Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/11142 E. 2023/1766 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11142
KARAR NO : 2023/1766
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2014 tarihli ve 2011/195 Esas, 2014/174 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk …’ın katılan mağdure …’ye yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2014 tarihli ve 2011/195 Esas, 2014/174 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.10.2021 tarihli ve 2021/21767 Esas, 2021/8355 Karar sayılı kararı ile mahkemece kurulan hükmün “Mağdurenin aşamalarda başka delillerle desteklenmeyen ifadeleri, savunma, gerçekleştiği iddia edilen eylemin üzerinden dört yıl geçtikten sonra başka bir cinsel istismar olayıyla ilgili mağdurenin savcılıkta verdiği ifadesi sırasında önceki eylemden bahsetmesi şeklinde olayın adli makamlara intikal tarzı ve zamanı, suça sürüklenen çocuğun ağabeyi olan …’ın, mağdureye karşı başka bir tarihte işlediği iddia edilen nitelikli cinsel istismar suçuyla ilgili yargılandığı dosyaya müdafi tarafından sunulan … ile mağdure arasındaki facebook yazışmalarında kardeşi ile kendisinin suçsuz olduğunu belirten …’ın beyanını onaylar şekilde mağdurenin cevap vermesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi” sebebi ile bozulmasına karar verilmiştir.

3. Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/386 Esas, 2022/92 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine gerçekleştirilen yargılama sonucunda suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yüklenen fiillerin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.07.2022 tarihli ve 9-2022/92161 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Tüm dosya kapsamına göre atılı suç sübut bulduğundan suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan delil yetersizliğinden bahisle beraatine karar verilmesinin mağdurenin mağduriyetini arttırdığına, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, suça sürüklenen çocuğun sevk maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme nezdinde suça sürüklenen çocuk hakkında “2009 yılı içindeki bir gün suça sürüklenen çocuk …’ın o sırada evlerinde kalan teyzesinin kızı mağdure …’nin göğüslerini, cinsel organına ellediği, parmaklarını cinsel organının içine soktuğu, daha sonra mağdurenin arkasına geçerek fiili livatada bulunduğu” iddiasıyla kamu davası açılmış, uyulan bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda da mahkemece “Dava konusu eylemin mağdurenin başka kişilerin istismarına uğraması sebebiyle alınan beyanı neticesinde ortaya çıkması, daha önce birlikte kaldıkları evden ayrılmış olmasına rağmen her hangi bir şikayette bulunmaması, kaldı ki iddia olunan eylem tarihinin üzerinden dört yıl geçmiş olması, Adli Tıp Kurumu 14.03.2011 tarihli raporuna göre mağdurun halen bakire olduğu, anüs muayenesinde fiili livataya ilişkin her hangi bir iz emare bulunmamış olması, tanık olarak dinlenen mağdurun annesinin kovuşturma aşamasında kızının iftira attığını beyan ettiği ve kızının ifadelerinde annesinin yatalak ve sağır olduğunu ifade etmesine karşın kendisinin sağlıklı olup, sağır olmadığını, mağdurun teyzesi olan kardeşinin ise mağdurun beyanının aksine çalışmadığını evde olduğunu beyan etmesi karşısında mağdurun çelişkili ifadelerde bulunduğuna kanaat getirilmiş olması, bununla birlikte diğer kuzeni olan sanık …’ın yargılamasının devam ettiği dosyadaki görüşmelerinde …’ın kendisi ve kardeşi …’ın suçsuz olduğunu beyan ettiği sırada mağdurun onaylar şekilde davrandığı dikkate alınarak suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin dosya kapsamında bulunmadığının anlaşıldığı” şeklindeki gerekçesine binaen suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmiştir.

IV.GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanığın aşamalardaki savunması, mağdurenin aşamalardaki beyanları, tanık ifadeleri ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/386 Esas, 2022/92 Karar sayılı kararında O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.