Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/17824 E. 2023/992 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17824
KARAR NO : 2023/992
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/767 E., 2016/483 K.
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2015 tarihli ve 2015/35144 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında cinsel taciz suçundan cezalandırılması talebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2016 tarihli ve 2015/767 Esas, 2016/483 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.11.2020 tarihli ve 14-2016/294275 numaralı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi
Cinsel taciz suçunun cep telefonu ve mesaj iletişim programı aracılığı ile işlendiğinin mahkemece kabul edilmesine göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesine ilişkindir.

B. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın olay günü… isimli başka bir arkadaşına mesaj atmak isterken yanılgıyla mesajını adı… olan mağdureye göndermiş olduğuna, suç işleme kastının bulunmadığına, atılı suçun olayda unsurları itibarıyla oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, “Sanığın olay tarihinde katılan mağdureye Whatsapp telefon programından mesaj atarak ‘senden hoşlandım mesaj bekliyom’ diyerek cinsel taciz eylemini gerçekleştirdiği” şeklinde olayın gerçekleştiği kabul edilmiş, “Sanık savunmasında kendisinin… isimli başka bir arkadaşının olduğunu yanlışlıkla katılan …’a mesaj attığını öne sürmüş ise de katılan …’ın beyanında açıkça olayları ayrıntılı olarak anlattığı, sanığın bir defa değil birden fazla ısrarla katılana mesaj gönderdiği her ne kadar bu konuda katılanın soyut iddiasından başka delil olmasa da yerleşik Yargıtay kararlarına göre cinsel kimliğe yönelik suçlarda mağdurenin sanığa iftira atmasının ve mağdurenin suç uydurmasının hayatın olağan akışına uygun görülmediğinden katılan mağdurenin beyanlarına itibar edilmesinin gerektiği” gerekçesine binaen sanığın cinsel taciz suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Mahkemece sanığın telefonundan mesaj iletişim programı yoluyla katılan mağdurenin telefonuna 24.08.2015 tarihinde gece saat 02.45 sularında “Senden hoşlandım mesaj bekliyom” şeklinde mesaj gönderdiği olarak kabul edilen eyleminde anılan mesajda cinsel taciz içerikli sözünün bulunmaması nedeniyle olayda atılı suçun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine yönelik hüküm kurulması hususu hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2016 tarihli ve 2015/767 Esas, 2016/483 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, farklı gerekçe ile Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.