Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/7676 E. 2023/376 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7676
KARAR NO : 2023/376
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

TUTUKLU
DURUŞMA TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1524 – 2021/1777
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinini bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal imkan bulunmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/100 Esas, 2021/198 sayılı Kararı ile
1. Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/1524 Esas, 2021/1777 sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık …’ın temyiz istemi özetle; Savunmalarının SEGBİS sistemi ile alınmasının savunma hakkını kısıtladığına, örgüt içerisinde yer almadığına, aleyhinde tanık beyanı bulunmadığına, ByLock kullanmadığına, tespit değerlendirme tutanağının bulunmadığına, kaçarken yakalanmadığını, iltisaklı kurumlarda çalışmasının ailesinin geçiminin sağlamak amacıyla olduğuna, Bank …’daki hesap hareketlerinin rutin işlemler olduğuna, örgüt içi evlilik yapmadığına, teşdit uygulanmasının yerinde olmadığına ve sair sebeplere ilişkindir.
B. Sanık … müdafinin temyiz istemi özetle: Suçun unsurlarının oluşmadığına, tanık beyanlarında suçu ispata yarar bir anlatım bulunmadığına, bir kısım tanıkların dinlenilmeden beyanlarının hükme esas alındığına, etkin pişmanlıktan faydalanmak amacıyla verilmiş çelişkili beyanlar olduğuna, ByLockun yasak delil niteliğinde olduğuna, ByLock verileri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığına, Bankasya’da yapılan işlemlerin yasal bankacılık işlemleri olduğuna, sanığın talimatla para yatırmadığına, rutin bankacılık işlemleri yaptığına, sendika üyeliğinin Anayasal bir hak olduğuna, iltisaklı kurumlarda çalışmış olmanın suçun delili olmadığına, HTS kayıtlarının delil olamayacağına ve sair sebeplere ilişkindir.
C. Sanık … müdafinin temyiz istemi özetle: Suçun unsurlarının oluşmadığına, tanık beyanlarında suçu ispata yarar bir anlatım bulunmadığına, bir kısım tanıkların dinlenilmeden beyanlarının hükme esas alındığına, etkin pişmanlıktan faydalanmak amacıyla verilmiş çelişkili beyanlar olduğuna, ByLock’un yasak delil niteliğinde olduğuna, ByLock verileri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığına, Bankasya’da yapılan işlemlerin yasal bankacılık işlemleri olduğuna, sanığın talimatla para yatırmadığına, rutin bankacılık işlemleri yaptığına, sendika üyeliğinin Anayasal bir hak olduğuna, iltisaklı kurumlarda çalışmış olmanın suçun delili olmadığına, HTS kayıtlarının delil olamayacağına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık …’ın, hakkında çıkarılan yakalama emrine istinaden yurtdışına kaçmaya çalışırken yakalanan ve adına kayıtlı GSM hattından FETÖ/PDy silahlı terör örgütü soruşturmaları şüphelileri ile irtibatlı olduğu tespit edilen sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne has gizlilik unsuru içeren, örgüt üyelerinin mobil cihazlarına şifreli olarak özel yöntemlerle kurulan ve örgüt üyeleri tarafından gizli haberleşme aracı olarak kullanılan ByLock programını telefonuna yüklediği ve kullandığı, Bank …’daki hesap hareketlerinin işlem hacmini yükseltmek, mali yönden desteklemek ve rasyonel durumunu korumak amacına yönelik olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün illegal faaliyetlerini legal hale getirmek, örgüte maddi kaynak ve eleman temin etmek maksadıyla kullandığı Akhisar Kültür ve Eğitimi Geliştirme Derneğine üye olduğu, örgüt tarafından organize edilen Manisa Adliyesi önünde gerçekleştirilen protesto gösterilerine katıldığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait eğitim kuruluşunda tayin terfi yöntemi ile 2004 yılının 5. ayı ile 2014 yılının 12. ayına kadar SGK kaydı ile öğretmen olarak çalıştığı, örgüte ait eğitim kurumlarında uzun süreli çalışan yurt müdürü, öğretmen ve eğitim kurumu idarecilerinin örgüte elaman kazandıran durumunda oldukları ve dolayısıyla bu kişilerin süreklilik ve çeşitlilik gösteren eylemleri ile örgüt hiyerarşisine dahil olmak sureti ile örgüt üyesi olarak kabullerinin gerektiği, tanık beyanlarına göre örgüt içinde büyük bölge sorumlusu, Akhisar, Kırkağaç ilçe Hademesi (sorumlusu) Akhisar ilçe bayan yapılanma sorumlusu gibi üst düzey görevler yaptığı, örgüt üyelerine ByLock programı yüklemelerini ve kullanmalarını tavsiye ve telkin ettiği, eşi ile örgüt içi evlilik yaptığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği toplanan deliller ve yapılan yargılama ile sabit olmakla, sübut bulan suçtan eylemine uyan TCK’nun 314/2 maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek