YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/16749
KARAR NO : 2023/12181
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1276 E., 2023/971 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine, sanıklar haklarında katılan …’e yönelik nitelikli yağma suçuna ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı;
Sanık … hakkında mağdur …’e yönelik nitelikli yağma suçuna ve katılan …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna, sanık … hakkında katılan …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin olarak ise İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık … ve müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmesiyle;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.07.2020 tarih, 2019/1-52 Esas ve 2020/359 Karar, 12.03.2020 tarih, 2018/1-337 Esas ve 2020/176 Karar, 23.10.2018 tarih, 2017/1-842 Esas ve 2018/457 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere; temyiz kanun yolu başvurusunda bulunulduktan sonra, ilgililerin temyiz başvurusundan “feragat” ya da “vazgeçme” vb. içerikli taleplerinin, kanun yoluna başvurma hakkından feragat kapsamında değil yapılan kanun yolu başvurusunun geri alınmasını düzenleyen 5271 sayılı CMK’nın 266 ncı maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve talep içeriğinin açıkça temyiz başvurusunun geri alınması diğer bir deyişle yapılan temyiz başvurusundan vazgeçme iradesini yansıtıp yansıtmadığına bakılmasının gerekeceği, iradenin açıkça yapılan temyiz başvurusundan vazgeçmeye yönelik olması hâlinde, temyiz davasının açılabilmesi için gerekli olan “istek” de ortadan kalkmış olacağından vazgeçilen bu temyiz davasından dolayı Yargıtayca temyiz incelemesinin yapılamayacağı, bu itibarla somut olayda sanık …’ın “…cezamın onaylanmasını istiyorum.” şeklindeki dilekçeleri ile asıl iradesinin temyizden vazgeçmek değil de açık ceza infaz kurumuna geçiş yapmak, daha fazla kapalı ceza infaz kurumunda kalmamak için dosyanın bir an önce sonuçlanmasına öncelikle incelenmesine yönelik olduğu, sanığın cezaevinden gönderdiği dilekçelerinde temyizden vazgeçtiğine dair açık bir ibare yazmadığı gibi müdafiinin de bu yönde bir talebinin olmadığı belirlenerek sanığa ön inceleme neticesinde temyiz edilmekle gereği düşünüldü.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2022 tarihli ve 2022/1380 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (h) bentleri, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi, sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (h) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2023 tarihli ve 2022/233 Esas, 2023/28 Karar sayılı kararı ile; sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 149 uncu maddesinin birinci fıkrası (a), (b), (c) ve (h) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2023/1276 Esas, 2023/971 Karar sayılı kararı ile; sanıklar haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık … ve müdafii ile sanık … ve müdafiinin istinaf başvurularının “…TCK 53.maddesi uygulaması ile ilgili olarak 14/04/2020 tarihli ve 7242 Sayılı Kanunun 10.maddesi ile yapılan değişikliğin infaz aşamasında değerlendirilebileceği kabul edilmiştir. Sanık … hakkında katılan …’e karşı yağma suçundan TCK 149/1-a-c-h.maddesi gereğince cezalandırılması yönünde hüküm kurulmuş ve b fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına şeklinde karar oluşturulmuş ise de, sanık …’ın olayın başından beri yüzünde maske ile eylemi gerçekleştirmesi ve maskenin korkutuculuğu ile gizlenmeye yönelik kolaylığından faydalanması ve sanık …’in de bunu bilmesi ve suçun birlikte işlendiğinin kabul edilmesi dikkate alındığında, nitelikli hal olarak TCK 149/1-b.maddesi uygulanarak alt sınırdan daha çok uzaklaşılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı ise de, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından CMK 280/1-g.maddesi gereğince davanın yeniden görülme sebebi yapılmamıştır…” eleştirisi ile 5271 sayılı sayılı Kanun’un 280 inci maddesi birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Katılan ve tanık beyanları çelişkili olup mevcut delil durumu itibariyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut, kesin ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine,
2.Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
B. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın olay sırasında elinde silah, yüzünde ise maske bulunmayıp diğer sanıkta silah ve maske bulunduğundan nitelikli hallerin hatalı uygulandığına,
2.Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına ve sanığın beraat etmesi gerektiğine,
3. Sanığın diğer sanık …’ın eylemine iştirak iradesinin bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü gece saat 01.30 sıralarında sanıklar … ve …’in katılan …’in ikametinin bulunduğu sokak üzerinde beklemeye başladıkları, akabinde katılan … ve mağdur …’in ticari taksi ile olayın yaşandığı bölgeye geldikleri, katılan …’in iki şahsın köşe başında beklediğini görmesi üzerine şüphelenerek taksi şoförüne aracı daha ileride durdurmasını istediği, sanık …’ın yüzünde maske takmış vaziyette yaya olarak ticari taksiye yaklaştığı ve elinde bıçak olduğu halde katılan …’i kolundan tutmak suretiyle taksiden indirdiği, itekleyerek ara sokağa zorla götürdüğü, bu esnada diğer sanık …’in taksinin başında diğer mağdur … ile kaldığı, ara sokakta sanık …’ın olay sonrası ele geçirilemeyen fakat olay yerinde sadece fişeğine rastlanarak muhafaza altına alının tüfeği belinden çıkararak doldur boşalt yapıp katılan …’e doğrultarak cep telefonunu ve parasını istediği, katılan …’in de Samsung Galaxy A marka cep telefonunu ve üzerinde bulunan 100,00 TL parayı sanık …’a verdiği, sanık …’in ise, taksiciden para üstü olarak 20 TL alan mağdur …’e “Mal alacağız, adam silahla bekliyor orada, bize mal ver, para ver” diyerek tehdit ederek elindeki 20,00 TL parayı mağdurun rızası hilafına aldığı ve olay sonrası ele geçirilemeyen bıçağı cebinden göstererek “Bunu gördün mü bu ney?” diye sorduğu, mağdurun da bıçak olduğunu belirtmesi üzerine bıçağı mağdur …’e doğru göstererek tekrar para vermesini istediği ancak mağdur …’in başkaca parasının olmadığını söylediği, sonrasında her iki sanığın da olay yerinden ayrıldıkları, olay sonrasında yakalanan sanık …’ın üzerinde bulunan ve katılan …’e ait cep telefonunun kolluk marifetiyle katılana teslim edildiği, 100,00 TL paranın ise teslim edilemediği, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Katılan ve mağdurun aşamalarda genel olarak birbiriyle uyumlu ve tutarlı beyanlarda bulundukları görülmüştür.
