YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14630
KARAR NO : 2023/2976
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Suça sürüklenen çocuklar haklarında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2012 tarihli, 2012/9073 Esas sayılı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuklar haklarında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Konya 1. Çocuk Mahkemesinin 28.11.2013 tarihli, 2012/473 Esas, 2013/1161 Karar sayılı kararıyla, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik karar verilmiştir.
3. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2014 tarihli, 2014/19 Esas, 2014/437 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun değişikliği lehine değerlendirildiğinden çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
4. Hükümlerin suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile suça sürüklenen çocuk … tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.01.2022 tarihli ve 2021/1393 Esas, 2022/23 Karar sayılı kararı ile; çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin onanması ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sair temyiz itirazlarının reddiyle temel cezalar alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlendiği sırada denetime elverişli somut gerekçeler gösterilmesi gerektiği gözetilmeden bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı ve atılı suçun mağdur çocuğa karşı işlenmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuklar haklarında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendinin tatbiki gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine Konya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli, 2022/98 Esas, 2022/280 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine; suça sürüklenen çocuk … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.11.2022 tarihli ve 9-2022/123758 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İsteği
Başka bir sebeple olay yerinde bulunan diğer suça sürüklenen çocukların … … tarafından zorla çatı katına çıkarıldığı, hatta merdivenin … … tarafından yere düşürüldüğü, diğer suça sürüklenen çocukların mağdure ile ilişkiye girmesi konusunda alınan ifadeler doğrultusunda zorladığının sabit olduğu, bu nedenle …’ın ifadesinin korkuya dayalı olduğundan baskı altındayken ifade verdiği, bu nedenle 5271 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırılık taşıdığı, Çocuk Koruma Kanunu’nun 15 inci maddesinin birinci fıkrasına göre “Çocuğun ifadesinin alınması veya çocuk hakkındaki diğer işlemler sırasında, çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulabilir” hükmüne aykırı davranıldığı, suça sürüklenen çocukların verdikleri aleyhlerine olan hususların hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, merdiveni aşağı atmak suretiyle asıl hürriyeti sınırlandıran kişinin suça sürüklenen çocuk … olduğu, bu anlatımlar dışında başkaca bir delil (Kamera kaydı – Tanık) bulunmadığından beyanların esas alınması gerektiği, suçun fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleşebilmesi için suça katıldığının bilinmesi ve suçu işlemek istemesi gerekli olduğu, ancak tehdit yolu ile suça sürüklenen çocukların çatıya çıkartıldığı ve yine tehditle cinsel ilişkiye girmeye zorladığı, mahkeme gerekçesinde fiil üzerinde ne şekilde müşterek hakimiyet kurarak iştirak ettiği hususunun tartışılmadığı, suçun oluşabilmesi için hukuka aykırı olarak işlenmesi gerektiği halde bu hukuka özel aykırılık halinin yeterince araştırılmadığı ve yaşı itibariyle sahip olduğu cezai karinenin varlığıyla, suçun hukuka özel aykırılık halinin araştırılmaması nedeniye savunma hakkının kısıtlandığı, suça sürüklenen çocukların beyanları ile tanık beyanlarının lehe olacak delil niteliğinde olduğu ancak değerlendirilmediği ve gerekçelendirilmediği, aynı zamanda aynı Kanun’un 25 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bulunan zorunluluk halinin olaya uygulanması gerektiği, suça sürüklenen çocuk …’ın suç işlememesi nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesine ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İsteği
… … ile mağdurenin rızasıyla buluşmak amacıyla geldiği, öncesinde ise sevgili oldukları ancak olay tarihi olarak iddia edilen tarihte ayrı oldukları, mağdure her ne kadar cinsel ilişki tariflese de aldırılan doktor raporlarında herhangi bir bulguya rastlanılmadığının belirtildiği, mağdurenin beyanının soyut nitelikte olduğu, beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesine ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdure ile bir kısım suça sürüklenen çocukların aynı okulda öğrenim gördükleri, suça sürüklenen çocuk … ile mağdurenin birbirlerini tanıdıkları, olay günü suça sürüklenen çocuk …’in saat 16.00 sıralarında, amcasının kızı …’dan mağdurenin evine gitmesini ve kendisini okulun önünde beklediğini söylemesini istediği, …’nın da mağdureye suça sürüklenen çocuk …’in kendisini okulun yakınında beklediğini söylediği, mağdurenin de okulun önüne gittiği, suça sürüklenen çocuk …’in mağdureye “Seninle cinsel ilişkiye girmek istiyorum” dediği, birlikte yıkılmakta olan, çatısındaki kiremitleri sökülmüş bir binaya gittikleri, bu sırada diğer temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar ile suça sürüklenen çocuk …’ın, diğer suça sürüklenen çocuk …’in daha önceden haber vermesi nedeniyle aynı yere geldikleri, suça sürüklenen çocuk …’in mağdureyi çatı katına çıkardığı ve diğer suça sürüklenen çocukların birlikte çatı katına çıktıkları, burada tüm suça sürüklenen çocukların sırayla katılan mağdure yerde yatar vaziyette iken cinsel organlarını çıkararak mağdurun arka tarafına sürtmek şeklinde cinsel davranışlarda bulundukları iddia ve kabul edilen olayda; olay tarihinde rızasına değer verilemeyecek mağdureyi cinsel saik ile olayın vuku bulduğu yıkık çatı katına götüren suça sürüklenen çocukların 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerinin sabit görüldüğü, sabit görülen eylemleri nedeniyle cezaları bireyselleştirilirken takdiren alt sınırdan uzaklaşıldığı, birden fazla kişiyle ve çocuğa karşı üzerilerine atılı suçu cinsel amaçla işledikleri sabit olduğundan cezalarından artırım yapıldığı, suça sürüklenen çocuk … …’in sabıka kaydı dikkate alındığında yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat hasıl olmadığından lehine hükümlerin uygulanmadığı, suça sürüklenen çocuk … hakkında ise verilen cezanın ertelenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
Dairemizin 10.01.2022 tarihli ve 2021/1393 Esas, 2022/23 Karar sayılı kararı ile temyiz dışı suça sürüklenen çocuk … hakkında, bozma öncesi yapılan yargılama neticesinde çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasına rağmen, bozma sonrası yapılan yargılamada yeniden hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik
1. Olay tarihinde on iki – on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk … hakkında yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre Aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının e bendi ile aynı maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin bozma öncesi yapılan yargılamada suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan 18.07.2014 tarihli mahkumiyet kararı olduğu, mahkemece kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde bozulmasının ardından mahkemece yapılan yargılama neticesinde atılı suçtan mahkumiyetine dair kararın verildiği 30.06.2022 tarihinden önce bu sürenin geçtiği gözetilerek zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Yukarıdaki bentte açıklanan nedenle Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli, 2022/98 Esas, 2022/280 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk … müdafii tarafından
öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk … müdafiin temyiz isteklerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Konya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli, 2022/98 Esas, 2022/280 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk … müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.