YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6073
KARAR NO : 2023/4648
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/943 E., 2022/1059 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Hükmün açıklaması suretiyle mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : 1. Cumhuriyet savcısı (sanık aleyhine)
2. Sanık
07.10.2022 tarihinde sanığa tefhim edilen hükmün, 7 günlük temyiz süresi geçtikten sonra 20.10.2022 tarihinde temyiz dilekçesi sunulmuş ise de; Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hüküm fıkrasında başvurulacak
kanun yolunun, merciinin, süresinin ve şeklinin açıkça gösterilmesi gerekmekte olup; inceleme konusu kararda yasa yolu mercii ve süresi belirtilmekle birlikte, hükmün tefhiminden itibaren 7 gün içinde ve 5271 sayılı Kanun’un 263 üncü maddesi uyarınca başka bir suçtan hükümlü olan sanığın bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak suretiyle hükmü temyiz edebileceğine ilişkin hususun açıkça gösterilmediği anlaşılmakla, sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ila beşinci fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2014 tarihli ve 2012/763 Esas, 2014/152 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ve hak yoksunluğuna verilmiştir.
C. Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2014 tarihli ve 2012/763 Esas, 2014/152 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.02.2018 tarihli ve 2014/10603 Esas, 2018/2107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında aynı suçtan dolayı başka dava olup olmadığının araştırılması gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
D. Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2018/260 Esas, 2019/60 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezasına dair
hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 25.02.2019 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
E. Sanığın denetim süresi içinde 08.02.2022 tarihinde işlediği Kullanmak için Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak suçundan mahkûmiyet kararı verilerek ihbarda bulunulması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2022 tarihli ve 2022/943 Esas, 2022/1059 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın temyiz sebepleri özetle; Kararı temyiz etmek istediğine ilişkindir.
B. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunması sebebiyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın kullandığı araçta esrar maddesinin ele geçirildiği, sanığın da esrar kullandığını ikrar ettiği, sanığın esrar kullandığının sabit olduğu, sanığın herhangi bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri sırasında atılı suçu işlemediği, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde uyuşturucu kullanma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı Kanun’un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para
cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile, “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin, aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, 5271 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; “mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun, “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
B. Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi”,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2022 tarihli ve 2022/943 Esas, 2022/1059 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.