3. Sanıkların, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettikleri anlaşılmıştır.
4. 17.02.2022 tarihli Bilirkişi İnceleme Raporu dosya içerisinde mevcuttur.
5. 11.02.2022 tarihli CD Ön İzleme Raporu ve Olay Yeri İnceleme Raporu dosya içerisinde mevcuttur.
6. Sanık …’ın uyuşturucu madde, iki adet bıçak ve yağma konusu cep telefonu ile birlikte yakalandığına ilişkin 11.02.2022 tarihli Olay Ve Yakalama Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Delil Yetersizliği Nedeniyle Beraat Etmeleri Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılanların tüm aşamalarda genel hatları itibariyle birbirleriyle uyumlu ve tutarlı beyanları, sanıkların tevili yollu ikrarlarını içeren savunmaları, CD görüntü inceleme tutanağı, bilirkişi raporu, olay yeri inceleme raporu, tanık beyanları ve tüm dosya içeriği karşısında, sanıkların eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit edilerek veya cebir kullanılarak bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç, anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılmak suretiyle gerçekleşir. Aynı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasında nitelikli halleri düzenlenmiştir. Hâl böyle olunca sanıkların katılan ve mağdura silah sayılan bıçak ve tüfek ile korkutmak suretiyle cep telefonu ve 100,00 TL parasını almaları şeklindeki eylemlerinin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla bu yönüyle kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık …’in İştirak İradesi Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Olayın başında katılan ve mağdurun sanıkları birlikte kendilerini beklerlerken gördükleri, sanık …’in olay yerine yanındaki sanık …’ın yüzünde maske bulunur vaziyette geldiği ve olayın en başından itibaren maskeli şekilde eylemi gerçekleştirdiği, katılan …’e karşı yağma eylemi sırasında sanık …’ın katılanı arka sokağa götürmesi sırasında sanık …’in diğer mağdur … ve taksi şöförü olan tanık Ş.Ş.’nin yanında bıçakla kalmak suretiyle katılana yardım etmelerine engel olduğu ve sanık …’ın yağma eylemini tamamlamasına imkan tanıdığı, diğer sanık ile birlikte olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, suç ortağının etkinlik ve gücünü arttırdığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli fail olarak eyleme katıldığı ve suçunun sabit olduğu anlaşılmakla sanık … ve müdafiinin bu yöndeki temyiz istemleri yerinde görülmemiş bu yönüyle kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Nitelikli Hallerin Hatalı Uygulandığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
İştirak halinde işlenen yağma suçunda faillerden yalnızca birinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması, bunu bilen tüm suç ortakları bakımından 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen nitelikli halin uygulanması için yeterli olduğu, yine dosya kapsamında mevcut olay yeri inceleme raporuna göre olay yeri yakınında katılanın beyanlarını doğrular nitelikte bir adet av tüfeği fişeğinin bulunmuş olması, görüntü inceleme kayıtları ve bilirkişi raporuna göre sanıkların ellerinde yabancı cisim olduğunun görüldüğü, mağdur …’in de benzer şekilde olay yerinde silah doldurup boşaltılması şeklinde ses duyduğuna ilişkin beyanları dikkate alındığında sanıklar haklarında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde düzenlenen nitelikli hallerin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Mağdur …’e Yönelik Nitelikli Yağma ve Katılan …’e Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından, Sanık … Hakkında Katılan …’e Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık … ve müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar … ve … Haklarında Katılan …’e Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 Tarihli ve 2023/1276 Esas, 2023/971 Karar sayılı kararında sanık … ve müdafii ile sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.