Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/11060 E. 2023/1096 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11060
KARAR NO : 2023/1096
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 04.07.2019 tarihli ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2018/313 Esas, 2018/364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılamasında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca oy çokluğu ile beraat kararı verilmiştir.

Muhalefet şerhinde sanığın cinsel saldırı suçundan mahkumiyeti gerektiğinden bahisle çoğunluk görüşüne iştirak edilmediği belirtilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.04.2019 tarihli, 2019/375 Esas, 2019/889 Karar sayılı kararı ile Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunu duruşmaları takip etmeyip, katılma başvurusunda bulunmadığından kararı istinaf etme hak ve yetkisi bulunmadığından bahisle reddetmiş, katılan mağdure ile O yer Cumhuriyet savcısının sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 16.04.2019 tarihli Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunu reddi kararına Bakanlık vekilinin itirazını inceleyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi 31.05.2019 tarihli karar ile müşteki Bakanlığın İlk Derece Mahkemesinde kovuşturma aşamasında karar tarihinden önce katılma talebini içerir dilekçe gönderdiği ancak bu hususta bir karar verilmediğinden istinaf incelemesinde öncelikle Bakanlığın katılma talebine dair değerlendirme yapılması ve sonucuna göre istinaf başvurusuna dair değerlendirme yapılması gerekliliğinden bahisle itirazın kabulüne karar vermiştir.

4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi, 04.07.2019 tarihli, 2019/375 Esas, 2019/889 Karar sayılı Ek Kararı ile Bakanlık vekilinin katılmasına karar verdikten sonra istinaf başvurusuna ilişkin olarak esastan ret kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık vekilinin Ek Karara yönelik temyiz istemi; Katılanın olaydan hemen sonra şikayetçi olması, olay yeri incelemesinde katılanın beyanında geçen bıçakların bulunması, sanığın bıçakları göstermesi ve sürekli seni öldürürüm şeklindeki tehditleriyle eylemin gerçekleştiği, sanığın aşamalardaki savunmalarının çelişkili olduğu dikkate alınarak cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
1. Sanığın Bozüyük’te işyeri sahibi olduğu, dükkanının camına işçi bulmak amacıyla ilan astığı, katılanın bu ilana istinaden olaya konu dükkana girdiği, katılan ile sanığın birlikte bu dükkanda bulunduğu ve aralarında bir takım cinsel olayların yaşandığı, katılanın daha sonra yurduna gittiği, sanığın ise katılanın kaldığı yurdun etrafında dolaştığı ve katılana verilmek üzere yurtta kalan bir öğrenciye kağıt verdiği, katılanın ertesi gün tekrar aynı dükkana gittiği ve daha sonra polis merkezine giderek sanığın kendisiyle zorla ilişkiye girdiği iddiasıyla şikayetçi olduğu, soruşturma neticesinde sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. Katılanın aşamalarda, sanığın dükkanına gittikten sonra sanığın kendisini tehdit ettiğini, kendisiyle ilişki yaşamak istediğini söylediğini, sevişmeye başladıklarını, katılanın vajinasını ısırdığını, parmağını vajinasına soktuğunu, kendisinin de dükkan içerisinde bulunan bıçak, satır gibi aletlerden korkutuğu için karşı koyamadığını, ikinci gün ise dükkana sanığa tekrar yurda gelmemesini söylemek amacıyla gittiğini beyan etmiştir.

3. Sanık ise katılanın dükkanına geldiğini, dükkanında kitaplara baktığını, para karşılığında birlikte olduklarını, katılanın kendisinden ilk gün istediği 100 TL’yi katılana verdiğini, ilk günün sonunda katılanın kaldığı yurda gittiğini, ikinci gün katılanın tekrar geldiğini, bu defa 500 TL istediğini, kendisinin kabul etmemesi üzerine katılanın şikayetçi olduğunu, kollukta oğlu ve gelini avukat olduğundan bunları anlatamadığını ancak sonraki süreçte her şeyi anlattığını savunmuştur.

4. Olay yerine ilişkin video görüntüleri ile sanığın dükkanın bulunduğu yere ilişkin fotoğrafların incelenmesinde, dükkanın yanında bir kahvenin bulunduğu, dükkanın konum itibariyle merkezi bir yere sahip olduğu, dükkanın içerisinin dağınık bir şekilde olduğu ve içeride bir takım kesici aletlerin bulunduğu görülmüştür.

5. Katılanın alınan sağlık raporlarında darp, cebir izine rastlanılmadığı, genital bölgesinde zorlama izinin bulunmadığı ve bakire olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.

6. 06.06.2018 tarihli mesaj tespit tutanağına göre katılan tarafından kullanılan *** numaralı telefondan *** numaralı telefona “Abi kitaplar için teşekkür ederim” şeklinde mesaj gönderildiği belirlenmiştir.

7. Mahkememiz huzurunda dinlenen tanık …., sanığın kendisine katılana vermek üzere kağıt verdiğini, kağıt içerisinde kitapları vermekten vazgeçtim gibi bir şey yazdığını, kağıdı veren kişinin alkolik olması sebebiyle paniklediğini, mağdureye sorduğunda kendisine “Bu kadar abartmayın” şeklinde cevap verdiğini belirtmiştir.

8. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğine, katılanın sanığın sahibi olduğu dükkana gittiğinde ve taraflar arasında bir ilişkinin yaşandığı konusunda bir şüphenin bulunmadığı, davaya konu olayın aradaki ilişkinin para karşılığında ve rıza dahilinde mi olduğu yoksa sanığın katılanı zorlaması ve tehditleri sonucunda mı olduğu noktasında birleştiği, olay yeri kamera görüntülerinden anlaşıldığı üzere katılanın, sanığın kendisine saldırmasından sonra bağırma veya başkaca bir yöntem ile yardım çağırma imkanına sahip olduğu, ancak katılanın bu yönde hareket etmediği, katılanın sanığın vajinasını ısırdığını ve parmağını soktuğu iddiasının da alınan doktor raporlarıyla örtüşmediği, katılanın gitmiş olduğu dükkanda cinsel saldırı yaşamasından sonra ertesi gün yine aynı yere gitmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine katılanın kullandığı telefondan sanığa kitap konusuna ilişkin teşekkür mesajının atılmasının da katılanın beyanları ile örtüşmediği, katılanın ikinci gün sanığın dükkanından kendi istediği ile ayrılabilmesinin sanığın katılan üzerinde bir baskı kurmadığını gösterdiği, katılan olayın yaşandığı ilk gün değil de ikinci gün polise gitmesinin de hayatın olağan akışına uygun düşmediği, yine katılanın tanık ….’ye karşı “Bu kadar abartmayın” şeklindeki beyanının olaylar içerisindeki rahatlığını ve herhangi bir baskı altında olmadığın gösterdiği ve bu anlatılan durumların sanığın savunması destekler nitelik taşıdığı, sanık ile katılan arasında yaşanan cinsel olayların katılanın iddia ettiği üzere zorla olup olmadığı konusunda sanık lehine şüphenin oluştuğu anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin kanaat verici ve inandırıcı deliller bulunmadığından beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, olayın intikal şekli ve süresi ile olay yerinde tespit edilen bıçakların eylemin rıza dışı gerçekleştiğine yönelik oluşan şüpheyi olayların gelişimi ile birlikte değerlendirildiğinde ortadan kaldırmaya yeter mahiyette olmadığı anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.07.2019 tarihli, 2019/375 Esas, 2019/889 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bilecik Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.