Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/11509 E. 2023/5724 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11509
KARAR NO : 2023/5724
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/85 Değişik iş
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Durma kararına yönelik itirazın reddi

Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2021/85 Değişik iş sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bingöl 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2021 tarihli ve 2020/351 Esas, 2021/1 Karar sayılı kararı ile verilen kamu davasının durmasına ilişkin karara yönelik itirazın “reddine” kesin olarak karar verilmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.05.2022 tarihli ve 2021/6645 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/90613 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/90613 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Genç Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/215 Esas sayılı dosyasında 21.07.2014 tarihli eyleminden Genç Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.05.2016 tarihli ve 2016/293 soruşturma, 2016/30 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine dair kararın bulunmasının, Bingöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.09.2019 tarihli sonraki eylemine ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel olduğu nazara alındığında, dosya kapsamında gerçekleşmesi gereken bir kovuşturma şartı bulunmadığı cihetle, sanık hakkında açılan davaya devam olunarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 06.09.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2019 tarihli ve 2019/5594 Soruşturma, 2019/2102 Esas, 2019/1466 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılıdığı,

B. Bingöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2021 tarihli ve 2020/351 Esas, 2021/1 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, Cumhuriyet savcısının durma kararına itiraz ettiği,

C. İtirazı inceleyen mercii Bingöl 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2021/85 Değişik iş sayılı kararı ile, durma kararında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle itirazın reddine kesin olarak karar verildiği,

Anlaşılmıştır.

D. Dosya arasında bulunan Bingöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/421 Esas, 2020/29 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

Sanığın 23.07.2014 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2014 tarihli ve 2014/3679 soruşturma, 2014/12 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, sanığın 11.07.2019 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullanması nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2019 tarihli ve 2019/4981 Soruşturma, 2019/1866 Esas, 2019/1298 sayılı iddianamesi ile Bingöl 1.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Bingöl 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/421 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye tebliğ edilmediği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle “kamu davasının durmasına” karar verildiği, durma kararının 27.01.2020 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.

E. Dosya arasında bulunan Genç Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/215 Esas ve 2018/37 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

Sanığın 21.07.2014 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle Genç Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2016 tarihli ve 2016/293 soruşturma, 2016/30 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 16.05.2016 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle erteleme kararının kaldırılarak Genç Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2017 tarihli ve 2016/293 Soruşturma, 2017/185 Esas, 2017/155 sayılı iddianamesi ile Genç Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Genç Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli ve 2017/215 Esas, 2018/37 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay
hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 30.03.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 20.07.2018 tarihinde işlediği aynı nitelikteki suçtan … 32.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2019 tarihli ve 2018/1279 Esas, 2019/703 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve kararın 30.12.2020 tarihinde … Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesinin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine; Genç Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2021/48 Esas, 2021/199 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

F. Dosya kapsamına göre;

Her ne kadar Tebliğnamede; sanığın 21.07.2014 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle Genç Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2016 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle Genç Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2017 tarihli iddianamesi ile kamu davası açılmış ve Genç Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli kararıyla mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olduğu gözetilerek inceleme konusu dosyada 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluştuğu kabul edilmiş ise de;

Genç Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süresinin gösterilmemesi nedeniyle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinin söylenemeyeceği, karar kesinleşmeden infaza başlanamayacağından denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, bu bağlamda ısrar şartının gerçekleşmeyeceği, esasen Genç Asliye Ceza Mahkemesince durma kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğu, yine Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheliye tebliğ edilmemesi nedeniyle Bingöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli kararıyla, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararının 27.01.2020 tarihinde kesinleşmesinden sonra Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/677 soruşturma sırasına kaydedildiğinin anlaşılması karşısında;

Genç Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2021/48 Esas, 2021/199 Karar sayılı kanuna aykırı kararına karşı kanun yararına bozma ihbarında bulunulması, bu kararın kanun yararına bozulması halinde … 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2019 tarihli mahkûmiyet kararının hukuki dayanağı kalmayacağından kanuna aykırı hale geleceği, ancak bu karar … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 30.12.2020 tarihli kararıyla düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiş olduğundan kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği gözetilerek, … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 30.12.2020 tarihli ve 2019/2723 Esas, 2020/3362 Karar sayılı kararına karşı 5271 sayılı Kanun’un 308/A maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilmesi için ihbarda bulunulması, Genç Asliye Ceza Mahkemesi kararının kanun yararına bozulması ve … 32.Asliye Ceza Mahkemesi kararının itiraz sonucu … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince bozulması halinde, Genç Asliye Ceza Mahkemesi ve … 32. Asliye Ceza Mahkemesince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere ayrı ayrı “durma” kararları verilerek, sanığın 21.07.2014, 23.07.2014, 20.07.2018, 11.07.2019 ve 06.09.2019 tarihli eylemlerine ilişkin soruşturma evrakının birleştirilerek ilk suç tarihi olan 21.07.2014 tarihli eylem nedeniyle yürütülen Genç Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası üzerinden, erteleme kararının 15 günlük itiraz süresi gösterilmek suretiyle şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliği ile kararın kesinleşmesinden sonra infazın sonucunun beklenilmesi gerekir. Bu durumda, sanığın 21.07.2014, 23.07.2014, 20.07.2018, 11.07.2019 ve 06.09.2019 tarihli eylemleri, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceğinden tüm suçlar erteleme kararı kapsamında kalacak ve erteleme kararının ihlali niteliğinde sayılamayacaktır. Bu nedenle, durma kararlarıyla birlikte soruşturmaya dönüşen evrakın yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, Bingöl 4.Asliye Ceza Mahkemesinin “durma” kararının sonuç olarak Kanun’a uygun olduğu anlaşıldığından, durma kararına itirazı inceleyen mercii tarafından itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a uygun olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Genç Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2021/48 Esas, 2021/199 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma ihbarında bulunulması ve … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 30.12.2020 tarihli ve 2019/2723 Esas, 2020/3362 Karar sayılı kararına karşı 5271 sayılı
Kanun’un 308/A maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilmesi için ihbarda bulunulması hususunda gerekli işlemlerin Bingöl 4. Asliye Ceza Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.