Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/17738 E. 2023/1511 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17738
KARAR NO : 2023/1511
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/98 E., 2016/233 K.
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğuun kaçırılması ve alıkonulması, sağlık için tehlikeli madde temini
HÜKÜMLER : Düşme, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen kararın; 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli ve 2016/98 Esas, 2016/233 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile sağlık için tehlikeli madde temini suçlarından görülen yargılama neticesinde değişen suç vasıflarına göre reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeni ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile 5271 saylı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine, sağlık için tehlikeli madde temini suçunun unsurları itibari ile oluşmadığından bahisle bu suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri
Özetle, mahkemenin somut olaya uyguladığı kanun maddelerinde hataya düşüldüğü, olayla uygulanan kanun maddeleri arasında açık bir farklılık yaratıldığı, sanığın suçu işleme biçimi, olay yeri, suç konusunun önem ve değeri, suç sebep ve saikleri, sanığın kastının yoğunluğu dikkate alındığında düşme kararı yerine sanıkla ilgili iddianamede belirtilen suçlarla ilgili ceza hükmü kurulması ve sanığın en üst sınırdan haksız tahrik ve takdiri indirim uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiği, suçun işleniş biçimi, birden çok kez işlenmesi, sanığın suç işleme kastının yoğunluğu ile eylemi nedeniyle kamu düzeninin gördüğü ağır hasar, mağdurenin uğradığı zararın ağırlığı göz önüne alındığında sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesi tarafından, mağdure…’in 2015 yılı Ağustos ayı ortalarında sanık … ile tanıştığı ve Ağustos ayı ortalarında kız arkadaşı… ve sanığın erkek arkadaşı …ile birlikte… isimli kafeye gittikleri, daha sonra mağdure ile sanık arasında duygusal yakınlık başladığı, mağdurenin sanığa ait işyerine gittiği bir sırada kendi rızası ile sanık ile cinsel ilişki yaşadıkları, mağdurenin kendi ailesi ile yaşadığı problemler nedeni ile kız yurduna yerleştirildiği, burada sağlık kontrolünden geçtiğinde hamile olduğunun tespit edildiği, mağdure bu hamileliğinin sanık … ile ilişkisinden kaynaklandığını, bu olayın rızası dışında gerçekleştiğini beyan ederek şikayetçi olduğu, bu sebeple sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sağlık için tehlikeli madde temini suçlarından kamu davası açıldığı, duruşmaya katılan mağdurenin soruşturma aşamasında kızgınlıkla sanık aleyhine ifade verdiğini belirterek esasen kendi rızası ile sanıkla cinsel ilişki yaşadıklarını, sanığın herhangi baskısının olmadığını, ayrıca sanık ile birlikte alkol tüketmediklerini, olaydan sonra sanıkla nişanlandıklarını, bu nedenle sanık hakkında şikayetçi olmadığını beyan ettiği, mağdurenin duruşmadaki anlatımının sanığın savunması ile örtüştüğü, bu beyanlar dışında sanığın aleyhine teşkil edecek herhangi bir kanıt elde edilemediği, bu nedenle savunmaya ve mağdurenin anlatımlarına itibar edilerek sanığın eylemlerinin reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarını oluşturduğu ve bu suçların şikayete tabi olduğu, mağdure ve velisi olan babasının sanık hakkında şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri nedeniyle bu suçlardan açılan kamu davalarının düşürülmesine; sağlık için tehlikeli madde temini suçundan yapılan değerlendirmede ise, her ne kadar soruşturma aşamasında mağdure, sanığın kendisine alkol ikram ettiğini beyan etmiş ise de; 5237 sayılı Kanun 194 üncü maddesindeki suçun oluşabilmesi için sağlık için tehlike oluşturabilecek nitelikte bir maddenin çocuğa verilmesinin gerektiği, mağdureye ikram edildiği iddia edilen içkinin niteliğinin ne olduğunun belirlenemediği, kaldı ki, yargılama aşamasında bizatihi mağdurenin sanık ile alkol tüketmediklerini beyan ettiği, bu durumda sanığın üzerine atılı bu suçun unsurları itibari ile oluşmadığı kanaatine varıldığı için bu suçtan sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Şikayetçi ve mağdurenin 31.05.2016 tarihli duruşmada mahkeme huzurunda şikayetten vazgeçmeleri ile dosya kapsamındaki deliller, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığından katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli ve 2016/98 Esas, 2016/233 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.