YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9840
KARAR NO : 2023/4957
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/251 E., 2023/848 K.
…
SUÇ : Uyuşturucu madde imal etme
HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası
gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar Seyfeddin ve Soner müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.03.2021 tarihli ve 2021/1708 Esas, 2020/29969 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2021/184 Esas, 2022/319 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 16 yıl 3 ay hapis ve 40.000.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar Dilaver, Soner ve Seyfeddin hakkında 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.03.2023 tarihli ve 2023/251 Esas, 2023/848 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile sanıklar Seyfeddin ve Kemal’in istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine,
2. Sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinde dair yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine,
5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
İlişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
2. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3. Sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinde dair yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
İişkindir.
D. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinde dair yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine,
İlişkindir.
E. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın hukuka aykırı ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar tüm sanıklar alınan beyanlarında, uyuşturucu maddelerin kendilerine ait olmadığını, bu maddeler ile hiçbir ilgilerinin bulunmadığını beyan etmiş iseler de; (sanık … üzerinde ele geçirilen metamfetamin ve sentetik maddenin kendisine ait olduğu, sanık … üzerinde ele geçirilen metamfetaminin kendisine ait olduğunu ve sanık …… mahallede bulunan ikamette ele geçirilen net 78 gram metamfetaminin kendisine ait olduğunu, bu maddeleri kullanmak için bulundurduklarını, diğer maddeler ile ise hiç bir ilgilerinin bulunmadığını beyan etmiş iseler de), sanıklar … ve …ın uyuşturucu madde sattıklarına ilişkin istihbari bilgi, tüm sanıklar arasında olay tarihinde gerçekleşmiş olan ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgeler ile ele geçirilen maddeler ile birlikte değerlendirildiğinde uyuşturucu maddelere ilişkin olduğu kanaatine varılan telefon görüşmeleri, bu görüşmeler neticesinde yapılan fiziki takip ve buna ilişkin tutanak, yine fiziki takip sonrasında durdurulan araçta bulunan sanıklar … ve …’in üzerinde ve bu araçta uyuşturucu madde ele geçirilmesi, sanık …’in üzerinde ele geçirilen net 49 gram madde ile aracın bagaj kısmında bulunan net 816 gram maddenin içeriğinin aynı olması, bu arama sonrasında usulüne uygun olarak hem tüm sanıkların beyanları, hem tanık beyanları, hem de araştırma tutanakları
ile tespit edildiği üzere, sanık …’in diğer sanıklar ile birlikte kullandığı, … sitesi no:5/1 E-4 … adresinde bulunan ikamet ile…adresinde bulunan ikamette yapılan aramalarda metamfetamin, hint keneviri bitki parçaları ve Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesinden alınan raporda belirtildiği üzere 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında bulunan maddelerin bulunması, sanık …’in cep telefonunun incelenmesinde diğer sanıklar … ile olay tarihinden öncesine ait uyuşturucu madde ticareti üzerine yapıldığı değerlendirilen mesajlar ve ses kayıtları ile sanık … ile olay tarihinden bir kaç gün öncesine ait yine uyuşturucu madde ticareti üzerine yapıldığı değerlendirilen mesajlar ve ses kayıtları, yine sanık …’ın cep telefonunun incelenmesinde diğer sanık … ile suç tarihinden çok kısa süre öncesine ait uyuşturucu madde ticareti üzerine yapıldığı değerlendirilen mesajlar ve ses kayıtları, bir kısım sanıkların üzerinde, araçta ve adresleri yukarıda belirtilen…ahallesinde bulunan ikametlerde yapılan aramalar neticesinde istihbari bilgiyi ve tape kayıtları ile bir kısım sanıkların cep telefonunda tespit edilen mesajlarla uyumlu uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi, sanıkların savunmalarında belirttikleri doğal gaz işine ait herhangi bir delil, bilgi yada belgenin ele geçmemiş olması, aksine, …mahallede bulunan ikamette yapılan aramada sanık …’a ait el çantasının içerisinde “kg” ve “gr” ibarelerinin de bulunduğu, ancak doğalgaz işine ait olduğuna dair herhangi bir bilginin bulunmadığı, bu nedenle uyuşturucu madde ticareti para akışı olduğuna kanaat getirilen evrakların ele geçirilmesi, yine …mahalle de bulunan ikamette arama yapıldığı sırada sanıklar … ve …’in bulunması, bu evde temizlik yapmak için bulunduğunu beyan eden tanık …’in aşamalarda bu evi sanık …’in ve Seyfettin’in kullandığı ve evin bu sanıklara ait olduğu yönündeki beyanı, yine ikamette yapılan aramada uyuşturucu maddenin yanında hassas terazinin ele geçirilmesi, konuşmalarda sanık …e “dayı” diye hitap edilmesi, yine sanıkların kendi aralarında yaptıkları konuşmalarda “kombi, taş, kahve” gibi şifreli kelimeler ile konuşmaları, bir kısım sanıkların bu şifreli konuşmaların uyuşturucu madde olduğu yönündeki beyanları, arama yapılan ikamet ile ilgili çelişkili ve birbirleri ile uyumlu olmayan sanık savunmasının bulunması, yine tape kayıtları ve whatshapp yazışmalarına hayatın olağan akışına aykırı açıklamalar yapılması ile tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiş olup, belirtilen ikametlerde, araçta ve bir kısım sanıklar üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile yine ihtisas raporunda 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında kalan maddeleri tüm sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde uyuşturucu madde ticareti yapma kastı ile bulundurdukları, bu şekilde 5237 sayılı Kanun’un 37 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan suçu işledikleri kanaatine varılmıştır. Yine 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanıkların
eylemlerini, beş kişi ile birlikte işledikleri anlaşılmakla cezalarında yarı oranında artırım yapılmasına karar verilmiştir. Yine her ne kadar tüm sanıklar hakkında uyuşturucu madde imal etme suçundan cezalandırılmaları talebi ile kamu davası açılmış ise de, sanıkların ele geçirilen PSUDOEFEDRİN, TRİPFOLİDİNE, ASETON maddelerini uyuşturucu veya uyarıcı madde imal etmek amacıyla bulundurduklarına dair dosya kapsamında bir delil tespit edilemediği anlaşılmış olup, bu nedenle sanıklar hakkında temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası değil aynı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası dikkate alınmıştır. Ayrıca PSUDOEFEDRİN, TRİPFOLİDİNE, ASETON maddelerinin 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında değerlendirilebileceği yönündeki rapor, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisindeki bulundurdukları kanaatine varılarak metamfetamin ve hint keneviri bitki parçaları ile birlikte değerlendirildiğinde sanıklar hakkında daha ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince temel ceza belirlenmesi yoluna gidilmiştir. Temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, işlenmesindeki özellikler, suç yeri, suç konusunun miktarı ve ele geçiriliş şekli nazara alınarak takdiren alt sınırdan ayrılmak suretiyle sanıkların cezalandırılmaları gerektiği gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince adli para cezası hesaplanırken yapılan yazım hatası nedeniyle oluşan hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve suçun sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ve 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükümlerin yeterli gerekçeyi içerdiği anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.03.2023 tarihli ve 2023/251 Esas, 2023/848 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan
temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar Kemal, Murat, Soner ve Seyfeddin hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.