takdiren ve teşdiden alt sınırdan kısmen uzaklaşmak suretiyle hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Sanık …’ın, hakkında çıkarılan yakalama emrine istinaden yurtdışına kaçmaya çalışırken yakalanan, örgüt ile iltisakı nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı’nca 667 sayılı KHK kapsamında çalışma izninin iptal edilen sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne has gizlilik unsuru içeren, örgüt üyelerinin mobil cihazlarına şifreli olarak özel yöntemlerle kurulan ve örgüt üyeleri tarafından gizli haberleşme aracı olarak kullanılan ByLock programını telefonuna yüklediği ve kullandığı, Bank Asyadaki hesap hareketlerinin işlem hacmini yükseltmek, mali yönden desteklemek ve rasyonel durumunu korumak amacına yönelik olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün illegal faaliyetlerini legal hale getirmek, örgüte maddi kaynak ve eleman temin etmek maksadıyla kullandığı Pak Eğitim İş Sendikasına üye olduğu, örgüt tarafından organize edilen Manisa Adliyesi önünde gerçekleştirilen protesto gösterilerine katıldığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait eğitim kuruluşunda tayin terfi yöntemi ile 2004 yılının 5. ayı ile 2016 yılının 7. ayına kadar SGK kaydı ile öğretmen olarak çalıştığı, örgüte ait eğitim kurumlarında uzun süreli çalışan yurt müdürü, öğretmen ve eğitim kurumu idarecilerinin örgüte elaman kazandıran durumunda oldukları ve dolayısıyla bu kişilerin süreklilik ve çeşitlilik gösteren eylemleri ile örgüt hiyerarşisine dahil olmak sureti ile örgüt üyesi olarak kabullerinin gerektiği, tanık beyanına göre eşi ile örgüt içi evlilik yaptığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesinde düzenlenen Silahlı Terör Örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği toplanan delillerve yapılan yargılama ile sabit olmakla, sübut bulan suçtan eylemine uyan TCK’nun 314/2 maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek takdiren ve teşdiden alt sınırdan kısmen uzaklaşmak suretiyle hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile verilen hükümlerde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; diğer delillerin atılı suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görülmekle, sanık …’ın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı getirilmeden ByLock kullandığının kabul edilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
A-)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas ve 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
B-)Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanık …’ın … ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı;
C-) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; dosya içerisinde bulunan Bank … hesap hareketleri ve MASAK raporuna göre, sanık …’ın örgüt liderinin talimat vermesinden sonra, daha önceki bankacılık işlemleri ile benzerlik göstermeyen şekilde yaptığı işlemlerin örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte olduğu;
D-)Sanıkların İstanbul, Manisa, Kırkağaç ve Akhisar’da örgütle iltisaklı dernek ve şirketlerde tayin usulüne tabi olarak görev yaptıkları; sanık …’ın örgüte müzahir olması sebebi ile KHK ile kapatılan Pak Eğitim İş Sendikasına, sanık …’ın ise örgüte müzahir olması sebebi ile KHK ile kapatılan Akhisar Kültür ve Eğitimi Geliştirme Derneğine üyelik kayıtlarının bulunduğu,
E-)Sanıkların, haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma başlatılan Zaman Gazetesi yöneticileri E. D. ve H. K.’nın gözaltına alınmalarını protesto etmek amacıyla Manisa Adliyesi önünde 15-16-17 Aralık 2014 tarihlerinde düzenlenen eylemlere katıldıkları,
F-)Bir kısmı bizzat mahkeme tarafından, bir kısmı ise talimat mahkemeleri aracılığıyla dinlenen tanıkların beyanlarında özetle, sanıkların örgüt içi katalog evlilik yaptıkları, sanık …’ın Manisa ilinde büyük bölgeci olarak, sonrasında Kırkağaç ve Akhisar ilçelerinde ilçe ablası olarak faaliyet yürüttüğü, örgüt adına yürütülen faaliyetleri organize ve kontrol ettiği şeklinde beyanlarda bulundukları, bu çerçevede sanıklar hakkında temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan makul surette uzaklaşılmasının dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile uyumlu olduğu;
G-)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiklerinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık … ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler de yerinde görülmediğinden, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/1524 Esas, 2021/1777 sayılı kararında sanık … ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza

Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.