YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1242
KARAR NO : 2023/3466
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davanın davacı vekili ve birleşen davanın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davanın davacı vekili ve birleşen davanın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un (7143 sayılı Kanun) Geçici 1 inci maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında, İstanbul İli … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 7666 ada 20 parsel sayılı 327,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 7143 sayılı Kanun’un Geçici 1 inci maddesi hükmüne tabi tutulduğu ve …’nın kullanımında olduğu şerhi yazılarak arsa vasfıyla davalı … adına tespit edilmiş, bilahare …’ın itirazı Kadastro Komisyonunca reddedilerek, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde …’nın kullanımında olduğuna dair şerhin iptali ile taşınmazın kullanıcısız olarak beyanlar hanesi sütununun haricinde bütün sütunların tespit gibi bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Asıl davada davacı … dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazı 1992 tarihinde önceki zilyedi …’tan devraldığını ve o tarihten beri fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.
3. İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen birleşen davada davacı … dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazı 1986 tarihinde …’tan satın aldığını ve o tarihten beri fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, 7143 sayılı Kanun’un Geçici 1 inci maddesi gereğince çalışmaların Kadastro Müdürlüğü tarafından yürütüleceğinin açıkça belirtildiğinden idari ve hukuki sorumluluğun müvekkili Belediyeye ait olmadığını belirterek, davanın müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle, aksi durumda ise esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı veya muhdesat bulunmadığı, taşınmazın boş olduğu ve sınırlarının belirgin olmadığı, tespit tarihi itibarıyla ve öncesinde taşınmaz üzerinde fiili bir kullanımın bulunmadığı, davacı … adına düzenlenen emlak vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığının tespit edilemediği, davacı … adına düzenlenen satış senedi ve emlak vergisi bildiriminin ise dava konusu taşınmazla uyumlu olduğu ancak fiili kullanımla birleşmeyen satış senetleri ile emlak vergisi kayıtlarına tek başına değer verilemeyeceği ” gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine, çekişmeli taşınmazın kadastro komisyon tutanağındaki tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl davanın davacı vekili ve birleşen davanın davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl davanın davacısı … vekili istinaf dilekçesinde; kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin taşınmazı 1992 tarihinde o tarihteki zilyedinden devraldığını ve o tarihten beri hem vergilerinin ödendiğini hem de taşınmazı araç park yeri olarak kiraya verdiğini, satış senedinin dava konusu taşınmaza uyduğunu, emlak vergilerinin de dava konusu taşınmaza ait olduğunu, taşınmaz üzerindeki ağaçların müvekkili tarafından dikildiğini, taşınmaz üzerinde piknik yaptığını, taşınmazı bakıp gözettiğini, bu hususun yapılan keşifte dinlenen tanık beyanlarıyla doğrulandığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Birleşen davanın davacısı … vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı 1986 tarihinde Ali Nabi Koçaktan satın aldığını, taşınmazın geldisi olan 1410 parsel sayılı taşınmazın bir kısım paylarını ise tapuda 14.04.2008 ve 16.05.2008 tarihlerinde kayıt maliki Zehra Yıldız’dan satın aldığını, satın alınan yerin 1986 tarihinde özel parselasyonu yapılan 6 ve 7 nolu parseller olduğunu, bu parsellerin 1410 parsel sayılı taşınmazın içerisinde bulunduğunu, müvekkilinin 1986 tarihinden itibaren emlak vergilerini ödediğini, taşınmazı gözetim ve denetimi altında bulundurduğunu, kanuni ve hukuki anlamda zilyet olarak ilişkisini sürdürdüğünü, eksik araştırma ile delillerin takdirinde hataya düşülerek karar verildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu taşınmazın üzerinde herhangi bir yapı veya muhtesatın bulunmadığı, etrafının çevrili olmadığı, sınırlarının belirgin olmadığı, 7143 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesine göre taşınmazda tespit tarihi itibariyle fiili kullanıcısının olmadığı, mahkeme kararının dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek” istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl davanın davacı vekili ve birleşen davanın davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
1.Asıl davanın davacısı … vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2.Birleşen davanın davacısı … vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacıların kullanım haklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi, 7143 sayılı Kanun’un Geçici 1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl davanın davacı vekili ve birleşen davanın davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden asıl davada davacı … ve birleşen davada davacı …’dan ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.