Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/254 E. 2023/2645 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/254
KARAR NO : 2023/2645
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/440 E., 2022/2081 K.

KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/2 E., 2021/290 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurumun istinaf isteminin süre yönünden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin İsviçrede geçen hizmetlerini borçlanarak 01.09.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak müvekkilinin yurt dışında çalıştığı gerekçesiyle bağlanan yaşlılık aylığının iptal edilerek yersiz ödendiği bildirilen 12.073,60 TL nin faiziyle birlikte talep edildiğini, ayrıca … İcra Dairesinin 2018/3506 Esas sayılı dosyasında yapılan ilamsız takibin 06.12.2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, müvekkilinin yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra İsviçredeki prim ödemelerinin sadece hastalık sigortası olduğunu, yaşlılık aylığının bağlandığı 2012 yılında kesin dönüş yaptığını, hastalık sigortasına yapılan ödemelerin emeklilik üzerinden bir etkisinin olmadığını beyanla Türkiye’ye kesin dönüş yapmış olan davacı için hastalık sigortası primi yatırılmış olmasının çalışma ve sosyal yardım olarak kabulünün mümkün olmadığından dönem aylığının kesilmesi ve borç çıkarma işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, davacının aylık talep tarihinde ve aylık başlangıcında yurt dışında hizmeti olması nedeniyle aylıkların kesilmesinin yerinde olduğunu ileri sürümüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinaf başvurusunda; İsviçre Sigorta Merciinden alınan 18.09.2017 tarihli belgesinde davacının aylık talep tarihinde ve sonrasında adına prim ödenmeye devam edildiğinin bildirilmesi karşısında yersiz ödenen aylıkların ödenmesinin istenildiğini, Kurum işleminin yerinde olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkili adına 01.09.2012 ile 31.12.2014 tarihleri arasında adına yurt dışından hastalık sigortasından prim ödendiği ve bu ödemenin sosyal yardım olarak kabulüne olanak bulunmadığını, 2020/51 sayılı Genelgenin de aynı yönde düzenleme içerdiğini, aylığın kesilmesinin yerinde olmadığını, ileri sürmüş ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının İsviçre’de geçen 9750 günlük hizmetini 3201 sayılı Kanun uyarınca borçlanması bulunduğu belirtilerek davacıya 38 gün 4/1-a kapsamında sigortalılığı ile birlikte toplam 9782 gün prim ödemesine ve 01.08.2018 tarihli tahsis talebine istinaden 01.09.2012 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun’un geçici 81/B-E maddesine göre yaşlılık aylığı bağlandığı, İsviçre sigorta merciince düzenlenen 27.09.2017 tarihli E205 CH (1 bölgesinde) davacının 1984-31.12.2014 tarihleri arasında sigorta mercii ile sigortalılık ilişkisinin olduğunun belirtildiği, 2012 yılından sonra İsviçre’de sigortalı çalışmasının bulunmadığı ve adına “4 kodu ile prim yatırıldığı, ancak “4” kodunda yapılan prim ödemelerinin yukarıda yazılı mevzuat ve madde gerekçesi kapsamında aylık tahsisine engel olmadığı anlaşıldığından (Yargıtay 10.HD’nin 06.12.2021 tarih 2021/5872 Esas-2021/15468 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK 352/1-c maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir denilerek davalı Kurum vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin 6100 sayılı HMK’nın 352/1.c maddesi uyarınca süre yönünden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile … 27. İş Mahkemesine ait 26.10.2021 tarih ve 2021/2 Esas ve 2021/290 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yerine davanın kabulüne davacının yaşlılık aylığının kesilmesine ve 01.09.2012 – 31.12.2014 tarihleri arasında yersiz ödeme yapıldığı iddiasıyla tahakkuk ettirilen borç çıkarma işlemlerinin iptali ile davacının bu ödemeler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde davacının yaşlılık aylığı alırken İsviçre’den “4” kodunda prim ödemeleri olduğu için kesin dönüş şartı yerine gelmediğinden aylığın iptaline dair Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığının kesilmesine ve 01.09.2012 – 31.12.2014 tarihleri arasında yersiz ödeme yapıldığı iddiasıyla tahakkuk ettirilen borç çıkarma işlemlerinin iptali ile davacının bu ödemeler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 3201 sayılı Kanun 6 ncı maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.