Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/16392 E. 2023/3998 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16392
KARAR NO : 2023/3998
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

T U T U K L U

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/843 E., 2021/1030 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 04.08.2019, 13.09.2019
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası

gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2019/624 Esas, 2021/96 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/843 Esas, 2021/1030 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümdeki temyiz kapsamı dışındaki 10.09.2019 tarihli eylem yönünden suçun unsurları oluşmadığı halde bu eylemin hükme esas alınmasının zincirleme suç hükümlerine göre sanık hakkında alt sınırdan uygulama yapılmış olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden, koşulları oluşmadığı halde 04.08.2019 tarihindeki eylem nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca uygulanma yapılması hususları ise 13.09.2019 tarihli diğer eylem nedeniyle suçun nitelikli halinin oluştuğu gerekçesiyle eleştirilip, 13.09.2019 tarihindeki eylemin aile sağlık merkezine 165 metre mesafede işlenmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşulunun bulunması nedeniyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. 04.08.2019 tarihli eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. 13.09.2019 tarihli eylemle ilgili yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 135 inci maddesi uyarınca verilen iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararına dayanılarak tespit edilen telefon görüşmeleri üzerine yapılan fiziki takiplerde; 04.08.2019 tarihinde, sanık ile hakkında uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık …’ın uyuşturucu madde alımına yönelik görüşme yaptıkları ve buluşma kararı aldıkları, …caddesi üzerinde buluşan tarafların aynı cadde üzerinde tanığın ablasına ait ikametin çatı katına girdiklerinin görüldüğü, Cumhuriyet savcılığından alınan yazılı emir ile yapılan aramada, sanığın tanıkla birlikte camlı bölme içindeki kapalı alanda yerde oturur vaziyette uyuşturucu madde kullandıklarının görüldüğü, sanığın oturduğu yerin yanında bir adet alüminyum folyoya, diğeri beyaz kağıda sarılı olmak üzere netleri 0,8 gr metamfetamin ile 1,2 gr eroin olan iki paket uyuşturucu maddenin ele geçtiği, fiziki takibin devam ettiği 13.09.2019 tarihinde, benzer nitelikte sanık ile hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık…… arasında uyuşturucu madde alımına yönelik şifreli görüşmeler yapılarak buluşma kararı alındığı, tanığın ticari araç ile sanığın ikametinin bulunduğu sokağa geldiği, araçtan indikten sonra bir müddet yürüdüğü ve karşı yönden gelen sanıkla buluştuğu, aralarında bir şeyler alıp verdikten sonra tanığın aynı ticari araca binerek olay yerinden uzaklaştığı, kesintisiz fiziki takip sonrası durdurulan aracın sağ arka kısmında oturan tanık……’ın görevlileri görmesi üzerine elindeki iki adet alüminyum folyaya sarılı netleri 0,04 gr ve 0,08 gr olan metamfetamin içeren uyuşturucu maddeyi ağzına koyarak yutmaya çalıştığı sırada görevlilerce müdahale edilmesi üzerine uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi şeklinde meydana gelen olaylarda, iletişim tespitine konu konuşma içerikleri, fiziki takip tutanakları, uzmanlık raporları, tutanak mümzi tanıklarının anlatımları ve tanıkların kovuşturmada farklı beyanda bulunmuş iseler de soruşturma aşamasında alınan ve telefon görüşme içerikleri ile uyumlu beyanlarına itibar edilerek, tüm dosya kapsamına göre, sanığın 04.08.2019 tarihli eylemle ilgili tanık …’a okul yakınında eroin, 13.09.2019 tarihli eylem nedeniyle tanık……’a ve temyiz kapsamı dışındaki 10.09.2019 tarihli eylem nedeniyle tanık Mehmet’e metamfetamin içeren uyuşturucu maddeleri sattığı

sabit görüldüğü gerekçesiyle, farklı zamanlarda üç ayrı tanığa zincirleme biçimde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün, temyiz kapsamı dışındaki 10.09.2019 tarihli eylem yönünden suçun unsurları oluşmadığı halde bu eylemin hükme esas alınmasının zincirleme suç hükümlerine göre sanık hakkında alt sınırdan uygulama yapılmış olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden, koşulları oluşmadığı halde 04.08.2019 tarihindeki eylem nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca uygulanma yapılması hususları ise 13.09.2019 tarihli diğer eylem nedeniyle suçun nitelikli halinin oluştuğu gerekçesiyle eleştirilip, 13.09.2019 tarihindeki eylemin aile sağlık merkezine 165 metre mesafede işlenmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşulunun bulunması nedeniyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasıf ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/843 Esas, 2021/1030 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.