Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10819 E. 2023/3308 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10819
KARAR NO : 2023/3308
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki imzaya ve borca itiraz nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya, borca ve takibe itirazların reddine karar verilmiştir.

Kararın muteriz borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, imzaya itirazın kabulü ile; takibin muteriz borçlu yönünden durdurulmasına, yasal şartları oluşmadığından davalı alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına oy çokluğu ile karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu itiraz dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız takipte, keşide imzalarının kendisine ait olmadığını, keşideci adına atılı olan imzaların birbirleri ile de uyuşmadığını, senet metnindeki yazıların kendisi tarafından yazılmadığını ileri sürerek imzaya ve borca itirazının kabulü ile davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
İtiraz dilekçesi davalı alacaklıya tebliğ edilmemiş, alacaklı tarafından cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından 15.04.2020 tanzim, 15.05.2020 vade tarihli, keşidecisi muteriz borçlu, lehtarı davalı olan 200.000 TL tutarlı bonoya dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin muteriz borçluya tebliğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı, bu durumda itirazın süresinde yapıldığının kabul edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 21.06.2021 tarihli raporda, bononun ön yüzünde muteriz borçlu adına atılı bulunan imzaların, dosyadaki mukayese imzalarına atfen borçlunun eli ürünü olduğunun kuvvetle muhtemel olduğunun bildirildiği, mahkemenin gözlemine uygun düşen rapora itibar edildiği, takip dayanağı bonodaki imzanın muteriz borçlunun eli ürünü olduğu, takibe dayanak senedin bedelinin ödendiğine dair İİK’nın 169/a-1. maddesinde belirtilen özelliklere haiz belge sunulmadığı gerekçesi ile imzaya, borca ve takibe itirazların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlu istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Muteriz borçlu istinaf dilekçesinde; takibe konu senet üzerinde iki adet keşideci imzasının bulunduğunu, imzaların birbirine benzemediği, senet metnindeki yazıların da eli ürünü olmadığını, davalı alacaklıya senet vermesini gerektirecek hiç bir borcu bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun tespit kısmından açıkça senet üzerindeki imzaların borçlunun huzurda alınmış mukayese imzaları ile el hareketlerinin yapılışı yönünden farklılıklar ve tutarsızlıklar ihtiva ettiğinin tespit edildiğini, sonuç kısmında imzaların borçlunun eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğunun belirtildiğini, mahkemece kendi içerisinde çelişkiler olan bilirkişi raporuna itibar edilerek yeni rapor aldırılması talebinin ve itirazın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; imzanın muteriz borçluya ait olduğunu ispat yükünün alacaklıya ait olup huzurdaki itirazın niteliği itibariyle “imzanın borçluya ait olduğunu” kanıtlama külfetinin davalı alacaklıya ait olduğunun gözardı edilmemesi ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda ”…borçlu imzalarının davacı …’nin eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu…” şeklinde kanaat bildirildiği, imzanın aidiyeti konusunda kesin bir görüş bildiriminde bulunulmadığı, bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı alacaklının rapora itirazda bulunmadığı, duruşmada alınan beyanında bilirkişi raporu ile imzanın muteriz borçlunun eli ürünü olduğunun tespit edildiğini belirterek itirazın reddine karar verilmesini talep ettiği, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü kendisinde olan davalı alacaklı tarafından yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasının talep edilmediği, dolayısıyla takip konusu bonodaki imzanın muteriz borçluya ait olduğunun, ispat yükü kendisinde olan alacaklı tarafından ispatlanamadığı, İİK’nın 170/3. maddesine göre tetkik mercii aynı kanunun 68/a maddesine göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varırsa itirazın kabulü birlikte takibin durdurulmasına ve 4. fıkra uyarınca şartların oluşması halinde borçlu yararına tazminata ve para cezasına karar vereceği, mahkemece, imzanın borçluya ait olduğunun alacaklı tarafından kanıtlanamaması nedeniyle itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği, ispat yükü ters çevirerek itirazın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, imzaya itirazın kabulü ile; takibin muteriz borçlu yönünden durdurulmasına, yasal şartları oluşmadığından davalı alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına oy çokluğu ile karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı temyiz dilekçesinde; mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda takibe konu bono üzerindeki imzaların muteriz borçluya ait olduğunun açıkça belirlendiğini, senetteki imzalar ile mukayese imza örneklerinin basit bir incelemeyle dahi aynı imzalar olduğunun görülebileceğini, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı belirtildiğinden bölge adliye mahkemesince ya bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi ya da bilirkişi raporu aldırılarak karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi incelemesi yaptırılarak imzaların borçluya ait olup olmadığını tespit etmeden itirazın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte imzaya ve borca itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 169. ve 170. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.