YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22429
KARAR NO : 2023/1389
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/341 – 2021/341
SAYISI : 2021/İHK-13365
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü – İtirazın Reddi
SAYISI : 2021/9381
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait olan davalıya sigortalı aracın 18.09.2020 tarihinde yaptığı kaza neticesinde yaptırdıkları eksper incelemesi sonucunda 198.711,04 TL hasar meydana geldiğini, davalıya kasko poliçesi ile sigortalı aracın hasar beledini talep etmek için sigorta şirketine başvuru yapılmışsa da ödeme yapılmadığını, gerekirse atanacak bilirkişi ile hasar tespiti yapılabileceğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.100,00 TL hasar bedeli, 1.200,00 TL eksper ücretini yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiş, talebini 175.454,87 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; araç üzerinde ekspertiz incelemesi yapılamadığını, fotoğraflar üzerinde ekspertiz çalışması ile araç üzerinde 122.369,00 TL onarım bedeli belirlendiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağının zira davacının talebinin belirlenebilir hale getirdiğini bu nedenle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, kazanın bilinçli şekilde yapılmış olabileceği düşünüldüğünden davacının talebinin reddedildiğini, tarafların anlaşmalı kaza tespit tutanağı düzenlediğini, izlenecek mobese kayıtları ile kazanın bilinçli olarak yapılıp yapılmadığının tespitinin yapılabileceğini ancak tahkimin buna yetkisi olmadığından davanın mahkemede görülmesi gerektiğini, araç üzerindeki gerçek zararın tespit edilmesini talep ettiklerini, KDV ve ekspertiz ücretinden sorumlu olmadıklarını, temerrüt tarihinden itibaren faiz isteminin reddi gerektiğini, zira usule uygun başvuru yapılmadığını, vekalet ücretinin Asliye Hukuk Mahkemeleri için belirlenen vekalet ücretinin beşte biri oranında olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Kasko poliçesi genel şarları B.1.5 MD ve TTK 1437 md gereği sigortalının rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini yerine getirmez ise veya iyiniyet kurallarına aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir husus teminat içindeymiş gibi ihbar edilmesi halinde hasarın teminat içinde kaldığına dair ispat külfetinin sigortalıya geçeceği ancak somut olayda davalı … şirketinin iddialarını ispatlayamadığını bu gerekçe ile taleple bağlı kalınarak başvurunun kabulüne KDV dahil 175.454,87 TL hasar tazmiatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz etmiştir.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru sahibinin eksik evrakla başvuru yaptığını, başvuru şartları oluşmadığından başvurunun usuülden reddi gerektiğini, başvuru konusu taleplerin belirsiz alacak olarak ileri sürülme imkanı bulunmadığını, kazanın bilinçli ve tasarlanarak yapıldığının mobese kayıtları ve yakıt hareketleri ile açıklığa kavuşacağından talebin reddi ile uyuşmazlığın çözümünün Genel Mahkemeler kanalıyla yapılması gerektiğini, müvekkil şirket tarafından yapılan araştırma sonucunda, kazaya karışanların sigorta şirketinden kazanç sağlama amacıyla bilinçli bir şekilde gerçekleştirilmiş olabileceğinin tespit edildiğini, kolluk kuvvetlerince düzenlenmiş bir kaza raporu olmayıp anlaşmalı kaza tespit tutanağı düzenlendiği için kazanın belirtilen tarih ve zamanda, belirtilen şekilde gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirsizliğinin kazanın bilinçli yapıldığını desteklediğini, eksper raporunda hasar tutarının 122,369,00 TL olduğunun tespit edildiği, başvuranın belgelediği KDV zararı bulunmadığı, başvuranın kendi seçtiği eksperin ücretini talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, hasar bedelinden kusur ve iskonto indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, başvuran lehine takdir olunan vekâlet ücretinin 1/5 olması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “… başvuruda belge eksikliğinin dava şartı olmadığı, zire eksiklik olsa dahi bunun giderilmesinin mümkün olması halinde tamamlanması için kesin süre verilebileceği, dava konusu miktarın tartışmalı olduğu ve davacının kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunduğunu, rizikonun teminat dışı kaldığının sigortacı tarafından ispatlanması gerektiğini, dosyaya alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, kaza ve hasarın uyumlu olduğunu, sigortacının gerçek zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, işçilik ve onarım giderlerinin de zararı kapsadığını ayrıca kazaya karışan araçlarda oluşan hasarın poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sigortacı tarafından karşılanacağı ve KDV’ninde hasar bedeline eklenerek sigorta ettirene ödenmesi gerektiğini, davacı lehine tam vekalet ücreti verilmesi gerektiği” gerekçeleri ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; belirsiz alacak davası açılamayacağını, kazanın bilinçli olarak tasarlanarak yapıldığını, kolluğa ihbarda bulunulmadığını, eksperin aracı görmediğini, kazadan kısa süre önce kasko yapıldığını ve kazadan sonra iptal edildiğini, kazanın teminat kapsamında olmadığını, hasarlı araçlardan parçalar alınarak kaza yapacak araçlara takıldığını bu şekilde rakamların yükseltildiğini, davacı lehine vekalet ücretinin tam ve nispi verildiğini beyanla kararın bozulmasının talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın 18.09.2020 tarihinde çift taraflı kazada zarar görmesine bağlı hasar bedeli talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1409 ve 1446 ıncı maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davanın kısmi dava olarak açılmasına, dosyada kazanın bilinçli olarak yapıldığına dair delil olmamasına, kazaya karışan diğer araç sürücüsü ile tutulan kaza tespit tutanağının varlığına göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci maddesinde “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan “20.618,21 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “4.123,64 TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın saklama kararını veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.