Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/6138 E. 2023/4682 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6138
KARAR NO : 2023/4682
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/181 E., 2022/217 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.10.2014 tarihli ve 2014/2 Esas, 2014/198 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.10.2014 tarihli ve 2014/2 Esas, 2014/198 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.04.2021 tarihli ve 2017/7220 Esas, 2021/4447 Karar sayılı kararı ile;
“1- Sanığın uyuşturucu madde verdiği kabul edilen hakkında ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan işlem yapılan tanık…’ın … Devlet Hastanesine yapmış olduğu başvurusu sonucunda düzenlenen idrar sonuç raporuna göre “Methadone” şeklinde adlandırılan uyuşturucu maddelerden aldığının tespit edildiği, tanık …’in söz konusu uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını beyan ettiği, kendisinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ele geçmeyen sanık …’ın tanık …’e söz konusu uyuşturucu maddeyi kendisinin temin ettiğini beyan etmek suretiyle tanığın soyut beyanı dışında aleyhinde yeterli ve kesin delil bulunmadığı aşamada, ikrarıyla kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ettiğinin anlaşılması karşısında, hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/220 Esas, 2021/265 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası,

53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
D. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/220 Esas, 2021/265 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.06.2022 tarihli ve 2022/4870 Esas, 2022/8108 Karar sayılı kararı ile;
“Bozmaya uyularak yapılan yargılamada; CMK’nın 150/3. maddesi gereğince “alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, savunmasının müdafii olmaksızın alınarak savunma hakkının kısıtlanması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
E. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli ve 2022/181 Esas, 2022/217 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan …’e 3 adet methadone etken maddesi içeren hapı sattığı ve üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği anlaşılan sanık hakkında uyuşturucu maddeyi kendisinin temin ettiğini beyan etmek suretiyle tanığın soyut beyanı dışında aleyhinde yeterli ve kesin delil bulunmadığı aşamada ikrarıyla kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ettiği gerekçesiyle, etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli ve 2022/181 Esas, 2022/217 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.