Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/16639 E. 2023/5080 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16639
KARAR NO : 2023/5080
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

T U T U K L U

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1373 E., 2021/1221 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2020/99 Esas, 2021/129 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.06.2021 tarihli ve 2021/1373 Esas, 2021/1221 Karar kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
09.02.2020 günü saat 17.25 sıralarında otobüs durağının önünde bulunan sanığın durumundan şüphelenilmesi üzerine kimlik kontrolü yapıldığı, sanığa üzerinde suç unsuru olup olmadığının sorulması üzerine sanığın montunun sağ cebinden 1 adet lastikle bağlanmış şeffaf poşet içindeki 2 ayrı poşete sarılı daralı ağırlıkları 22,6 gr ve 10,8 gr olan eroin ile sağ iç cebinden çıkardığı 3 adet 8 mg ve 2 adet 2 mg
soboxone hapı görevlilere rızaen teslim ettiği, … 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.01.2020 tarihli 2020/402 D.İş sayılı önleme kararına istinaden yapılan üst aramasında ise herhangi bir suç unsuruna rastlanılmayan somut olayda, … Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporu içeriğine göre sanıktan ele geçen toz maddenin içerdiği eroin miktarının % 28 oranında olmak üzere 8,96 gr olduğunun, tabletlerin ise kırmızı reçeteye tabii ilaçlardan olduğunun, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunun 14.12.2020 tarihli raporuna göre ise buprenorphine ve naloxone içeren suboxone hapların 5237 sayılı Kanunu’nun 188 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, sanığın idrar testinde esrar, eroin ve metamfetamin kullandığının belirlendiği, sanığın aşamalardaki çelişkili beyanları, ele geçen eroinin kişisel kullanım miktarının üzerinde oluşu, sanığın uyuşturucu maddeyi Koray takma adını kullanan kişiden aldığını belirtmesi üzerine adı geçen kişiyle ilgili yapılan soruşturmada sanığın bildirdiği adreste böyle bir kişinin ikamet etmediği, ikamet sahibi olan… isimli kişinin 25 yıldır aynı adresi kullandığı, aranan şahıslardan olmadığı ve Koray takma adını kullanan kişiyi tanımadığını beyan ettiğinin anlaşılmış olması, açık adres ve kimlik bilgileri tesit edilemeyen bu kişiyle ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması, sanığın yakalanış şekline göre üzerindeki eroin ve tabletleri rızen teslim etmiş olmasının sonuca etkili olmayışı birlikte değerlendirilerek şartları oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanmamış ve uyuşturucu madde ticareti yaptığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. Sanığın adli sicil kaydı, dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak aynı Kanun’un 62 nci maddesi uygulanmamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın duruşmaya yansıyan olumsuz kişiliğinin bulunmaması ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinde yer alan takdiri indirimin uygulanmamasına ilişkin hukuka aykırılık düzeltilerek sanığın neticeten 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilip İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince “İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilebileceği düzenlenmiş olup; sanığın kişiliğine bağlı hususlarla ilgili olarak 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılabilmesi için 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.06.2021 tarihli ve 2021/1373 Esas, 2021/1221 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci ve 307 inci maddesinin beşinci fıkraları uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, BOZULMASINA,
Bozma nedeni, tutuklu kalınan süre ve tutuklama koşullarında değişiklik olmaması dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.