YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6699
KARAR NO : 2023/2042
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/509 E., 2019/428 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜMLER : 1. Sanıklar …, … ve … için, ilk derece
mahkemesi beraat hükmünün CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca
kaldırılması sonucu kurulan mahkumiyet
2. Sanık … için, ilk derece mahkemesi mahkumiyet
hükmünün CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılması sonucu
kurulan mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bozüyük Asliye Ceza Mahkemesinin, 08/11/2017 tarihli ve 2015/307 Esas, 2017/544 Karar sayılı kararı ile ;
1. Sanık … hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 18.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanıklar …, … ve … hakkında, taksirle öldürme suçundan, meydana gelen kazada kusurları bulunmadığından bahisle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05/03/2019 tarihli ve 2018/509 Esas, 2019/428 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme karşı katılanlar vekilinin ve sanık … müdafinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu;
1. Sanık … hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanıklar …, … ve … hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 12.100,00TL adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01/10/2021 tarihli ve 2019/46811 sayılı, düzeltilerek esastan ret ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar … ve … müdafinin temyiz sebepleri;
1. Olayda kusuru bulunmayan sanıklar hakkında eksik inceleme sonucu mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna,
2. Diğer temyiz sebeplerine,
İlişkindir.
B. Sanık … müdafinin temyiz sebepleri;
1. Olayda kusuru bulunmayan sanık hakkında eksik inceleme sonucu mahkumiyet hükmü kurulmasının ve lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
2. Diğer temyiz sebepleri,
İlişkindir.
C. Sanık … Müdafinin temyiz sebebi; Olayda kusuru bulunmayan sanık hakkında eksik inceleme sonucu mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. 08/04/2015 günü saat 14:30 sıralarında Bozüyük, … adresinde bulunan inşaatta işçi olarak çalışan … inşaatın 3.katından düşerek eks olduğu, müteveffanın kesin ölüm sebebinin 29/04/2015 tarihli Bursa Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan otopsi sonucuna göre “genel beyin tramvasına bağlı ekstremite, pelvis, çok sayıda kot ve omur kırıklarıyla birlikte iç organ yaralanması ve iç kanama sonucu meydana geldiği” belirtilmiştir.
2. Sanık … aşamalardaki beyanlarında, inşaatın müteahhidi olduğunu, soruşturma aşamasında kollukta verdiği, ölen işçinin 3. katta eşek diye tabir edilen yaklaşık 1 metre yüksekliğindeki tahtaların üzerinde balkon duvar çatı kalıplarını söktüğü sırada bir anda 3. kat balkonundan toprak zemin üzerine aşağı düştüğü yönündeki beyanlarını tekrar ettiğini ve suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Sanıklar … ve …, Ertuğrulgazi Yapı Denetim firmasının ortağı ve yetkilisi olduklarını, yaptıkları işle ilgili kanun gereğince inşaattaki imalatın projeye uygun olarak yapılıp yapılmadığını periyodik olarak denetleme görevleri olduğunu, bununla ilgili rutin kontrollerini yaptıklarını ve varsa eksiklikleri giderilmesini istediklerini, ancak işgüvenliği ile ilgili tedbir almaya dair bir sorumluluklarının olmadığını ve meydana gelen kazada kusurlarının bulunmadığını beyan etmişlerdir.
4. Sanık …, inşaatta şantiye şefi olduğunu öncesinde beton atıldığından inşaatta bir hafta on gün kadar çalışma olmayacağını bildiğini ve olay günü merhumun çalışacağından haberdar olmadığını bilseydi gerekli önlemleri alacağını ve kusuru bulunmadığından suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
5. Temyiz dışı katılanlar şikayetçi olduklarını ve katılma taleplerinin bulunduğunu beyan etmekle haklarında katılma kararı verilmiştir.
6. Olay yeri inceleme raporunda, yol üzerinden inşaata tahta çakılmak suretiyle geçişin sağlandığı, inşaat alanında uyarı levhalarının bulunmadığı sadece inşaat girişinde müteahhit-şantiye şefi ve yapı denetim firması isimlerinin yazılı olduğu pano olduğu, katlar etrafında güvenlik önlemi ya da duvarın bulunmadığı, inşaat alanı etrafında herhangi bir korunağın bulunmadığı, asansör boşluğu olan yerlerin kısmen kapalı yarı açık olduğu, toprak zemin ile işçinin düştüğü 3. kat arasının 8.50 cm olduğu belirlenmiştir.
