Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12049 E. 2023/3834 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12049
KARAR NO : 2023/3834
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret/Kısmen Kabul/Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte imzaya itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın kabulüne, takibin durdurulmasına karar verilmiştir.

Kararın alacaklı ile borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, itirazın kabulüne, takibin durdurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; takip dayanağı senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, alacaklıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek itirazın kabulü ile takibin iptaline, alacaklı aleyhine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve %10’u oranında para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; bonodaki imzanın davacıya ait olduğunu, davacının imzayı müvekkilinin önünde attığını, imzaya ve borca itirazın haksız olduğunu iddia ederek itirazın reddi ile %20 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 14.09.2020 tarihli ATK Fizik İhtisas Dairesi’nin Raporunda; “İnceleme konusu senetteki borçlu imzalarının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere …’in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği kanaatine varıldığı, alacaklının rapora itirazı üzerine alınan 21.01.2021 tarihli raporda “05.10.2006 tanzim ve 01.10.2016 ödeme tarihli 475.000,00 TL değerindeki emre muharrer senedin “Ödeyecek” bölümünde … adına atılı bulunan borçlu imzalarının …’in elinden çıkıp çıkmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat beyanında bulunulmasının mümkün olmadığı” şeklinde kanaate varıldığı, alacaklının senet altındaki imzanın davacı borçluya ait olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle imzaya itirazın kabulüne takibin durdurulmasına, davacıların para cezası ve tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu ile alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan her iki bilirkişi raporunda takibe dayanak senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının tespit edilemediğini, bilirkişi raporlarının bu haliyle denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dosyanın grafoloji uzmanı bilirkişiye tevdii edilerek rapor alınmasına ilişkin taleplerinin gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini, davacının dava devam ederken vefat ettiğini, mirasçılarının davacı olarak davaya dahil edilerek aynı vekil ile temsil edildiklerini, buna rağmen mahkemece davacılar lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Borçlunun mirasçıları istinaf dilekçesinde; mahkemenin tazminat talebine ilişkin ret kararının usul ve yasaya uygun olmadığını iddia ederek kararın tazminata ilişkin hüküm yönünden kaldırılarak asgari takip miktarının %20’sine tekabül eden tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında alınan her iki raporun da imzanın borçlu eli ürünü olduğuna ilişkin kesin kanaat içermediği, raporlar arasında çelişki bulunmadığından yeniden rapor alınması talebinin reddine karar verilmesinin ve takibe konu bonodaki imzanın borçlu eli ürünü olduğu kesin olarak tespit ve ispat edilemediği kabul edildiğine göre bu durumda alacaklının kötü niyeti veya ağır kusuru ispatlanamadığından alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilememesinin isabetli olduğu, davacılar yararına vekalet ücretine hükmedilme gerekçesi aynı olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. madde hükmü gözetillerek tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması kararın kaldırılmasını gerektirmekte ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilmesinin uygun olduğu gerekçesiyle alacaklının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, itirazın kabulüne, takibin durdurulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı vekili temyiz dilekçesinde: hükme esas alınan her iki bilirkişi raporunda da dava konusu senet üzerindeki imzanın davacı …’e ait olup olmadığının tespit edilemediğinin belirtildiğini, talimat mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişinin garfoloji uzmanı olmadığını, bilirkişi raporlarında, gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imzanın tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özellikleri tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılmadığını, dayanakların gösterilmediğini, tarafların, mahkemenin ve üst derece mahkemesinin denetimine elverişli bir rapor ortaya konulmadığını, yeterince araştırma yapılmaksızın ehil olmayan bilirkişilerce hazırlanan denetime elverişli olmayan raporlara göre hüküm kurulduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte imzaya itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 170 maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.