Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/6282 E. 2023/3066 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6282
KARAR NO : 2023/3066
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Antalya ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 173 ada 1 parsel sayılı 24.490,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının edinme sebebi bölümünde mülga 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu (2613 sayılı Kanun) ile 5602, 509 ve 766 sayılı Kanunlara göre yapılan kadastro / tapulama çalışmalarında kadastroya tabii tutulmayarak tespit harici bırakılan yer olduğu belirtilerek, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tarla vasfıyla, davalılar … ve … adına tespit edilmiştir.

2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; Antalya ili … ilçesi … Mahallesi 173 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, Hazine’ye ait olup tespit dışı bırakılan ve ilk tesis kadastrosu yapılırken kimsenin kullanımında olmayan devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden iken yapılan çalışma sonucunda davalılar adına tespit edildiğini, 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17 nci maddesinde yer alan zilyetlikle iktisap koşullarının davalılar açısından oluşması gerektiğini, yapılan çalışmaların yasa ve genelge hükümlerine aykırı olduğunu belirterek, kadastro tutanağının iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda yaklaşık olarak 40 dönümlük yeri olduğunu ve taşınmazı 12 yıldır hububat tarımı yaparak kullandığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her ne kadar keşifte dinlenilen mahalli ve tespit bilirkişileri dava konusu taşınmazın davalı … öncesinde babası Bayram tarafından uzun yıllardır sürülüp ekin ekilerek kullanıldığını beyan etmişler ise de bilirkişi kurulunca hazırlanan raporda hava fotoğraflarının, ortofoto ve uydu görüntülerinin, toprak yapısının değerlendirilmesi neticesinde; 1953, 1980, 1992 yıllarına ait hava fotoğraflarının incelenmesinde taşınmazın doğal yapısında bulunduğu, tarımsal faaliyet yapılmadığı, imar ihya faaliyetinin yapılmadığı, kuzey ve güneybatısından kuru derenin geçtiği, 2008 ve sonraki yıllara ait uydu görüntülerinde ise eğimli yamaç olan kısımların doğal halini koruduğu, tarımsal faaliyet yapılmadığı, düz olan kısımlarda ise üst kotlardan yağmur sularının getirdiği kumlu, çakıllı malzemelerin birikmesiyle oluşan bu kısımlarda tarımsal faaliyetin yapıldığı ancak taşınmazda imar, ihya ve ıslah edilerek tarım toprağı sıfatının oluşturulmadığı, bu durumun keşif günü dahi devam ettiği, taşınmazda ekime, dikime ve ürün yetiştirmeye müsait olmayan yerler ihya edilecek taşınmazlar olup dava konusu yerde bu nitelikteki yerler doğal halini korurken tarıma elverişli olan yerler üzerinde yapılan çalışmalar imar ve ihya faaliyeti olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenlerle davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 173 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesi kapsamında yapılan kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına kadastro tutanağındaki yüzölçümü ve niteliğiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; dinlenen kişilerin beyanlarına göre taşınmaz üzerinde davalının uzun yıllardır zilyetliğinin bulunduğunu, mahkemece ek bilirkişi raporu alınmadan karar verildiğini, taşınmazı davalının babası 52 yıldır kullandıklarını ve mahkeme kararının çelişkili olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bilirkişi heyet raporunda, hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ve taşınmazın toprak yapısının incelenmesinde 173 ada 1 parsel sayılı taşınmazın eğiminin % 10 olduğunun, dava konusu taşınmaz için 1960-1971- 1980-1992 tarihli hava fotoğraflarının incelenmesinden bu tarihlerde taşınmazların doğal yapıda olduğunun, imar ihya edilmediğinin, tarım yapılmadığının ve üzerinde çok yıllık çalıların bulunduğunun belirlendiği, yine taşınmazların 2008 yılı uydu fotoğraflarına göre eğimli yamaç olan kısımlarının çalı ile kaplı doğal yapıda olduğunun, üst kotlardan yağmur sularının getirdiği kumlu çakıllı malzemelerin biriktiği kısımda tarım yapıldığının, bundan sonraki yıllarda da aynı durumda olduğunun tespit edildiği, bilimsel verilere dayalı raporlara göre davaya konu yerde imar ihyanın yapılmadığının anlaşıldığı, bu haliyle ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8 inci maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

179,90 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 334,52 TL’nin istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.