7. Dosyada mevcut bulunun ve soruşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 04/05/2015 tarihli, A sınıfı iş güvenliği uzmanı tek bilirkişi raporunda, yüksekten düşme ile ilgili güvenlik tedbirlerini almaması, kişisel koruyucu temin etmemesi, çalışanlara eğitim aldırmaması nedenleri ile sanık …’ın asli kusurlu bulunduğu, iş sağlığı ve güvenliği için tedbir almaması veya aldırmaması, güvenlik tedbirlerini uygulatmaması, denetleme yapmaması, çalışanların güvensiz ortamda çalışmalarına izin vermesi nedenleri ile sanık …’nin asli kusurlu bulunduğu, Ertuğrul Gazi Yapı Denetim Firmasının iş sağlığı ve güvenliği için gerekli önlemlerin alınıp alınmadığını kontrol etmemesi ve tedbirlerin alınması hususunda uyarıda bulunmaması ve uyarmış ise de tedbirler alınana kadar inşaatı durdurmaması nedenleri sanıklar … ve …’ın tali kusurlu bulundukları görüş ve kanaati bildirilmiştir.
8. Kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 05/06/2017 tarihli heyet raporunda, yapı işinin yetkili teknik elerman denetimi gözetimi ve sorumluluğunda yapılmamış olması, iş güvenliğinin çalışan işçilerin inisiyatifine terk edilmiş olması, yüksekte ve düşme riski olan yerde yapılan çalışma esnasında gerekli emniyet tedbirlerinin alınmamış olması, kalıp sökme işinde gerekli tedbirlerin alınmamış olması, müteveffanın işe girişinde bünyesinin yapacağı işe uygun ve dayanıklı olup olmadığı hususunda sağlık raporu alınmadan çalıştırlmış olması, müteveffa işçiyi, mesleki yönden ve iş sağlığı güvenliği yönünden gereği gibi eğitmemiş, denetlememiş, geniş anlamda denetim mekanizması oluşturmamış, emniyetsiz şekilde çalışmasını engellememiş olmasından dolayı; sanık …’ın asli kusurlu olduğu, sanıklar … ve …’nın, asıl işlerinin iş yerinde iş güvenliğini tesis etmek ve kontrol etmek olmadığı, iş güvenliği konusunda uzman olmadıklarından dolayı olayda kusurlarının olmadığı ve yine sanık … hakkında da işyerinde, işin başında duran ve işçileri emir komuta eden yetkili teknik eleman konumunda bir kişi olmaması, sadece Belediye gibi yetkili mercilere karşı inşaatın fenne ve tekniğe uygun yapılmasından sorumlu olan kişi konumunda olması, müteveffanın işyerinde çalışmakta olduğuna dair kendisine bilgi verilmemiş olmasından dolayı olayda kusurunun olmadığı belirtilmiştir.
9. Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin 29/04/2015 tarihle otopsi raporunda, “Kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı olduğu, ekstremite, pelvis, çok sayıda kot ve omur kırıklarıyla birlikte iç organ yarlanması ve iç kanama sonucu meydana geldiği ” bildirilmiştir.
10. Sanıklara ait güncel adli sicil kayıtları ve nüfus kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’ın müteahhit, sanık … Yücel’in şantiye şefi ve sanıklar … ve …’ın yapı denetimini üstlendiği inşaatta, ölenin işçi olarak çalıştığı, inşaatın 3.katında inşaat kalıplarını sökerken düşerek vefat ettiği, ATK Bursa Gurup Başkanlığının otopsi raporuna göre ölümün genel beden travmasına bağlı, ekstremite, pelvis, çok sayıda kot ve omur kırıklarıyla birlikte iç organ yaralanması ve iç kanama sonucu olduğu, belirtilmiştir.
