YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10673
KARAR NO : 2023/2955
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı … İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … ilçesi … Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, yaklaşık 70 yıl önce imar-ihya edilen taşınmazı müvekkilinin önceki maliki …’dan 30.03.1997 tarihinde haricen satın aldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek müvekkili adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, zilyetlik koşulları ile imar ihya şartlarının oluşmadığını, taşınmazın kazanımına yarayacak hiçbir koşulun tekemmül etmediğini belirterek açılan davanın reddine ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı … vekilince vekaletname sunulmuş ise de davaya cevap verilmemiştir.
3. Davalı … vekili cevap dilekçesinde, dava konusu yerin ilçe belediyesi sınırları içerisinde kaldığını, ilçe belediyesinin davanın tarafı olduğunu, müvekkili Belediyeye husumet yöneltilmesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, ayrıca zamanaşımı itirazında da bulunduklarını, davacının talebinin hukuken dinlenebilir bir tarafının olmadığını, 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6360 sayılı Kanun) yürürlüğe girmesi ile müvekkili belediyenin mücavir alan sınırlarının il sınırları olduğunu, bu nedenle 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun gereğince bu alanlar içinde kalan yerlere ilişkin olarak zilyetlik ve imar ihya nedenine dayanılarak tescil davası açılamayacağını, ayrıca tek başına zilyet olmanın mülkiyeti Hazineye ait olan bir yerin tapu kaydının iptali için yeterli olmadığını belirterek davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.
4. Davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde, Devlet ormanlarının Anayasa ve diğer yasalar ile güvence altına alındığını, özel mülkiyete konu edilemeyeceklerini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile orman sahalarının iktisap edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “taşınmazın bulunduğu bölgede kadasto çalışmalarının 14.09.1956 tarihinde kesinleştiği, ilk orman tahdidi çalışmalarının ise 04.03.1988 tarihinde ilan edildiği, taşınmazın arazi kadastro çalışmalarında çalılık taşlık (Devlet ormanı) niteliği ile tespit harici bırakıldığı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre davacının dava konusu taşınmazı dedesi …’dan 1990’lı yıllarda satın almış olduğu, …’nın taşınmazı 1960’lı yıllardan itibaren buğday ve susam ekmek suretiyle zilyetliğinde bulundurduğu, davacının da satın aldıktan sonra taşınmaza bir süre buğday ektiği, sonrasında halen mevcut zeytin ağaçlarını diktiği, fasılasız ve nizasız olarak zilyetliğini devam ettirdiği, keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde dava konusu yerin iki kısma ayrılarak değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu yerin bilirkişi raporunun ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 125,04 m2 lik kısmının kesinleşmiş orman sınırları içerisinde bulunduğu, bu nedenlerle bu kısım yönünden davacının tescil talebinin reddi ile birlikte davalı Hazinenin tescil talebinin kabul edilmesi gerektiği; dava konusu yerin (A) harfi ile gösterilen 6.651,23 m2’lik kısmının ise evveliyatının orman olmadığı, kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığı, üzerinde orman ağaç ve ağaççığı bulunmayan bu kısmın özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğu, doğal eğiminin %9 olduğu, taşınmazın tamamının teraslanmış olduğu ve kapama zeytin bahçesi özelliği taşıdığı, taşınmazda 9-10 yaşlarında 250 adet zeytin ağacının ve 40-50 yaşlarında 3 adet aşılı harnup ağacının bulunduğu, arazinin en az 40-50 yıldır aralıksız olarak tarımsal amaçlı kullanıldığı, imar ve ihyanın en az 40-50 yıl öncesinde tamamlandığı, (A) harfi ile gösterilen kısmın 1957 ve 1986 tarihli hava fotoğraflarında beyaz fonda açık alanda kaldığı, kuru hububat tarımı yapılan kıraç tarım arazisi vasfında olduğu, taşınmaz üzerinde her ne kadar 9-10 yaşlarında zeytin ağaçları bulunsa da taşınmazın öncesinde basit teraslı kuru hububat tarımı yapılan kıraç tarım arazisi olarak tasarruf edilirken sonrasında kapama zeytin bahçesine dönüştürüldüğü, dolayısıyla eklemeli zilyetliğin davasız ve aralıksız olarak yirmi yıldan fazla sürdüğü, ayrıca (A) harfi ile isimlendirilen yerin jeolojik, toprak, topoğrafik eğimi ve genel özellikleri bakımından da çevre parseller ile aynı özellikte ve yapıda olduğu, devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olmayıp özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğu gerekçesi ile; bilirkişiler tarafından tanzim edilen 04.01.2016 tarihli rapor eki krokide sarı renk ile boyalı ve (A) harfi ile gösterilen 6.651,23 m2 lik alan yönünden davanın kabulü ile ile bu kısmın arazi vasfı ile davacı adına tapu siciline kayıt ve tesciline, bilirkişi raporu ekindeki krokide yeşil renk ile boyalı ve (B) harfi ile gösterilen 125,04 m2 lik alan yönünden davanın reddi ile bu kısmın orman vasfı ile Hazine adına tapu siciline kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olduğunu, dava konusu yerin kadastro çalışmaları sırasında makilik-çalılık olarak tespit dışı bırakıldığının açık olduğunu, taşınmazın çok uzun yıllardır tarım arazisi olduğunun kabulunün Kanun’a aykırı olduğunu verilen kararın usul ve Kanun’a aykırı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı … İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, taşınmaz üzerinde tescil şartlarının oluşmadığını, kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik şartlarının davalarında bulunmadığını, orman yönündenyapılan incelemenin yeterli olmadığını, taşınmazın hukuki durumuna uygun olmayan bilirkişi raporuna dayalı mahkeme kararının isabetli olmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekili, davalı … İdaresi vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili, davalı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zilyetlikle kazanım koşullarının davalı lehine oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 17 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun’un 713/1 inci maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı … İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.