YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1972
KARAR NO : 2023/3398
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
İNCELENEN KARARIN :
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
KARAR : Davanın usulden reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali tescil davasının yapılan yarfılaması sonunda verilen ve istinaf incelemesinden geçen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın yargı yolu dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Antalya ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 1397 parsel sayılı 6.842,00 metrekare (uygulama kadastrosu sonucunda Kepez ilçesi Avni Tolunay Mahallesi 28125 ada 54 parsel sayılı 6.881,81 m2) yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, vergi kaydı, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, üzerindeki cam seranın …’e ait olduğu şerhi verilmek suretiyle, … adına tespit ve hükmen 25.11.1992 tarihinde tescil edildikten sonra, Hazinenin açtığı dava sonucunda Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.11.1995 tarih ve 1995/726 Esas, 1995/892 Karar sayılı ilamıyla 13.09.1996 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
2. Davacı … ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; Antalya ili … ilçesi … Köyü 1397 parsel sayılı taşınmazın evveliyatında tapuda müvekkili olan davacılar adına kayıtlı olduğunu, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) uyarınca davacıların taşınmazın iadesini talep etme haklarının bulunduğunu, bu hususta davacıların 22.05.2012 tarihinde idareye başvuruda bulunmalarına karşın henüz taşınmazın iade edilmediğini ileri sürerek, 6292 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi uyarınca taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, davacının talebinin yerinde olmadığını, hukuki yararının bulunmadığını ve dava şartlarının mevcut olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sonucu davacı adına tapuya tescilinin yapıldığı, evveliyatında orman sınırları içerisinde bulunduğu ve daha sonradan orman vasfını kaybeden arazi vasfında orman sınırları dışarısına çıkartıldığı iddiası ile hazine tarafından açılan dava sonucunda Hazine adına tescil edildiği, davacının 6292 sayılı Kanun’un 7/1-a maddesinde düzenlenen 2 yıllık süre içerisinde idareye başvuruda bulunduğu, başvurunun 2/B gerekçesiyle tapu iptalinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle reddedildiği, taşınmazın 6292 sayılı Kanun’un 7/1-a maddesi kapsamında kalan taşınmazlardan olup olmadığı hususunun tespit edilmesi hususunda davacının hukuki yararı bulunduğu, davacı vekili tarafından ibraz edilen aynı nitelikte açılmış davalara ilişkin emsal mahkeme ve Yargıtay ilamlarından davacı tarafın açacağı bir eda davasının bulunmadığı, tapu kaydı iptal edilerek hazine adına tescil edilen taşınmazların iade edilip edilmeyeceği hususunda 6292 sayılı Kanun’un 7/4 üncü maddesi uyarınca idarenin taktir hakkı bulunduğu, Mahkemelerce idarenin yerine geçerek taktir hakkını ortadan kaldıracak şekilde hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, dava konusu taşınmazın 2/B madde kapsamında orman sınırları dışına çıkartıldığının anlaşılması karşısında davacı tarafın talebi dikkate alınarak dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun’un 7/1-a ve 7/4 maddesi kapsamında kaldığının tespitine karar verilebileceğinin belirtildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, Antalya ili … ilçesi … Köyü 1397 (yeni … Mahallesi 28125 ada 54 parsel) sayılı taşınmazın 6292 sayılı Kanun’un 7/1-a ve 7/4 maddeleri kapsamında kaldığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2019 tarih ve 2019/279 Esas, 2019/443 Karar sayılı önceki kararıyla; dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz iadesi gereken taşınmazlardan olması nedeniyle davanın tapu iptali ve tescili istemi yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasında ve davacılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, Antalya ili … ilçesi … Mahallesi 1397 parsel yeni … Mahallesi 28125 ada 54 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına olan tapusunun iptali ile miras payları oranında davacılar adına tarla vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2019 tarih ve 2019/279 Esas, 2019/443 Karar sayılı önceki kararı davalı Hazine vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Dairemizin 14.09.2022 tarih ve 2021/10763 Esas, 2022/6968 Karar sayılı ilamıyla; “davanın 2577 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtildiği üzere; “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları” ve “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği, nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/820 Esas, 2019/117 Karar ile 28.05.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/309 Karar sayılı kararlarının da bu doğrultu olduğu, hal böyle olunca davacının davasının yargı yolu dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği” açıklanarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her ne kadar Dairelerinin ve Yargıtayın önceki tarihli içtihatları uyarınca talebin adli yargının görevine girdiği gerekçesiyle davaların görülüp sonuçlandırılması yoluna gidilmiş ise de, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin son tarihli içtihatlarında 6292 Sayılı Kanun uyarınca yapılan iade taleplerinin idari yargının görev alanına girdiğinin kabul edilerek kararın bozulduğu ve bozma ilamına uyulduğu gerekçesiyle, davanın, yargı yolu dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın mülkiyet hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davası olup adli yargının görev alanına girdiğini, idari yargı mercilerinin tapu iptali ve tescil kararı veremeyeceğini, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına göre de davanın adli yargıda görülmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında önceki malikine iadesi gereken yerlerden olduğunu, davanın kabulüne karar verilerek dava konusu taşınmazın belirlenen değeri üzerinden davacı lehine nispi vekalet ücreti takdiri gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesindeki duruşmalara katılmış olmaları nedeniyle hesaplanacak vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını veya talepleri yönünde düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6292 sayılı Kanun’un taşınmazın bedelsiz iadesine ilişkin 7 nci maddesi kapsamında açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1 ve 2b maddeleri ile 6292 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan ayrı ayrı alınan 179,90’ar TL peşin harcın onama harcı olarak mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.