2. Yargılama aşamasında, yeniden kusur tespiti amaçlı dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 30/05/2018 tarihli İTÜ öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyet raporu ve eki olan 18/07/2018 tarihli raporda; Sanık …’nin etektrik mühendisi olup iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip olmadığı halde şantiye şefliği işini kabul etmesi, iş güvenliğinin sağlanması hususunda yapı ve çevresinde gerekli önlemleri almamış olması, çalışanları yeterince kontrol ve denetim altında tutmamış olması, işveren müteahhidi tehlike ve riskler hakkında uyarmamış olması, herhangi bir iş güvenliği uzmanı ile anlaşma sağlanma hususunda işverene uyarıda bulunmamış olması ancak kendisinin işverenin talimatları ile ve kendisine verilmiş olan imkanlarla çalışmakta olduğu, tüm inşaatın iş güvenliğini maddi olarak sağlamasının mümkün olamayacağı dikkate alındığında meydana gelen kazada tali kusurlu bulunduğu, sanıklar … ve Murat Soyadn’ın iş güvenliği hususundaki eksiklikleri belirtmemiş olmaları ve Bölge Çalışma Müdürlüğüne haber vermemiş olmaları nedenleri ile meydana gelen kazada tali kusurlu bulundukları, sanık …’ın ise yüksekten düşme ile ilgili güvenlik tedbirlerini almaması veya aldırmaması, kişisel koruyucu temin etmemesi, çalışanlara eğitim aldırmaması nedenleri ile asli kusurlu bulunduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.
3. Duruşma açılarak, yeniden aldırılan kusur raporu doğrultusunda taksirle öldürme suçundan olayda asli kusurlu olduğu anlaşılan … ile tali kusurlu oldukları kabul edilen …, … ve …’ın ayrı ayrı cezalandırılmaları yönünde, Bozüyük Asliye Ceza Mahkemesinin, 08/11/2017 tarihli ve 2015/307 Esas, 2017/544 Karar sayılı kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulduğu belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bilecik/Bozüyük 4 Eylül Mahallesi mevkiinde bulunan, sanık …’ın yapı müteahhitliğini, sanık …’nin şantiye şefliğini yaptığı ve sanıklar … ile …’ın da yapı denetim firması yetkili ortakları olarak denetimini üstlendikleri inşaatta kalıp ustası olarak çalışan işçi …, olay günü inşaatın 3. katında (bodrum üzeri 2. kat) kalıpların sökülmesi esnasında dengesini kaybederek yaklaşık 8.50 metre yükseklikten düşmesi sonucu öldüğü olayda,
A. Sanıklar …, … ve …’nin ayrı ayrı cezalandırılmalarına ilişkin haklarında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanıklar hakkında tayin edilen adli para cezasının ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtaratı yerine infazı kısıtlar biçimde “taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan kısmın tamamının tahsiline” karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş olup Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
B. Sanıklar … ve … Müdafinin Temyiz Sebepleri;
I. Olayda kusuru bulunmayan sanıklar hakkında eksik inceleme sonucu mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Olay ve olgular bölümünde yer verilen ve oluşa uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesindeki yargılama aşamasında aldırılan bilirkişi raporları doğrultusunda, sanıklar … ve … hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 12.100,00TL adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
II. Diğer temyiz sebepleri yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Sanık … Müdafinin Temyiz Sebepleri;
I. Olayda kusuru bulunmayan sanık hakkında eksik inceleme sonucu mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Olay ve olgular bölümünde yer verilen ve oluşa uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesindeki yargılama aşamasında aldırılan bilirkişi raporları doğrultusunda, sanık … hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 12.100,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
II. Diğer temyiz sebepleri yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
D. Sanık … Müdafinin Temyiz Sebepleri;
I. Olayda kusuru bulunmayan sanık hakkında eksik inceleme sonucu mahkumiyet hükmü kurulmasının ve lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Olay ve olgular bölümünde yer verilen ve oluşa uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesindeki yargılama aşamasında aldırılan bilirkişi raporları doğrultusunda asli kusurlu bulunan sanık … hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
I. Sanıklar …, … ve … Hakkındaki Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanıklar … ve … Müdafii ile … Müdafiinin Temyiz Talepleri Yönünden Yapılan İnceleme Sonucu,
Gerekçe bölümünün A numaralı maddesinde açıklanan nedenle sanıklar … ve … müdafii ile … müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05/03/2019 tarihli ve 2018/509 Esas, 2019/428 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği, hüküm fıkrasının (9.) paragrafında yer alan “.. taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde kalan adli para cezasının tamamının bir defada tahsil edileceği hususunun sanıklara ayrı ayrı ihtarına” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine ” TCK’nın 52/4 maddesi uyarınca sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtaratına” ibaresinin hükme eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Sanık … Hakkındaki Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden Yapılan İnceleme Sonucu,
Gerekçe bölümünün I numaralı maddesinde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05/03/2019 tarihli ve 2018/509 Esas, 2019/428 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bozüyük Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde karar verildi.