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE
2)-Sanık …’a atılı bıçakla kasten yaralama suçu soruşturması ve kovuşturması şikayete bağlı suçlardan olmadığı halde hüküm tarihi itibariyle bu suçtan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden kararda bu husus tartışılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek şikayetçi-sanık vekilinin sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas mahkumiyetleri bulunan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin 6. ve 7. fıkraları uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve dosya içeriğine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a)-Sanık …’un aşamalardaki savunmalarında, olay tarihinde şikayetçi-sanık …’ın babası ile tartıştığını görmesi üzerine uyardığını, Orhan kendisine küfür edince ve bıçak çekince, kendisini korumak için eve giderek bıçak alıp tekrar geldiğini ve sağa sola salladığını, daha sonra şikayetçi Orhan’ın yaralandığını öğrendiğini beyan etmesi karşısında; olay yerinde bulunduğu belirtilen sanık …’ın babası tanık olarak dinlenip sonucuna göre, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)-Yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden şartları oluşmadığından bahisle sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c)-Sanığın 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrası (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar, aynı kanun maddesinin 1. fıkrasındaki diğer haklarından yoksun bırakılma güvenlik tedbirlerinin ise hükmolunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasının hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olduğu gözetilmeden TCK.nun 53/1. maddesindeki haklarından hükmün infazına kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, şikayetçi-sanık … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 22/11/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.