YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/469
KARAR NO : 2023/3572
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/920 Esas, 2021/1018 Karar
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/557 E., 2021/243 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasında herhangi bir mal alım satımı olmamasına rağmen davalı tarafından müvekkili aleyhine Samsun 7. İcra Müdürlüğünün 2010/6730 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, borcun sebebi olarak da döviz cinsinden düzenlenen iki adet senedin gösterildiğini, davacının alacaklı olarak görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, davalının borcu ödemeye mecbur bırakmak maksadıyla icra takibi yaptığı ve davacının maaşına haciz koyulduğunu, davalı şirketin ticari defterlerinden arada ticari ilişki olmadığının anlaşılacağını, konulan haciz nedeniyle davacının maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, davacının borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı paranın yasal faizi ile davacıya iadesine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını, borca konu senedin düzenlenme tarihinin 07.12.1999, vade tarihinin 30.11.2008, icra takibinin ise 2010 yılı olduğunu, davacının taleplerinin haksız ve kötü niyetli olup çıkar sağlamaya yönelik olduğunu, takip kapsamında borçluya usulüne uygun tebligat yapıldığını, tebligata rağmen süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığından takibin kesinleştiğini, bono üzerindeki imzalara herhangi bir itiraz söz konusu olmadığından dava konusu senetlerin imzası ikrar edilmiş bono niteliğinde olduğunu, imzası ikrar edilmiş bonoya dayalı alacağın aksini ispat yükünün davacı yanda olduğunu, senette bulunan malen kaydı nedeniyle malın teslim edilmediğini davacının ispatlaması gerektiğini, davacının iddiasını ispata yarar herhangi bir delil ibraz etmediğini, senedin düzenlenmesinin üzerinden 20 yılı aşkın zaman geçmesi nedeniyle davalının ticari defterlerine dayanılmış olmasının kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddine, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip konusu senet vadelerinin 30.10.2008 ve 30.11.2008, takip tarihinin 17.02.2010, dava tarihinin ise 05.09.2019 olduğu, dava ve senede ilişkin zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, işbu davada ispat yükünün davacıda olduğunu, davalının senet metnini talil etmediği, davacının ticari defter deliline münhasıran dayanmadığı ve defterlere ilişkin kanuni saklama süresinin dolduğu, davacı tarafça sunulan yemin metninin davalı şirket vekilince eda edildiği, dava kapsamında ihtiyati tedbir uygulanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senetlerin gerçeğe aykırı olarak tek taraflı doldurulduğunu, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davalının ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, davalının mal teslimine ilişkin bir belge sunmadığını ve takipte kötü niyetli olduğunu, 10 yıllık defter saklama süresine dayanmasının gerçeğin ortaya çıkmasından duyulan çekince olduğunu, davanın süresinde olduğunu, ispat yükünün davalıda olduğunu, tanık dinlenilmesi gerektiğini, bilirkişi delilinin de değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; senede dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine mahsus yolla yapılan takibe karşı açılan menfi tespit talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.