Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/7240 E. 2023/1971 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7240
KARAR NO : 2023/1971
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/306 E., 2015/493 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı … vekili, Kadastro Mahkemesine sunduğu 27.08.2012 tarihli dava dilekçesinde özetle; vekil edeni olan davacı adına zilyetlik tespiti yapılan … ili … ilçesi … Beldesi … mahallede kain 184 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte toplamda 1.362,50 m2 lik alanı davacının 2004 yılında Asiye Bayrak isimli şahıstan satın aldığını, ancak kadastro çalışmaları sırasında 326,52 m2 yüzölçümü ile yalnızca 184 ada 1 parselin askıya çıktığını belirterek, vekil edenin kullanımında olup eksik yüzölçümü ile tespit gören alanın belirlenerek toplamda 1.362,50 m2 yüzölçümü olan yerin davacı adına zilyetlik tespitinin yapılmasını talep ve dava etmiştir.

2. Kadastro Mahkemesince, dava konusu yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediği, taşınmazın tescil harici yerde kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.

II. CEVAP
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2014 tarihli ve 2013/213 Esas, 2014/122 Karar sayılı önceki kararı ile, davanın kabulüne, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 18.09.2013 tarihli rapor ve haritada (A) harfiyle gösterilen 963,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.12.2014 tarihli ve 2014/20064 Esas, 2014/16199 Karar sayılı kararı ile, “yöntemince taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulüne, … ili … ilçesi … Beldesi … Mahallede kain fen bilirkişisinin 18.09.2013 tarihli raporuna ekli kroki 3’de “A” harfi ile taralı olarak gösterilen 963,01 m2 lik taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin esasa yönelik verdiği kararın yerinde olduğunu, ancak harca ilişkin kısım yönünden verilen hatalı kararın düzeltilmesi gerektiğini belirterek, hükmün bu yönden bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmaksızın önceki hükümle yetinilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 Sayılı Kanun) 713/1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 Sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Kanun’un 713/1 inci maddesi,

3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile … ili … ilçesi … Beldesi … Mahallede kain fen bilirkişisinin 18.09.2013 tarihli raporuna ekli kroki 3’de “A” harfi ile taralı olarak gösterilen 963,01 m²’lik taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.

Şöyle ki; temyiz incelemesi sırasında Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2016/4647 Esas, 2018/7636 Karar sayılı kararı ile, dava konusu taşınmazın tapulama sırasında tescil harici bırakılma nedeninin kadastro müdürlüğünden sorulması ve taşınmazın krokisi de eklenmek suretiyle kesinleşmiş imar planı olup olmadığı, var ise taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığı, kalıyorsa hangi tarihte imar planı kapsamına alındığının sorulması ve eksik belgelerin dosya arasına alınması amacıyla dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiş ve bu karar doğrultusunda, İlk Derece Mahkemesince ilgili yerlere yazılan müzekkerelere cevaben; Sakarya Kadastro Müdürlüğünün 03.01.2019 tarihli yazısı ile, dava konusu taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle 2/B (Blok no:XL) bloğu dışarısında bırakıldığı; İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 04.01.2019 tarihli yazısı ile de, dava konusu taşınmazın … uygulama imar planı dışında plansız alanlar bölgesinde kaldığı bildirilmiştir.

Buna göre; dava konusu taşınmazın, kadastro çalışmaları sırasında orman olduğu gerekçesiyle tescil harici bırakıldığı, bu nedenle imar ihyaya muhtaç yerlerden olduğu ve üzerinde iki katlı bir yapının bulunduğu anlaşılmakta olup, taşınmaz üzerine sadece ev yapma şeklinde gerçekleşen kullanımın, imar – ihya ve ekonomik amaca uygun bir zilyetlik olarak kabul edilmesi hukuken mümkün değildir.

İlk Derece Mahkemesince, taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle tescil harici bırakılmış olması nedeniyle, ilgili kamu tüzel kişisi olarak Orman İdaresinin de taraf olarak yer alması gerektiği gözden kaçırılmış, dava konusu taşınmazın, imar – ihya edilip edilmediği, imar ihyaya ne zaman başlandığı ve imar ihyanın ne zaman tamamlandığı hususları açık ve net bir şekilde ortaya konulmadığı gibi, orman ve zilyetlik araştırması da yöntemine uygun şekilde yapılmamış ve taşınmaz bölümü üzerinde bulunan ağaçların cinslerine göre dağılım biçimi ve yaşları belirlenmemiştir.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle tescil harici bırakılmış olması nedeniyle, davasını, ilgili kamu tüzel kişisi olarak Orman İdaresine de yöneltmesi için davacıya süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde, dahili davalıdan delilleri sorulup saptanmalı, bildirildiği taktirde delilleri toplanmalı; taşınmaza komşu parsellerin tutanak ve varsa dayanağı belgeler ile davalı olmaları halinde ise dava dosyaları ilgili yerlerden getirtilmeli; çekişmeli taşınmaza ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları, 3 orman mühendisi bilirkiyisi, 1 ziraat mühendisi bilirkişisi, 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Yapılacak bu keşifte, dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları arasında oluşacak çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve varsa dayanak kayıtları ile denetlenmeli; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinden, gerek dosya kapsamında bulunan gerekse de getirtilecek olan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aleti ile inceleme yaptırılmak suretiyle, taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, evveliyatı itibari ile imar ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığını, imar ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde hangi tarihte imar ihyaya başlandığını ve tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak hangi tarihten beri hangi tasarruflarla zilyet edildiğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir rapor düzenlettirilmeli; ziraat mühendisi bilirkişilerden, taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların cinsi, yaşı, sayısı, kapalılık oranı, taşınmaz üzerindeki dağılımlarını, taşınmazın evveliyatı itibari ile imar ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş yakın plan ve panoramik fotoğraflarını içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; orman bilirkişisi heyetinden, en eski tarihli hava fotoğraflarının incelenmesi suretiyle, taşınmazın evveliyatı itibariyle orman vasfında olup olmadığını ve orman yasalarına göre durumunu açık ve denetlemeye elverişli şekilde ortaya koyan, somut verilere dayalı rapor düzenlemeleri istenilmeli; fen bilirkişisine, keşfi izlemeye ve bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli, ağaçların cinslerine göre taşınmaz üzerindeki dağılım biçimini gösterir, ayrıntılı harita ve rapor düzenlettirilmeli ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeden, eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi isabetsiz olduğundan, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.