YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1171
KARAR NO : 2023/12428
KARAR TARİHİ : 18.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1946 E., 2019/1808 K.
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2017 tarihli ve 2017/1554 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar … ve … haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 nci maddesi, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2018 Tarihli ve 2017/204 Esas, 2018/208 Karar sayılı kararı ile; sanıklar … ve … haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (d) ve (h) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58 inci maddeleri uyarınca hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.09.2019 Tarihli ve 2019/1946 Esas, 2019/1808 Karar Sayılı Kararı ile; sanıklar haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar … ve … müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı sayılı Kanun’un 280 inci maddesi birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın yağma kastının bulunmadığına ve suçun unsurlarının oluşmadığına,
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut, kesin ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine,
2. Sanığın diğer sanık …’in eylemine iştirak iradesinin bulunmadığına ve buna ilişkin olarak yeterli gerekçe gösterilmediğine,
3. Sanığın üzerine atılı eylem bakımından yardım eden sıfatı ile sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğine,
4. Sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Ölen mağdur …’ın sanık … ile daha önceden tanıştıkları ve zaman zaman para karşılığında cinsel ilişkiye girdikleri, olay günü mağdur ve sanık …’un birlikte eve gittikleri, sanık …’un içerisi çok sıcak bahanesiyle mağdura kapı ve penceleri açtırması üzerine içeriye sanık …’nın girdiği, mağdura hitaben sanık …’u göstererek “Ne işin var senin bununla bu benim dostum” dediği, mağdurun “Kendisi beni çağırdı ben de geldim, senin dostun olduğunu bilmiyorum” dediği, sanık …’un da sanık …’ya “Aramızda bir şey geçmedi, bir şey yapmadık” diyerek dışarıya çıktığı, sanık …’nın “20.000,00 TL para bulmazsan canından olursun” diyerek mağduru ölümle tehdit etmek suretiyle mağdurdan 20,000,00 TL para istediği, mağdurun ertesi gün parayı verebileceğini söylediği, sanık …’nın ayrıca çıplak fotoğraflarını da çekerek mağdura “Yarın parayı getirmezsen ve gidip de şikâyette bulunursan bu çektiğim fotoğrafları sosyal medyaya atarım ve seni rezil ederim” dediği, sonrasında nüfus cüzdanını ve cep telefonunu alarak “10 dakika sonra dışarıya çıkacasın telefonunu kapının önüne bırakacağım” diyerek gittiği, içeride bir kaç dakika bekleyen mağdurun giyinerek kapının önündeki cep telefonunu alıp evine gittiği ve sanıklardan şikâyetçi olduğu, şikayet üzerine nöbetçi Cumhuriyet Savcısı’nın talimatı doğrultusunda sanık …’nın mağduru arayarak parayı hazır etmesini istemesi üzerine mağdurun içerisinde para olduğu görüntüsü verilen çanta ile birlikte buluşmaya gittiği bu sırada kolluk kuvvetleri tarafından takip edildiği, sanık …’nın söz konusu çantayı almak için elini uzattığı esnada kollu görevlilerince yakalandığı ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Mağdurun soruşturma aşamasınd tutarlı beyanlarda bulunduğu ancak yargılama esnasında öldüğü görülmüştür.
3. Sanıkların, üzerlerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettikleri anlaşılmıştır.
4. Tanık H.A.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Kolluk güçleri tarafından tanzim olunan, 29.06.2017 tarihli Rızaen Muhafaza Altına Alma Ve Cep Telefonu Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
6. Dosya arasında 28.06.2017 tarihli Olay yeri Görgü Ve Tespit Tutanağı mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık … Müdafii ve Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebeplerine İlişkin Olarak;
A. Suçun Unsurlarının Oluşmadığına ve Beraat Etmeleri Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun tutarlı beyanları, olay günü sanık …’nın suça konu parayı alacak iken suç üstü yakalanmış olması, sanıkların birlikte yaşadıkları ikamette mağdura ait nüfus cüzdanının ele geçtiğine dair tutanak içerikleri, sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik çelişkili savunmaları ve tüm dosya içeriği karşısında, sanıklar … ve … …’nın eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık …’un Suç İşleme Kastının Bulunmadığına ve Asli Fail Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık … ve suç arkadaşı sanık …’nın önceden yaptıkları plan dahilinde sanık …’un mağduru ikamete götürerek cam ve kapıları açtırdığı, diğer sanık …’nın hemen akabinde ikamete girerek sanığı ölümle tehdit etmek suretiyle 20.000,00 TL para istedikleri olayda; sanık …’un ve diğer sanık ile birlikte olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, suç ortağının etkinlik ve gücünü arttırdığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli fail olarak eyleme katıldığı ve suçunun sabit olduğu anlaşılmakla sanık … müdafiinin bu yöndeki temyiz istemi yerinde görülmemiş bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Lehe Olan Hükümlerin Uygulanmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Mahkemece aynı sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca ölçülülük ilkesine uygun bir biçimde temel cezanın belirlendiği, sanıklar haklarında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin de değerlendirildiği ancak aynı sayılı Yasa’nın 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim sebebi uygulanmaması takdir kılınmakla, ayrıca sanık …’un tekerrüre esas mahkûmiyetinin bulunması nedeniyle ve her iki sanık hakkında hükmolunan netice cezalar miktarının 6 yıl hapis cezası olması karşısında bu cezaların, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.09.2019 Tarihli ve 2019/1946 Esas, 2019/1808 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ve sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bergama Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
18.09.2023 tarihinde karar verildi.