YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4268
KARAR NO : 2023/12240
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/234 E., 2022/21 K.
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 2015/4683 soruşturma numaralı ve 09.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (h) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca iki kez cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/110 Esas, 2015/389 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/110 Esas, 2015/389 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 13.05.2019 tarihli ve 2016/5276 Esas, 2019/2920 Karar sayılı kararı ile;
“Yakınanlar … ve Arif’in soruşturma aşamasında alınan beyanlarında olay gecesi sanıkların petrol istasyonuna gelerek “Burası bizim, biz buraya çöktük, bundan sonra haraç yiyeceğiz, burası artık bizim, tapusu bize geçti” dedikleri, mağdur …’in tapuyu göstermelerini istemesi üzerine “Buradan git gitmezsen leşini sereriz, canımızı sıkarsan petrol istasyonuna da çökeriz” diyerek sanık …’ın belindeki silahı mağdur …’e doğrultarak “Şimdi git büyüklerini çağır, bundan sonra haracı bana vereceksin, hesap günü gelecek hesap soracağım, buranın haracını ben yiyeceğim” şeklinde tehdit ettiklerini iddia ettikleri, sanık …’in aşamalardaki ifadelerinde yakınan …’e ait petrol istasyonu tarafından tır parkı olarak kullanılan uyuşmazlık konusu alanın tapusunun annesine ait olduğunu beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; kovuşturma aşamasında beyanları alınmayan yakınanlar dinlendikten sonra suça konu taşınmazın tapu kaydının ve taşınmaz üzerinde bulunan işletmeye ait işletme ruhsatının ilgili Tapu Müdürlüğü ve Ticaret Odasından getirtilip taşınmazın kime ait olduğu ve sanıkların hak sahibi olup olmadıkları tespit edildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, “
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2022 tarihli ve 2019/234 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Atılı suçun maddi ve manevi unsurları oluşmadığından sanıkların beraatlerine,
2. Kararda temyiz kanun yoluna başvuru süresinin 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinde belirlenen süreden farklı gösterildiğine,
3. Sanıkların atılı tehdit suçunu ne şekilde işlediklerine dair gerekçe bulunmadığına,
4. Vesaire,
İlişkindir.
III- OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların kendilerine ait olduğunu düşündükleri arsanın kullanım bedelini, mağdurlara hitaben, “Buradan git gitmezsen leşini sereriz, canımızı sıkarsan petrol istasyonuna da çökeriz” şeklinde tehdit etmek suretiyle istedikleri, anlaşılmıştır.
2. Sanıklar savunmalarında özetle; petrol istasyonun yanında bulunan arsanın sanık …’nin annesine ait olduğunu, mağdurlar tarafından kullanıldığını görmeleri üzerine mağdurlara bu durumu sorduklarını, tehdit etmediklerini beyan etmişlerdir.
3. Mağdurlar beyanları ile uyumlu tanık M.A’nın anlatımları, dava dosyasında mevcuttur.
4. Tapu kayıtları, dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Beraate İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurların beyanları, mağdurlar beyanı ile uyumlu tanık beyanı, tapu kayıtları ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı ve mahkemece gösterilen gerekçe karşısında; eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu kabul edilen hükümlerde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Süreye İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
05.08.2017 günlü ve 30145 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 günlü ve 7035 sayılı Kanun’un 21 inci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 291/1 inci maddesindeki “Yedi gün” olan temyiz süresinin “15 gün” olarak değiştirildiği, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı Kanun’un 34/2, 231/2 ve 232/6 ncı maddelerine göre; mahkeme kararlarında, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağı, süreleri ve şekli kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir şeklindeki açık ve buyurucu hükümleri karşısında; temyiz süresi bildiriminin hatalı yapılarak yanıltmaya neden olunduğu belirlenmiş ise de; anılan husus mahallinde düzeltilebilir bulunmakla bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Sanıkların Tehdit Suçunu Ne Şekilde İşlediklerine Dair Gerekçe Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
İddianame anlatımında ve Yargıtay 6. Ceza Dairesinin bozma ilamında yer alan tehdit sözlerine ilişkin içeriğe, mahkeme kararında yer verildiği anlaşılmakla hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Vesaire İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2022 tarihli ve 2019/234 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.