YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4483
KARAR NO : 2023/5443
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/3471 E., 2021/235 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2019/223 Esas, 2020/274 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl 6 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2020/3471 Esas, 2021/235 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci cümlesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteğinin 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
08.10.2018 tarihli eylem yönünden,
1. Sanığın aynı araçla gelmiş olmak şeklinde hiçbir hukuki ve maddi karşılığı olmayan, iştirakin nasıl oluştuğunu, sanığın hangi eylemi ile bu suçun işlenişine iştirak ettiğine veya diğer sanığın, tanığa uyuşturucu madde temin ettiğini bildiğini açıklamayan bir gerekçe kurulduğuna,
2. Sanığın, …’da ele geçen uyuşturucu maddelerle bağlantısı olduğunu gösterir tek bir delil de dosyada mevcut olmadığına,
3. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
19.10.2018 tarihli eylem yönünden,
1. Sanığın, … ile görüştüğü bilgisi dışında hiçbir görgü veya tespit olmadığına, aralarında bir alışverişin yapıldığına dair bir görgülerinin olduğu tutanağı yazılmadığı gibi olay anına ilişkin bir fotoğraf veya görüntüleme de mevcut olmadığına,
2. Lehe ifadesine itibar edilmeyen …’nin huzurda dinlenilmesi ve olaya ilişkin bilgi ve görgüsünün mahkemede sorulması gerekirken bu işlem de yapılmaksızın lehe olan ifade dahi dikkate alınmaksızın karar verildiğine,
3. Başka türlü delil elde etme ihtimalinin olmadığı hallerde başvurulabilecek ve emare niteliğinde olabilecek iletişim tespit yöntemine hiçbir araştırma yapılmaksızın doğrudan başvurulmasının hukuka aykırı olduğuna,
4. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken hukuka aykırı şekilde cezalandırılmasına karar verildiğine,
5. 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uygulamasının hukuka aykırı olduğuna,
6. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olması nedeniyle de hukuka aykırı olup bozulması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Görüşme içerikleri ve yapılan fiziki takip dikkate alındığında uyuşturucu madde kullanıcısı ….’un madde almak için …’i aradığı, …un, ….’a maddeyi vermek amacı ile sanık … ile birlikte kararlaştırılan yere gittiği, …’in kullandığı aracın minibüsün yanında durduğu, …un araçtan inerek …. ile tokalaştığı, …n bir miktar para verdiği, …un
ise kendisine bir madde verdiği, şahısların ayrıldığı, bunun üzerine ….’un takibe alındığı, şahsın üzerinde sigara kağıdına sarılı sentetik kannabinoidler grubunda yer alan ADB-FUBINACA etken maddesini içeren uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, …. isimli şahsa uyuşturucu madde satılması olayında sanıkların aynı araçla olay yerine gelmelerinin sanıkların iştirak iradesi içerisinde hareket ettiklerini gösterdiği,
24 nolu tape kaydında; isminin … olduğunu söyleyen şahsın ……ile uyuşturucu alışverişi için yaptığı görüşmede, 700 milyon gönderdiğini, gömleğin değiştiğini, kendisine … isimli birini yönlendireceğini söyleyerek uyuşturucu alışverişi için anlaştıkları, …’nın ise 26 nolu tape kayıtlarında … isimli şahsın uyuşturucu almak istediği hususunda …’i bilgilendirdiği, …’in sanığı yüz yüze görüşmek için … isimli çay ocağına çağırdığı, 19.10.2018 tarihinde …’nin sanık …’in benzinlikçide olduğunu söylediği, şahısların burada buluştuğu, …’nin sanık …’in aracına bindiği, bir süre sonra araçtan indiği, bunun üzerine takibe alınan …’nin üzerinden sentetik kannabinoidler grubunda yer alan ADB-FUBINACA etken maddesini içeren uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, sanık …’nın, … isimli şahıs ile uyuşturucu alışverişi hususunda anlaşılmasının ardından sanıklar arasında 26 nolu tapede kayda alınan görüşmenin gerçekleştiği, sanıkların satış hakkında konuşmak üzere buluştukları, bu nedenle sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu zincirleme şekilde işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükme yapılan İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uygulanırken sonuç cezanın 15 yıl 7 ay 15 gün hapis olarak belirlenmesi gerekirken, 15 yıl 6 ay 15 gün hapis olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini yasaya aykırı ise de sanık hakkında aleyhe istinaf kanun yolu başvurusu bulunmadığından bu eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın 19.10.2018 tarihinde araç içinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen …’ye suça konu uyuşturucu maddeyi sattığı sabit ise de;
Sanığın 08.10.2018 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen dosyada tanık olarak dinlenen Serdar ‘dan ele geçirilen suça konu uyuşturucu
madde ile ilgisi olduğuna dair, savunmasının aksine, mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde öngörülen “zincirleme suç” hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2020/3471 Esas, 2021/235 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.