Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/596 E. 2023/1282 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/596
KARAR NO : 2023/1282
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/528 Esas, 2020/240 Karar
HÜKÜM : Davalılar …, … ve …hakkında açılan … davanın reddi, davalılar …, …’e yönelik açılan davanının açılmamış sayılması, davalı … hakkındaki davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davalılar …, … ve … hakkında açılan davanın reddine, davalılar …, …’e yönelik açılan davanının açılmamış sayılmasına, davalı … hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların şirketin kasa hesabında ve muhasebe kayıtlarında gözükmekle birlikte fiilen mevcut olmayan 140.606,87 TL’nin gerekli takip yapılmayarak zarara dönüşmesinden ve “Sayım ve Tesellüm Noksanları Hesabına” atılması nedeni sorumlu olduklarını ve işletmenin kaynaklarını ticari amaçları doğrutusunda kendi ticari faaliyetleri için kullanılması gerekirken ticari taamüllere aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranarak ortakların ilk sermaye apel ödemesini ödeme gücü bulunmayan Uzan Grubuna dahil olan Park Medya A.Ş.’ye aktararak şirketin aktiflerinin azalmasına neden olduklarını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 24.01.2008 tarihli dilekçesi ile dava değerini 282.381,56 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekileri ve bir kısım davalı davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 19.12.2013 tarih, 2013/95 E. ve 2013/347 K. sayılı kararı ile davacı şirketin ödenmesi gereken ¼ apel tutarının fiktif olarak ödenmiş gibi gösterildiği, işlem tarihinde davalı … …’in yönetim kurulu üyesi olmadığı, 13.02.2004 ve 31.03.2004 tarihli tutanaklar ile şirket kasasında para bulunmadığının sabit bulunduğu, kasada bulunması gereken tutarın ister fiktif kayıtlarla hiç mevcut olmadığı halde, kasada varmış gibi gösterilsin, isterse kasada bulunmakla birlikte muhasebe işlemi yapılmaksızın çekilsin her halükarda şirket yöneticilerinin sorumlu olduğu, davalıların kusursuz olduklarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle davalı … … yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D. Bozma Kararı
Dairemizin 20.10.2015 tarih, 2014/14562 E. ve 2015/10783 K. sayılı kararıyla davalı … ve …’in doğru adreslerine bozma ilamı tebliğ edilerek, davalılara bozma ilamına karşı karar düzeltme hakkı tanınarak, neticesine göre bir karar vermek gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar … ve …’e yönelik açılan dava, davacı tarafça 08.03.2018 tarihli duruşmada takipsiz bırakıldığı ve yasal 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği, davalı … yönünden, davalının şirkette herhangi bir dönemde yönetici olarak görev almadığı, denetim kurulunda yer aldığına ilişkin davacı taraf iddiasının yasal delillerle ispatlanamadığı, davalılar … ve … yönünden, davalı …’in 01.01.2003 – 18.03.2003 tarihleri arasında, diğer davalı …’in 18.03.2003 – 19.03.2003 tarihler arasında yönetim kurulunda bulundukları, dava konusu zararın meydana geldiği 02.05.2003 – 23.06.2003 tarihleri arasında şirkette yönetici olarak görev almadıkları, davalı … yönünden, davacı şirketin kuruluşu için gerekli olan sermayenin şirket ortakları tarafından 23.04.2003 tarihinde şirkete nakden ödendiği, şirkete ait bu paradan 140.452,66 TL’nin davacı şirketin ticari amaçları doğrultusunda ve kendi ticari faaliyetleri için kullanılması gerekirken, ticari teamüllere aykırı olarak ve herhangi bir borç olmamasına rağmen, 02.05.2003 – 23.06.2003 tarihleri arasında aynı Gruba ait başka bir şirkete aktarılmak suretiyle davacı şirketin zarara uğratıldığı, zararlandırıcı işlemlerin meydana geldiği tarihlerde adı geçen davalının şirket yönetiminde yer alması nedeniyle oluşan zarardan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’un (6762 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davalılar …, … ve …’e yönelik açılan davanın reddine, davalılar … ve …’e yönelik açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150 nci maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalı … ‘na yönelik açılan davanın kısmen kabulüne, toplam 140.452,66 TL’nin 10.000,00 TL’sine dava tarihi olan 19.12.2006 tarihinden itibaren, kalan 130.452,66 TL’sine ıslah tarihi olan 24.01.2008 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle tahsiline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan ek raporda zarar tutarının yanlış hesaplandığını, davalı …’nun ticaret sicil kayıtları ve şirket denetim raporlarına göre 23.01.2003-13.02.2004 tarihleri arasında denetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, diğer davalılar … ve …’in şirket zararaından sorumlu tutulması gerektiği, şirketin yönetim kurulu üyeliği yapmış bu iki davalının mülga 6762 sayılı Kanun’un 337 inci maddesi gereğince kendinden önceki yönetim kurulu üyelerinin yapmış oldukları işlem ve eylemleri şirket denetçilerine bildirmediklerinden zarardan sorumlulukları olduğunu, yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların dava konusu şirket zararından sorumlu olduklarını, 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun geçici 11 inci maddesi gereğince yürülükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 11 inci maddesi şahsi sorumluluk davalarında ispat yükünün davalılarda olduğunu düzenlediğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi değil, zararın doğduğu tarih olması gerektiğini, ıslah edilen tutara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de yanlış olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıların eski yönetim ve denetim kurulu üyesi olduğu şirketin kaynaklarının ticari teamüllere aykırı şekilde ödeme gücü bulunmayan dava dışı şirkete aktarılarak şirketin zarara uğramasına yol açıp açmadığı, zarar varsa miktarı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Kanunu’nun 336 vd. maddeleri ile 359 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Davalılardan yönetim kurulu üyesi … hakkında Mahkemenin 2013/95 E., 2013/347 K. sayılı kararında “…davanın kısmen kabulü ile; 140.606,87 TL asıl ve 44.574,31 TL işlemiş faiz alacağından oluşan toplam 185.181,18 TL…” alacağın tahsiline karar verildiği ve bu kararın davalı … Buruşkoğlu tarafından temyiz edilmediği anlaşılmıştır. Davacı lehine bu miktar yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden, temyize konu hükümde … hakkında 140.452,66 TL’ye hükmedilmesi doğru olmamış, davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek bu davalı hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.

3. Davalı …’nun dava konusu dönemde denetim kurulu üyesi olması nedeniyle oluşan zararda sorumluluğu bulunduğu iddiasıyla hakkında davacı tarafından talepte bulunulmuş, Mahkemece talep edilen dönem için davalının sorumluluğu kanıtlanamadığına karar verilmiş ise de davalı … dosya kapsamındaki Ticaret Sicil Gazetelerinde denetçi olarak görüldüğünden, bu belgeler incelenerek ve gerekirse dava konusu dönem belirtilerek ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden bu döneme ait belgeler yeniden getirtilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.